Naz Gündüz-Öğr.Psk.
Köşe Yazarı
Naz Gündüz-Öğr.Psk.
 

"Mükemmel" Olmama Hakkı üzerine

(kimse mükemmel değildir.) Her sabah uyandığımızda, bitirilmemiş işler listesine, cevaplanmamış mesajlara ve "olmamız gereken" o ideal insan imajına uyanıyoruz. Sosyal medya, sanki herkesin hayatı pürüzsüz bir mermer yüzeyiymiş gibi bir illüzyon sunuyor. Oysa bir psikoloji öğrencisi olarak, terapi odalarının ve insan ruhunun en mahrem köşelerinin hiç de öyle olmadığını biliyorum. Ruh, mermer gibi pürüzsüz değil; toprak gibi engebeli, çatlak ve yamalıdır. 1. Kintsugi ve Ruhun Çatlakları Japonların Kintsugi sanatını bilirsiniz; kırılan seramikleri altınla birleştirirler. Amaç, kırığı gizlemek değil, onu yaşanmışlığın bir nişanesi olarak yüceltmektir. Biz ise ruhsal yaralarımızı, başarısızlıklarımızı veya "yetersiz" hissettiğimiz anları birer ayıp gibi saklıyoruz. Oysa bizi biz yapan, o çatlaklardan sızan ışıktır. Bir insanın en etkileyici yanı, mükemmelliği değil; düştüğü yerden nasıl bir "yama" ile kalktığıdır. 2. "Yeterince İyi" Olmanın Huzuru Psikolojide Donald Winnicott’ın "yeterince iyi anne" kavramı vardır. Mükemmel anne, çocuğun hayata uyum sağlamasını zorlaştırır; çünkü hayat mükemmel değildir. Aynı şey kendimizle olan ilişkimiz için de geçerli. Mükemmel bir partner, mükemmel bir öğrenci veya mükemmel bir evlat olmaya çalışmak, aslında bir tür "varoluşsal felç" yaratıyor. "Yeterince iyi" olduğumuzu kabul ettiğimiz an, gelişim başlar. Çünkü sadece eksik olan büyüyebilir. 3. Yas Tutulmamış Kayıplar ve Hüzün Modern psikoloji bize hep "mutlu olmamız" gerektiğini pompalıyor. Ama bazen sadece üzgün olmaya, bir şeylerin yasını tutmaya veya "bilmiyorum" demeye ihtiyacımız var. Duygusal zeka, sadece olumlu duyguları yönetmek değil; hüznün, hayal kırıklığının ve belirsizliğin de elinden tutabilmektir. Kendimize acı çekme izni vermediğimizde, o acı içimizde katılaşır ve başka kılıklarda (öfke, kaygı, somatik ağrılar) geri döner.   Hayat bir bitirme projesi değil, bir süreçtir. Eğer bugün kendinizi "eksik" veya "geride kalmış" hissediyorsanız, unutmayın: Gökyüzü her zaman güneşli değildir ama bulutlar da gökyüzünün bir parçasıdır. Kendinize, kendi hikayenizin "ham" haliyle barışma izni verin kendizi sevin ve en çok kendinize sarılın,selametle.
Naz Gündüz-Öğr.Psk.

"Mükemmel" Olmama Hakkı üzerine

(kimse mükemmel değildir.)

Her sabah uyandığımızda, bitirilmemiş işler listesine, cevaplanmamış mesajlara ve "olmamız gereken" o ideal insan imajına uyanıyoruz. Sosyal medya, sanki herkesin hayatı pürüzsüz bir mermer yüzeyiymiş gibi bir illüzyon sunuyor. Oysa bir psikoloji öğrencisi olarak, terapi odalarının ve insan ruhunun en mahrem köşelerinin hiç de öyle olmadığını biliyorum. Ruh, mermer gibi pürüzsüz değil; toprak gibi engebeli, çatlak ve yamalıdır.

1. Kintsugi ve Ruhun Çatlakları

Japonların Kintsugi sanatını bilirsiniz; kırılan seramikleri altınla birleştirirler. Amaç, kırığı gizlemek değil, onu yaşanmışlığın bir nişanesi olarak yüceltmektir. Biz ise ruhsal yaralarımızı, başarısızlıklarımızı veya "yetersiz" hissettiğimiz anları birer ayıp gibi saklıyoruz. Oysa bizi biz yapan, o çatlaklardan sızan ışıktır. Bir insanın en etkileyici yanı, mükemmelliği değil; düştüğü yerden nasıl bir "yama" ile kalktığıdır.

2. "Yeterince İyi" Olmanın Huzuru

Psikolojide Donald Winnicott’ın "yeterince iyi anne" kavramı vardır. Mükemmel anne, çocuğun hayata uyum sağlamasını zorlaştırır; çünkü hayat mükemmel değildir. Aynı şey kendimizle olan ilişkimiz için de geçerli. Mükemmel bir partner, mükemmel bir öğrenci veya mükemmel bir evlat olmaya çalışmak, aslında bir tür "varoluşsal felç" yaratıyor. "Yeterince iyi" olduğumuzu kabul ettiğimiz an, gelişim başlar. Çünkü sadece eksik olan büyüyebilir.

3. Yas Tutulmamış Kayıplar ve Hüzün

Modern psikoloji bize hep "mutlu olmamız" gerektiğini pompalıyor. Ama bazen sadece üzgün olmaya, bir şeylerin yasını tutmaya veya "bilmiyorum" demeye ihtiyacımız var. Duygusal zeka, sadece olumlu duyguları yönetmek değil; hüznün, hayal kırıklığının ve belirsizliğin de elinden tutabilmektir. Kendimize acı çekme izni vermediğimizde, o acı içimizde katılaşır ve başka kılıklarda (öfke, kaygı, somatik ağrılar) geri döner.

 

Hayat bir bitirme projesi değil, bir süreçtir. Eğer bugün kendinizi "eksik" veya "geride kalmış" hissediyorsanız, unutmayın: Gökyüzü her zaman güneşli değildir ama bulutlar da gökyüzünün bir parçasıdır. Kendinize, kendi hikayenizin "ham" haliyle barışma izni verin kendizi sevin ve en çok kendinize sarılın,selametle.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.