Sümeyye Soybakıcı-Beslenme ve Diyet Uzm.
Köşe Yazarı
Sümeyye Soybakıcı-Beslenme ve Diyet Uzm.
 

Gluten Hassasiyeti: Sessiz Ama Yaygın Bir Sorun

Son yıllarda pek çok kişi yediği yiyeceklerden sonra yaşadığı gaz, şişkinlik, hazımsızlık ya da mide bulantısının nedenini sorguluyor. Bu şikâyetlerin önemli nedenlerinden biri ise gluten hassasiyeti. Çoğu zaman çölyak hastalığıyla karıştırılsa da gluten hassasiyeti, farklı bir tabloyu ifade ediyor. Gluten; buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan bir protein. Gluten intoleransı olan kişiler çölyak hastası olmamalarına rağmen gluten tükettiklerinde sindirim sistemi başta olmak üzere birçok rahatsızlık yaşayabiliyor. Gaz, şişkinlik, ishal, baş ağrısı ve eklem ağrıları bu belirtilerin en yaygın olanları arasında yer alıyor  Günümüzde ekmek, makarna ve işlenmiş hazır gıdaların tüketiminin artması gluten hassasiyetini daha görünür hale getiriyor. Fast food alışkanlığı, sık antibiyotik kullanımı gibi bağırsak florasını olumsuz etkileyen durumlar da bu hassasiyeti tetikleyebiliyor. Bağırsak sağlığı bozulduğunda, vücudun glutenle baş etmesi zorlaşıyor. Gluten intoleransının tanı sürecinde genellikle eliminasyon diyeti uygulanıyor. Bu süreçte gluten içeren besinler beslenmeden tamamen çıkarılıyor, ardından kontrollü ve yavaş bir şekilde tekrar ekleniyor. Ancak bu diyetin mutlaka uzman eşliğinde yapılması büyük önem taşıyor.  Gluten hassasiyeti yalnızca sindirim sorunlarıyla sınırlı kalmayabiliyor. Anemi, depresyon, huzursuz bağırsak sendromu gibi rahatsızlıklarla ilişkilendirilebildiği gibi ciltte kaşıntı ve döküntülere de yol açabiliyor. Bu nedenle uzun süreli ve açıklanamayan şikâyetler yaşayan bireylerin beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerekiyor. Çölyak hastalığı ile gluten hassasiyeti arasındaki en temel fark ise süreklilik. Çölyakta gluten tüketimi ince bağırsağa kalıcı zarar verdiği için ömür boyu glutensiz beslenme şartken, gluten hassasiyeti doğru bir beslenme planıyla kontrol altına alınabiliyor ve hatta düzelebiliyor  Özetle; vücudun verdiği sinyalleri görmezden gelmek yerine dinlemek, sağlıklı bir yaşamın ilk adımı. Bazen küçük bir beslenme değişikliği, yaşam kalitesinde büyük bir fark yaratabiliyor.
Ekleme Tarihi: 24 Aralık 2025 -Çarşamba

Gluten Hassasiyeti: Sessiz Ama Yaygın Bir Sorun

Son yıllarda pek çok kişi yediği yiyeceklerden sonra yaşadığı gaz, şişkinlik, hazımsızlık ya da mide bulantısının nedenini sorguluyor.

Bu şikâyetlerin önemli nedenlerinden biri ise gluten hassasiyeti. Çoğu zaman çölyak hastalığıyla karıştırılsa da gluten hassasiyeti, farklı bir tabloyu ifade ediyor.

Gluten; buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan bir protein. Gluten intoleransı olan kişiler çölyak hastası olmamalarına rağmen gluten tükettiklerinde sindirim sistemi başta olmak üzere birçok rahatsızlık yaşayabiliyor.

Gaz, şişkinlik, ishal, baş ağrısı ve eklem ağrıları bu belirtilerin en yaygın olanları arasında yer alıyor 

Günümüzde ekmek, makarna ve işlenmiş hazır gıdaların tüketiminin artması gluten hassasiyetini daha görünür hale getiriyor. Fast food alışkanlığı, sık antibiyotik kullanımı gibi bağırsak florasını olumsuz etkileyen durumlar da bu hassasiyeti tetikleyebiliyor. Bağırsak sağlığı bozulduğunda, vücudun glutenle baş etmesi zorlaşıyor.

Gluten intoleransının tanı sürecinde genellikle eliminasyon diyeti uygulanıyor. Bu süreçte gluten içeren besinler beslenmeden tamamen çıkarılıyor, ardından kontrollü ve yavaş bir şekilde tekrar ekleniyor. Ancak bu diyetin mutlaka uzman eşliğinde yapılması büyük önem taşıyor. 

Gluten hassasiyeti yalnızca sindirim sorunlarıyla sınırlı kalmayabiliyor. Anemi, depresyon, huzursuz bağırsak sendromu gibi rahatsızlıklarla ilişkilendirilebildiği gibi ciltte kaşıntı ve döküntülere de yol açabiliyor. Bu nedenle uzun süreli ve açıklanamayan şikâyetler yaşayan bireylerin beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerekiyor.

Çölyak hastalığı ile gluten hassasiyeti arasındaki en temel fark ise süreklilik. Çölyakta gluten tüketimi ince bağırsağa kalıcı zarar verdiği için ömür boyu glutensiz beslenme şartken, gluten hassasiyeti doğru bir beslenme planıyla kontrol altına alınabiliyor ve hatta düzelebiliyor 

Özetle; vücudun verdiği sinyalleri görmezden gelmek yerine dinlemek, sağlıklı bir yaşamın ilk adımı. Bazen küçük bir beslenme değişikliği, yaşam kalitesinde büyük bir fark yaratabiliyor.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396