Alime Tokgöz  - Aile Danışmanı
Köşe Yazarı
Alime Tokgöz - Aile Danışmanı
 

Mükemmel Ebeveynlik Tuzağı: Winnicott’un “Yeterince İyi” ve “Kucaklayan” Çözümü

​Geleceği inşa etme sorumluluğu, modern ebeveynin omuzlarında hiç olmadığı kadar ağır. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji kürsülerinden edindiğim toplumsal analiz yeteneğimi, bugün aktif olarak sürdürdüğüm uzman aile ve çift danışmanlığı pratiğime taşıdığımda, seans odasında en sık karşılaştığım duygulardan birinin "yetersizlik ve suçluluk" olduğunu görüyorum. Sosyal medyadaki kusursuz ebeveynlik performansları, uzmanların bitmek bilmez tavsiye listeleri ve ideal çocuk yetiştirme baskısı, anne-babaları birer "mükemmeliyetçilik makinesine" dönüştürüyor. ​Bu boğucu atmosferde nefes almak ve ebeveyn-çocuk ilişkisini sağlıklı bir zemine oturtmak için, İngiliz psikanalist D.W. Winnicott’un yetmiş yıl önce ortaya attığı, ancak bugün her zamankinden daha güncel olan iki sihirli kavrama geri dönmemiz gerekiyor: "Kucaklama" (Holding) ve "Yeterince İyi Ebeveyn" (The Good-Enough Parent). ​Güvenli Ortamın İnşası: "Holding" (Kucaklama) Nedir? ​Winnicott'un kuramının temel taşı, fiziksel ve psikolojik bir güvenli alan yaratmayı ifade eden "Holding" kavramıdır. Ebeveynlik, çocuğun sadece biyolojik ihtiyaçlarını karşılamak değil, onun ruhsal dünyasını bütünlüklü bir şekilde "tutabilmek"tir. ​Winnicott, ebeveynin "Kucaklama" işlevini şöyle tanımlar: ​Fiziksel Kucaklama: Bebeğin bedeninin şefkatle, güvenle tutulması ve sıcaklık hissi. ​Ruhsal Kucaklama (Konteynır Olma): Çocuğun, kendi başına yönetemediği yoğun duygularını (öfke, kaygı, korku) ebeveynin kendi içine alması, işlemesi ve çocuğa sakinleştirerek geri vermesi sürecidir. ​Seans odasında da bir aile danışmanı olarak ilk görevim; danışanlarım için bu "Holding" ortamını yaratmaktır. Ebeveynler evde çocukları için neyse, danışman odasında bizler de danışanlarımız için o güvenli kucaklama alanı oluruz. Ancak ebeveyn bu alanı sağlayabildiğinde, çocuk hayata karşı bir "temel güven" duygusu geliştirir. ​Mükemmeliyetçilik Çıkmazı ve Optimal Hayal Kırıklığı ​Winnicott, ebeveynlere "mükemmel olmayın" demez; "mükemmel olamazsınız ve zaten olmamalısınız" der. Çünkü mükemmel ebeveynlik, çocuğun gelişimi için gerekli olan en temel unsuru, yani "optimal hayal kırıklığını" (optimal frustration) ortadan kaldırır. ​Bebeğin hayatının ilk aylarında, anne ile bebek arasında tam bir uyum ve "Holding" (Kucaklama) hali vardır. Ebeveyn, bebeğin ihtiyaçlarını anında karşılayarak ona tümgüçlülük (omnipotence) hissi yaşatır. Ancak Winnicott’un vurguladığı "Yeterince İyi ebeveynlik" süreci, bu uyumun kademeli ve doğal bir şekilde bozulmasıdır. ​Modern mükemmeliyetçi ebeveyn, bu bozulmayı engellemeye çalışır. Çocuğun her arzusunu anında yerine getirerek, onu tüm hayal kırıklıklarından koruyarak aslında çocuğun egosunun güçlenmesine ve dayanıklılık kazanmasına engel olur. ​Güvenli Bir Kucaklamada Gerçekliği Tanımak ​Winnicott'un dehası şuradadır: Çocuğun optimal hayal kırıklığını tolore edebilmesi için, öncesinde güçlü bir "Holding" ortamı yaşamış olması gerekir. Kucaklandığını hisseden çocuk, ebeveyninin kademeli başarısızlıklarını (bekletilmek, hata yapılması vb.) bir tehdit olarak değil, büyüme fırsatı olarak görür. ​Suçluluk duygusuyla kıvranan modern ebeveynler için Winnicott’un mesajı nettir: Çocuğunuzun sizin kusursuzluğunuza değil; hatalarınızla, yorgunluğunuzla ama aynı zamanda şefkatli ve varlığınızla "gerçek" bir kucaklamaya ihtiyacı var. "Ben" kalarak, kendi gerçekliğini koruyarak "biz" olabilen ebeveyn, çocuğuna gerçek dünyayı tanıtan en sağlıklı rehberdir. ​Suçluluk yerine şefkatle, mükemmeliyetçilik yerine "Yeterince İyi" olmaya odaklandığımızda; hem kendimize hem de çocuğumuza en büyük ruhsal hediyeyi vermiş oluruz. ​  
Ekleme Tarihi: 22 Aralık 2025 -Pazartesi

Mükemmel Ebeveynlik Tuzağı: Winnicott’un “Yeterince İyi” ve “Kucaklayan” Çözümü

​Geleceği inşa etme sorumluluğu, modern ebeveynin omuzlarında hiç olmadığı kadar ağır. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji kürsülerinden edindiğim toplumsal analiz yeteneğimi, bugün aktif olarak sürdürdüğüm uzman aile ve çift danışmanlığı pratiğime taşıdığımda, seans odasında en sık karşılaştığım duygulardan birinin "yetersizlik ve suçluluk" olduğunu görüyorum. Sosyal medyadaki kusursuz ebeveynlik performansları, uzmanların bitmek bilmez tavsiye listeleri ve ideal çocuk yetiştirme baskısı, anne-babaları birer "mükemmeliyetçilik makinesine" dönüştürüyor.

​Bu boğucu atmosferde nefes almak ve ebeveyn-çocuk ilişkisini sağlıklı bir zemine oturtmak için, İngiliz psikanalist D.W. Winnicott’un yetmiş yıl önce ortaya attığı, ancak bugün her zamankinden daha güncel olan iki sihirli kavrama geri dönmemiz gerekiyor: "Kucaklama" (Holding) ve "Yeterince İyi Ebeveyn" (The Good-Enough Parent).

​Güvenli Ortamın İnşası: "Holding" (Kucaklama) Nedir?

​Winnicott'un kuramının temel taşı, fiziksel ve psikolojik bir güvenli alan yaratmayı ifade eden "Holding" kavramıdır. Ebeveynlik, çocuğun sadece biyolojik ihtiyaçlarını karşılamak değil, onun ruhsal dünyasını bütünlüklü bir şekilde "tutabilmek"tir.

​Winnicott, ebeveynin "Kucaklama" işlevini şöyle tanımlar:

  • Fiziksel Kucaklama: Bebeğin bedeninin şefkatle, güvenle tutulması ve sıcaklık hissi.
  • Ruhsal Kucaklama (Konteynır Olma): Çocuğun, kendi başına yönetemediği yoğun duygularını (öfke, kaygı, korku) ebeveynin kendi içine alması, işlemesi ve çocuğa sakinleştirerek geri vermesi sürecidir.

​Seans odasında da bir aile danışmanı olarak ilk görevim; danışanlarım için bu "Holding" ortamını yaratmaktır. Ebeveynler evde çocukları için neyse, danışman odasında bizler de danışanlarımız için o güvenli kucaklama alanı oluruz. Ancak ebeveyn bu alanı sağlayabildiğinde, çocuk hayata karşı bir "temel güven" duygusu geliştirir.

​Mükemmeliyetçilik Çıkmazı ve Optimal Hayal Kırıklığı

​Winnicott, ebeveynlere "mükemmel olmayın" demez; "mükemmel olamazsınız ve zaten olmamalısınız" der. Çünkü mükemmel ebeveynlik, çocuğun gelişimi için gerekli olan en temel unsuru, yani "optimal hayal kırıklığını" (optimal frustration) ortadan kaldırır.

​Bebeğin hayatının ilk aylarında, anne ile bebek arasında tam bir uyum ve "Holding" (Kucaklama) hali vardır. Ebeveyn, bebeğin ihtiyaçlarını anında karşılayarak ona tümgüçlülük (omnipotence) hissi yaşatır. Ancak Winnicott’un vurguladığı "Yeterince İyi ebeveynlik" süreci, bu uyumun kademeli ve doğal bir şekilde bozulmasıdır.

​Modern mükemmeliyetçi ebeveyn, bu bozulmayı engellemeye çalışır. Çocuğun her arzusunu anında yerine getirerek, onu tüm hayal kırıklıklarından koruyarak aslında çocuğun egosunun güçlenmesine ve dayanıklılık kazanmasına engel olur.

​Güvenli Bir Kucaklamada Gerçekliği Tanımak

​Winnicott'un dehası şuradadır: Çocuğun optimal hayal kırıklığını tolore edebilmesi için, öncesinde güçlü bir "Holding" ortamı yaşamış olması gerekir. Kucaklandığını hisseden çocuk, ebeveyninin kademeli başarısızlıklarını (bekletilmek, hata yapılması vb.) bir tehdit olarak değil, büyüme fırsatı olarak görür.

​Suçluluk duygusuyla kıvranan modern ebeveynler için Winnicott’un mesajı nettir: Çocuğunuzun sizin kusursuzluğunuza değil; hatalarınızla, yorgunluğunuzla ama aynı zamanda şefkatli ve varlığınızla "gerçek" bir kucaklamaya ihtiyacı var. "Ben" kalarak, kendi gerçekliğini koruyarak "biz" olabilen ebeveyn, çocuğuna gerçek dünyayı tanıtan en sağlıklı rehberdir.

​Suçluluk yerine şefkatle, mükemmeliyetçilik yerine "Yeterince İyi" olmaya odaklandığımızda; hem kendimize hem de çocuğumuza en büyük ruhsal hediyeyi vermiş oluruz.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396