Kimimiz loto’dan para çıksın isteriz. Kimimiz dünyayı dolaşmak isteriz. Kimimiz istediğimiz araba olsun, büyük bir ev sahibi olalım diye hayaller kurarız. Peki gerçekten hiç düşündünüz mü? Bu hayaller gerçek olduktan sonra ne olacak? Aslında ne yapardınız?
Geçen günlerde olumlama ve hayallerine ulaşma ile ilgili bir kitap okuyordum. Kitapta, dilediğiniz her şeye %100 inandığınızda onların gerçekleşeceğinden bahsediyordu. Ama bir noktadan sonra şunu fark ettim: Diyelim ki ben istediğim şeyi elde ettim, sonra ne olacak? Ya da daha da önemlisi, ben istediğim şeyleri neden elde edemiyorum?
Bunu söylememin sebebi, aslında kurduğumuz hayallerin psikolojimizle çok bağlantılı olması. Neden mi? Şöyle düşünün. Diyelim ki dünyayı gezmek istiyorsunuz. Bu gerçekten çok güzel bir hayal. Ama bu hayali sadece düşünmekle bırakınca gerçekleşme ihtimali neredeyse sıfır oluyor. Çünkü işin bundan sonrası artık insan psikolojisine giriyor.
Dünyayı gezebilmek için önce pasaporta ihtiyaç var. Sonra bankada belli bir miktar paraya ihtiyaç var. Bankada para olması için gelir sahibi olmak gerekiyor. Gelir sahibi olmak için belki ekstra bir iş yapmak gerekiyor. Belki de konfor alanından çıkıp, çalışmadığınız günlerde bile çalışmanız gerekiyor. Yani aslında hayallerin gerçekleşmesi sadece istemekle değil, o hayal uğruna nelerden vazgeçebileceğinizle de bağlantılı.
Bence birçok hayalin gerçekleşmemesinin temelinde korkularımız yatıyor. Özellikle de konfor alanında kalma isteğimiz. Bilinç düzeyinde hayallerimiz ulaşılabilir gibi gözükebilir ama bilinçaltımız bazen bize tam tersini söylüyor olabilir. Mesela çocukluğumuz boyunca “Para kazanmak çok zordur” düşüncesiyle büyüdüysek, bilinçaltımız sürekli bize daha çok korku yaratabilir. Bu da bizi harekete geçmekten alıkoyabilir.
Belki de bu yüzden sadece hayal kurmak yetmiyor. Aynı zamanda o hayalin altında yatan korkularla yüzleşmek gerekiyor. Çocukluk deneyimlerimizle, öğrendiğimiz kalıplarla ve bizi durduran düşüncelerle temas etmek gerekiyor.
Çünkü bazen mesele hayale ulaşmak değil, aslında neden ulaşamadığımızı anlayabilmek.
Peki sizin gerçekten hayalleriniz ne?
Yorumlarda buluşalım, sağlıcakla kalın.
Geçen günlerde olumlama ve hayallerine ulaşma ile ilgili bir kitap okuyordum. Kitapta, dilediğiniz her şeye %100 inandığınızda onların gerçekleşeceğinden bahsediyordu. Ama bir noktadan sonra şunu fark ettim: Diyelim ki ben istediğim şeyi elde ettim, sonra ne olacak? Ya da daha da önemlisi, ben istediğim şeyleri neden elde edemiyorum?
Bunu söylememin sebebi, aslında kurduğumuz hayallerin psikolojimizle çok bağlantılı olması. Neden mi? Şöyle düşünün. Diyelim ki dünyayı gezmek istiyorsunuz. Bu gerçekten çok güzel bir hayal. Ama bu hayali sadece düşünmekle bırakınca gerçekleşme ihtimali neredeyse sıfır oluyor. Çünkü işin bundan sonrası artık insan psikolojisine giriyor.
Dünyayı gezebilmek için önce pasaporta ihtiyaç var. Sonra bankada belli bir miktar paraya ihtiyaç var. Bankada para olması için gelir sahibi olmak gerekiyor. Gelir sahibi olmak için belki ekstra bir iş yapmak gerekiyor. Belki de konfor alanından çıkıp, çalışmadığınız günlerde bile çalışmanız gerekiyor. Yani aslında hayallerin gerçekleşmesi sadece istemekle değil, o hayal uğruna nelerden vazgeçebileceğinizle de bağlantılı.
Bence birçok hayalin gerçekleşmemesinin temelinde korkularımız yatıyor. Özellikle de konfor alanında kalma isteğimiz. Bilinç düzeyinde hayallerimiz ulaşılabilir gibi gözükebilir ama bilinçaltımız bazen bize tam tersini söylüyor olabilir. Mesela çocukluğumuz boyunca “Para kazanmak çok zordur” düşüncesiyle büyüdüysek, bilinçaltımız sürekli bize daha çok korku yaratabilir. Bu da bizi harekete geçmekten alıkoyabilir.
Belki de bu yüzden sadece hayal kurmak yetmiyor. Aynı zamanda o hayalin altında yatan korkularla yüzleşmek gerekiyor. Çocukluk deneyimlerimizle, öğrendiğimiz kalıplarla ve bizi durduran düşüncelerle temas etmek gerekiyor.
Çünkü bazen mesele hayale ulaşmak değil, aslında neden ulaşamadığımızı anlayabilmek.
Peki sizin gerçekten hayalleriniz ne?
Yorumlarda buluşalım, sağlıcakla kalın.