Bize sevmeyi yanlış öğrettiler.
İzlediğimiz filmlerde, dinlediğimiz arabesk şarkılarda hep aynı mesaj vardı:
"Sensiz ben bir hiçim."
Sanki aşk; kendini yok etmek, bir başkasının varlığında erimek, onsuz nefes alamamak demekti.
Kıskançlık krizleri "büyük sevginin" kanıtı, yapışık ikiz gibi gezmek "sadakatin" simgesi sanıldı.
Oysa bugün danışan koltuğunda gördüğüm en büyük mutsuzlukların kökünde tam da bu yanılgı yatıyor:
Bağlılık ile Bağımlılığı birbirine karıştırmak.
Peki, sizin ilişkiniz hangisi?
Sarmaşık ve Çınar Ağacı

İlişkide "bağımlı" olmak, bir sarmaşık gibi yaşamaktır.
Sarmaşık, dik durabilmek ve gökyüzüne ulaşabilmek için mutlaka bir ağaca ihtiyaç duyar.
Tek başına ayakta kalamaz. Partnerine sarılır, onu sıkar, bazen farkında olmadan onu boğar.
Çünkü korkar; o ağaç giderse, kendisi de yerle bir olacaktır.
Bu, sevgi değil, "ihtiyaçtır."
Ve inanın bana, kimse bir başkasının hayatta kalma sorumluluğunu bir ömür omuzlarında taşıyamaz.
O yük, gün gelir en büyük aşkı bile yorar.
"Bağlı" olmak ise, yan yana duran iki ulu çınar ağacı olabilmektir.
Kökleriniz toprağın altında sımsıkı kenetlenmiştir, fırtınalara birlikte direnirsiniz.
Ama gövdeleriniz ayrıdır.
Biriniz yaprak dökerken, diğeriniz hâlâ yeşil kalabilir.
Biriniz düşse bile, diğeriniz onu kaldıracak güce sahiptir çünkü kendi köklerinden beslenir.
Güvenli Liman mı, Açık Cezaevi mi?
Bağımlı ilişkilerde partnerler birbirinin gardiyanı olur.
"Neredeydin?", "Kime baktın?", "Neden geç yazdın?" sorguları havada uçuşur.
Çünkü kişi, kendi içindeki boşluğu partneriyle doldurmaya çalışıyordur.
Sağlıklı bağlılıkta ise partneriniz sizin "güvenli limanınızdır."
Dünyanın kaosundan yorulduğunuzda sığınacağınız, huzur bulacağınız yerdir;
kaçıp kurtulmak isteyeceğiniz bir hapishane değil.
İki Yarım Bir Tam Etmez

Matematikte iki yarım bir tam eder ama ilişkilerde etmez.
İki yarım insan bir araya gelince, bütünleşmiş bir çift değil,
birbirine muhtaç iki yaralı kalp olur.
Gerçek ve sağlıklı bir ilişki,
kendi ayakları üzerinde durabilen iki "tam" insanın el ele tutuşmasıdır.
Sevgili okurlar,
Bu hafta kendinize şu soruyu dürüstçe sorun:
Yanındaki insanı, onsuz yapamadığın için mi seviyorsun;
yoksa o olduğu için, onunla yol yürümeyi seçtiğin için mi?
Unutmayın;
aşk sizi eksiltmemeli, çoğaltmalı.
Sizi dünyadan koparmamalı,
aksine dünyaya daha güçlü bağlamalı.
Bağlı kalın, ama asla tutsak olmayın.
