Burçin Erdem-Klnk.Psk.
Köşe Yazarı
Burçin Erdem-Klnk.Psk.
 

Huzur bize batıyor olabilir mi?

Hiç kendinize şöyle dediğiniz oluyor mu: “Her şey yolunda aslında… ama içimde bir tuhaflık var. Sanki bir şeyler eksik ya da kötü bir şey olacakmış gibi.” Eğer bu duygu tanıdık geliyorsa, büyük ihtimalle şunu da duymuşsunuzdur: “Valla huzur batmış.” Ama durup düşününce, gerçekten huzur mu batıyor bize? Bence mesele huzur değil. Bizim beyin biraz fazla çalışmaya alışık. Hep bir şeylerle uğraşırken rahat ediyor. Bir sorun varsa, bir telaş varsa, bir koşuşturma varsa tamam. Ama ortalık sakinleşince, “E şimdi ne oldu?” diye paniklemeye başlıyor. Bir şey yokken bile bir şey arıyor. Bulamazsa da kendisi uyduruyor zaten. Sonra ne oluyor? Durup dururken düşünceler başlıyor. “Ya bu böyle gitmezse?”, “Kesin bir şey olacak.” Ve bir bakıyorsun, kendi kendine huzursuz olmuşsun. Bir de bunun çocukluk tarafı var. Eğer çocukken evde ya da hayatta çok karışıklık varsa, insan buna alışıyor. Kaos tanıdık geliyor. Huzur ise garip. Hatta bazen sıkıcı. Bazen de insanı geren bir şey. Çünkü o zihin krizi biliyor. Ama sakinliği bilmiyor. O yüzden huzur geldiğinde duramıyoruz. Bir şeyleri kurcalıyoruz, kafamızda senaryolar yazıyoruz ya da kendimizi tekrar bir telaşın içine sokuyoruz. Tanıdık olana kaçıyoruz aslında. Belki de huzur bize batmıyor. Belki biz huzurun içinde durmayı pek beceremiyoruz. O zaman ne yapmamız lazım? Huzur geldiğinde onu hemen doldurmaya çalışmak yerine, biraz kalmayı denemek yeterlidir. Her sakin anın arkasından bir felaket aramamak, her boşluğu düşünceyle doldurmamak… Bazen sadece “şu an iyiyim” demek ve orada durabilmek. Belki huzur alışınca geçecek bir şey değildir; alışmayı öğrenmemiz gereken bir hâlidir. Sağlıcakla kalın!
Ekleme Tarihi: 22 Aralık 2025 -Pazartesi

Huzur bize batıyor olabilir mi?

Hiç kendinize şöyle dediğiniz oluyor mu:

“Her şey yolunda aslında… ama içimde bir tuhaflık var. Sanki bir şeyler eksik ya da kötü bir şey olacakmış gibi.”

Eğer bu duygu tanıdık geliyorsa, büyük ihtimalle şunu da duymuşsunuzdur:

“Valla huzur batmış.”

Ama durup düşününce, gerçekten huzur mu batıyor bize?

Bence mesele huzur değil.

Bizim beyin biraz fazla çalışmaya alışık. Hep bir şeylerle uğraşırken rahat ediyor. Bir sorun varsa, bir telaş varsa, bir koşuşturma varsa tamam. Ama ortalık sakinleşince, “E şimdi ne oldu?” diye paniklemeye başlıyor.

Bir şey yokken bile bir şey arıyor.

Bulamazsa da kendisi uyduruyor zaten.

Sonra ne oluyor?

Durup dururken düşünceler başlıyor. “Ya bu böyle gitmezse?”, “Kesin bir şey olacak.”

Ve bir bakıyorsun, kendi kendine huzursuz olmuşsun.

Bir de bunun çocukluk tarafı var.

Eğer çocukken evde ya da hayatta çok karışıklık varsa, insan buna alışıyor. Kaos tanıdık geliyor. Huzur ise garip. Hatta bazen sıkıcı. Bazen de insanı geren bir şey.

Çünkü o zihin krizi biliyor.

Ama sakinliği bilmiyor.

O yüzden huzur geldiğinde duramıyoruz. Bir şeyleri kurcalıyoruz, kafamızda senaryolar yazıyoruz ya da kendimizi tekrar bir telaşın içine sokuyoruz. Tanıdık olana kaçıyoruz aslında.

Belki de huzur bize batmıyor.

Belki biz huzurun içinde durmayı pek beceremiyoruz.

O zaman ne yapmamız lazım?

Huzur geldiğinde onu hemen doldurmaya çalışmak yerine, biraz kalmayı denemek yeterlidir. Her sakin anın arkasından bir felaket aramamak, her boşluğu düşünceyle doldurmamak… Bazen sadece “şu an iyiyim” demek ve orada durabilmek. Belki huzur alışınca geçecek bir şey değildir; alışmayı öğrenmemiz gereken bir hâlidir.

Sağlıcakla kalın!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396