
Yazmak İyi Gelir (Çoğu Zaman)
İçim içime sığmıyor bazen.
Mutluluktan değil ki aslında; biraz hüzünden, biraz tarif edilemez bir yalnızlıktan.
Çok kişi var etrafımda ama çok yalnızım. Söylemiş miydim bunu?
Çok kişiyle olup yalnız olmak…
Nasıl desem, ağlayacaksın ama sebebi yok.
Sebepsiz gülünmez genelde, o yine bir sebeptendir.
İçinde tuttuğun sıkıntılar, güçlü durmak zorunda olunca gülümseme olarak çıkar bazen.
Sonra dayanamazsın; ardından bir ağlama gelir, sonra derin bir tepkisizlik…
Ruhuna sanki her şey bir anda son buluyor gibi olur.
Seni bir süre manasızlaştırır dünyadan.
İyi miydi o an, bilmiyorum. Kalsa mıydım o anda, bilmiyorum.
Ama bir şey var ki bildiğim:
Sarılmalıyım kendime, bol bol sarılmalıyım.
Kendimi hiç tek bırakmamalıyım.
Çünkü ruhuma düşerse hastalık, bedenimde olduğu gibi kolay atlatamam.
Nitekim hayatına masmavi bulutlar al, güneş açsın.
(Pembe bulutlar bile olabilir.)
Daraldığında çık yürü.
Hayır, şarkı da dinleme; kendi sesini duy biraz, doğanın sesini dinle.
Bir nefes al…
Çok şükür.
