Naz Gündüz-Öğr.Psk.
Köşe Yazarı
Naz Gündüz-Öğr.Psk.
 

Ghosting’den Bağlanmaya: Modern İlişkilerde "Güvensiz" Bir Yolculuk

Psikoloji derslerinde "Bağlanma Teorileri"ni işlerken hepimiz bir anlığına durup eski sevgililerimizi, flörtlerimizi düşündük, itiraf edelim. Bowlby bu teorileri yazarken muhtemelen bir gün birinin, bir başkasını hiçbir açıklama yapmadan dijital bir boşluğa terk edeceğini (namıdiğer ghosting) öngörmemişti. Şimdilerde kütüphanede kahve molası verirken konuştuğumuz tek bir konu var: Neden kimse gerçekten "bağlanamıyor"? Ekranların Arkasındaki Savunma Mekanizmaları Hepimiz birer "Kaçıngan Bağlanan" prototipine dönüştük. Birine yakınlaşmak, gardımızı düşürmek ve savunmasız kalmak artık en büyük korkumuz haline geldi. Çünkü savunmasızlık, yaralanabilir olmak demek. Biz ise yaralanmak yerine "meşgul görünmeyi", "mesajlara geç cevap vermeyi" ve "duygusal yatırım yapmamayı" birer hayatta kalma stratejisi olarak seçiyoruz. "Birinin profilini incelemek, onun ruhuna dokunmak sanılıyor. Oysa algoritma bize sadece verileri verir, o kişinin çocukluk yaralarını ya da gece yarısı hissettiği o derin yalnızlığı değil.""Seçenek Çokluğu" Felci Sosyal medyanın sunduğu o sonsuz vitrin, bizde bir "daha iyisi her an kapıda" yanılsaması yaratıyor. Bu da bizi, karşımızdaki insanın derinliklerine inmekten alıkoyuyor. Bir çatışma çıktığında, o sorunu çözmek için psikolojik bir emek harcamak yerine; "yenisine geçme" tuşuna basıyoruz. Oysa iyileşme, o çatışmanın içinde kalıp birbirini dönüştürebilmekle başlar. Terapi Odasından Kampüse Küçük Bir Not Ders notlarımın arasında en çok altını çizdiğim cümle şuydu: "İnsan, insanın şifasıdır." Ama bu şifa, ancak maskeler indiğinde gerçekleşir. • Karşındakine "Görüldü" atmak bir güç gösterisi değil, bir iletişim engelidir.• Duygularını açıkça ifade etmek "eziklik" değil, muazzam bir cesarettir.• Ve en önemlisi; kimse bir proje ya da onarılması gereken bir vaka değildir. Belki de modern zamanın bu duygusal yorgunluğundan kurtulmanın yolu, teorileri bir kenara bırakıp sadece "orada" olabilmektir. Birinin gözlerinin içine bakarak, telefonun bildirim ışığına yenik düşmeden dinleyebilmektir. Çünkü günün sonunda hiçbir teori, içten bir sarılmanın ya da "Seni anlıyorum" demenin yarattığı o oksitosin patlamasını tam olarak açıklayamıyor.Bu arada psikoloji bu yöntemlerle çözülmeye çalıştıkça yol almaktan çok yerine sayacak ama şimdilik bunları öğrenelim…
Naz Gündüz-Öğr.Psk.

Ghosting’den Bağlanmaya: Modern İlişkilerde "Güvensiz" Bir Yolculuk

Psikoloji derslerinde "Bağlanma Teorileri"ni işlerken hepimiz bir anlığına durup eski sevgililerimizi, flörtlerimizi düşündük, itiraf edelim. Bowlby bu teorileri yazarken muhtemelen bir gün birinin, bir başkasını hiçbir açıklama yapmadan dijital bir boşluğa terk edeceğini (namıdiğer ghosting) öngörmemişti.

Şimdilerde kütüphanede kahve molası verirken konuştuğumuz tek bir konu var: Neden kimse gerçekten "bağlanamıyor"?

Ekranların Arkasındaki Savunma Mekanizmaları

Hepimiz birer "Kaçıngan Bağlanan" prototipine dönüştük. Birine yakınlaşmak, gardımızı düşürmek ve savunmasız kalmak artık en büyük korkumuz haline geldi. Çünkü savunmasızlık, yaralanabilir olmak demek. Biz ise yaralanmak yerine "meşgul görünmeyi", "mesajlara geç cevap vermeyi" ve "duygusal yatırım yapmamayı" birer hayatta kalma stratejisi olarak seçiyoruz. "Birinin profilini incelemek, onun ruhuna dokunmak sanılıyor. Oysa algoritma bize sadece verileri verir, o kişinin çocukluk yaralarını ya da gece yarısı hissettiği o derin yalnızlığı değil.""Seçenek Çokluğu" Felci

Sosyal medyanın sunduğu o sonsuz vitrin, bizde bir "daha iyisi her an kapıda" yanılsaması yaratıyor. Bu da bizi, karşımızdaki insanın derinliklerine inmekten alıkoyuyor. Bir çatışma çıktığında, o sorunu çözmek için psikolojik bir emek harcamak yerine; "yenisine geçme" tuşuna basıyoruz. Oysa iyileşme, o çatışmanın içinde kalıp birbirini dönüştürebilmekle başlar.

Terapi Odasından Kampüse Küçük Bir Not

Ders notlarımın arasında en çok altını çizdiğim cümle şuydu: "İnsan, insanın şifasıdır." Ama bu şifa, ancak maskeler indiğinde gerçekleşir.

• Karşındakine "Görüldü" atmak bir güç gösterisi değil, bir iletişim engelidir.• Duygularını açıkça ifade etmek "eziklik" değil, muazzam bir cesarettir.• Ve en önemlisi; kimse bir proje ya da onarılması gereken bir vaka değildir.

Belki de modern zamanın bu duygusal yorgunluğundan kurtulmanın yolu, teorileri bir kenara bırakıp sadece "orada" olabilmektir. Birinin gözlerinin içine bakarak, telefonun bildirim ışığına yenik düşmeden dinleyebilmektir.

Çünkü günün sonunda hiçbir teori, içten bir sarılmanın ya da "Seni anlıyorum" demenin yarattığı o oksitosin patlamasını tam olarak açıklayamıyor.Bu arada psikoloji bu yöntemlerle çözülmeye çalıştıkça yol almaktan çok yerine sayacak ama şimdilik bunları öğrenelim…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.