Burçin Erdem-Klnk.Psk.
Köşe Yazarı
Burçin Erdem-Klnk.Psk.
 

Aşkın gözü kör mü acaba?

Muhtemelen çoğumuz çocukluğumuzu hatırlıyoruzdur. Sınıf arkadaşlarımızdan birinden hoşlandığımızda, sanki karnımızda kelebekler uçuşur, midemiz garip olurdu. Yetişkinliğe evrildiğimizde ise bu hisler pek değişmiyor; belki yine karnımızda kelebekler uçuşuyor, ama bu kez kalbimiz de daha hızlı atıyor. Bir anda hayat daha güzel görünmeye başlıyor. Sanki dünyada hiçbir şey kötü değilmiş gibi, hatta kıyamet kopsa bile umurumuzda olmayacakmış gibi hissediyoruz. Aşık olmak ne kadar güzel bir duygu olsa da, gelin bir de işin biyolojik tarafına bakalım. Öncelikle, “karnımızda kelebekler uçuşuyor” diye tarif ettiğimiz his aslında beynimizin ve sinir sistemimizin ortak çalışmasının bir sonucu. Hoşlandığımız kişiyi gördüğümüzde veya düşündüğümüzde beynimiz dopamin, adrenalin ve noradrenalin salgılamaya başlar. Bu hormonlar kalp atışlarımızı hızlandırır, heyecan hissi yaratır ve kan akışını sindirim sisteminden kaslara yönlendirir. İşte bu yüzden midemizde hafif bir boşluk, çekilme veya kelebeklerin kanat çırpmasına benzeyen o tuhaf ama güzel hissi yaşarız. Peki ya neden bir anda dünyaya pembe gözlüklerle bakmaya başlarız? Bunun sebebi de beynimizin ödül sistemidir. Aşk sırasında salgılanan dopamin, serotonin, oksitosin ve endorfin gibi kimyasallar mutluluk, bağlılık ve haz duygularını artırır. Bu nedenle sevdiğimiz kişinin kusurlarını daha az görür, küçük şeylerden daha fazla keyif alır ve kendimizi adeta bir hayalin içinde yaşıyormuş gibi hissedebiliriz. Bilim insanları, aşık olma döneminde beynin bazı bölgelerinin daha aktif, eleştirel düşünmeyle ilgili bazı bölgelerinin ise daha az aktif çalıştığını gösteriyor. Belki de bu yüzden “aşkın gözü kördür” sözü yüzyıllardır dilden dile dolaşıyor. Yaz mevsimiyle birlikte bu konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Evet, gerçekten aşık olmak güzel… Karnımızda uçuşan kelebekler de güzel, dünyanın ağırlığını bir süreliğine unutturup hayata daha umutlu ve daha pozitif bakmamızı sağlayan o biyolojik süreç de güzel. Belki de bazen durup sadece kalbimize değil, beynimize, hormonlarımıza ve bedenimize de teşekkür etmeliyiz. Çünkü tüm bu karmaşık sistemler sayesinde, insan olmanın en güzel deneyimlerinden birini yaşayabiliyoruz: sevmeyi ve aşık olmayı. Kendinizi de sevdiğiniz mutlu günler dilerim. Sevgiyle kalın!

Aşkın gözü kör mü acaba?

Muhtemelen çoğumuz çocukluğumuzu hatırlıyoruzdur. Sınıf arkadaşlarımızdan birinden hoşlandığımızda, sanki karnımızda kelebekler uçuşur, midemiz garip olurdu. Yetişkinliğe evrildiğimizde ise bu hisler pek değişmiyor; belki yine karnımızda kelebekler uçuşuyor, ama bu kez kalbimiz de daha hızlı atıyor. Bir anda hayat daha güzel görünmeye başlıyor. Sanki dünyada hiçbir şey kötü değilmiş gibi, hatta kıyamet kopsa bile umurumuzda olmayacakmış gibi hissediyoruz.

Aşık olmak ne kadar güzel bir duygu olsa da, gelin bir de işin biyolojik tarafına bakalım.

Öncelikle, “karnımızda kelebekler uçuşuyor” diye tarif ettiğimiz his aslında beynimizin ve sinir sistemimizin ortak çalışmasının bir sonucu. Hoşlandığımız kişiyi gördüğümüzde veya düşündüğümüzde beynimiz dopamin, adrenalin ve noradrenalin salgılamaya başlar. Bu hormonlar kalp atışlarımızı hızlandırır, heyecan hissi yaratır ve kan akışını sindirim sisteminden kaslara yönlendirir. İşte bu yüzden midemizde hafif bir boşluk, çekilme veya kelebeklerin kanat çırpmasına benzeyen o tuhaf ama güzel hissi yaşarız.

Peki ya neden bir anda dünyaya pembe gözlüklerle bakmaya başlarız?

Bunun sebebi de beynimizin ödül sistemidir. Aşk sırasında salgılanan dopamin, serotonin, oksitosin ve endorfin gibi kimyasallar mutluluk, bağlılık ve haz duygularını artırır. Bu nedenle sevdiğimiz kişinin kusurlarını daha az görür, küçük şeylerden daha fazla keyif alır ve kendimizi adeta bir hayalin içinde yaşıyormuş gibi hissedebiliriz. Bilim insanları, aşık olma döneminde beynin bazı bölgelerinin daha aktif, eleştirel düşünmeyle ilgili bazı bölgelerinin ise daha az aktif çalıştığını gösteriyor. Belki de bu yüzden “aşkın gözü kördür” sözü yüzyıllardır dilden dile dolaşıyor.

Yaz mevsimiyle birlikte bu konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Evet, gerçekten aşık olmak güzel… Karnımızda uçuşan kelebekler de güzel, dünyanın ağırlığını bir süreliğine unutturup hayata daha umutlu ve daha pozitif bakmamızı sağlayan o biyolojik süreç de güzel.

Belki de bazen durup sadece kalbimize değil, beynimize, hormonlarımıza ve bedenimize de teşekkür etmeliyiz. Çünkü tüm bu karmaşık sistemler sayesinde, insan olmanın en güzel deneyimlerinden birini yaşayabiliyoruz: sevmeyi ve aşık olmayı.

Kendinizi de sevdiğiniz mutlu günler dilerim.
Sevgiyle kalın!
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.