Danışmanlık odamdaki koltuğa oturan çiftlerde en sık duyduğum cümle şudur;
Hocam,beni hiç anlamıyor!
Duvarla konuşuyor gibiyim.
Biraz derine indiğimizde ise asıl sorunun anlaşılmamak değil, anlatamamak olduğunu
görürüz.
Çünkü çoğumuz, karşımızdakinin bir zihin okuyucu olmasını bekliyoruz.
Söylememe ne gerek var, seviyorsa hissetmeli, gözümden anlamalı gibi romantik ama
gerçek dışı inançlarla ilişkimizi yoruyoruz.
Üzgünüm ama eşiniz müneccim değil.
Çocuklarınız da zihninizi okuyamaz.
Sağlıklı bir aile ve mutlu bir ilişkinin tek yolu vardır: Açık İletişim.
Peki, evdeki o tıkalı iletişim kanallarını nasıl açacağız? Gelin, reçetesini birlikte yazalım.
WIFI SİNYALİNİ KONTROL EDİN: GERÇEKTEN ORADA MISINIZ?
Akşam eşiniz ya da çocuğunuz size bir şey anlatırken elinizde telefon, gözünüz televizyonda
mı?
Ağzınız Hı hı, dinliyorum dese de bedeniniz Şu an seninle ilgilenmiyorum diye
bağırıyor.
Açık iletişim, sadece kulakla değil, gözle yapılır.
Bu akşam bir değişiklik yapın; biri sizinle konuşurken telefonu ters çevirin, kumandayı bırakın ve tüm bedeninizi ona dönün.
Ona verebileceğiniz en büyük hediye, o anki tam dikkatinizdir.
İMA ETMEYİN, İFADE EDİN
Bizim kültürümüzde Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla diye bir huy vardır.
İsteklerimizi direkt söylemek yerine laf çarparız, surat asarız, kapı çarparız.
Bazı kocalar eşlerine ne güzel sürprizler yapıyor... demek yerine; Hayatım, bana çiçek aldığında veya sürpriz yaptığında kendimi çok değerli hissediyorum, bunu daha sık yapar mısın? demek arasında dağlar kadar fark vardır.
İlki kavgaya, ikincisi sevgiye kapı açar. İhtiyacınızı net söylemekten korkmayın. Netlik,
huzur getirir.
SEN DİLİNİ BIRAKIN, BEN DİLİNE GEÇİN
Tartışmaların kavgaya dönüştüğü o kritik anı fark ettiniz mi? Cümlelerin Sen ile başladığı
andır:
Sen hep bencilsin! Sen beni hiç dinlemiyorsun! Sen zaten hep böylesin!
Bu cümleler birer oktur ve karşı tarafı savunmaya geçirir. Kimse ok yağmuru altındayken
sizi anlayamaz.
Bunun yerine Ben dilini kullanın:
Sen ilgisizsin demek yerine, Seninle vakit geçirmeyi özledim, ben kendimi biraz yalnız hissediyorum deyin.
Duygularınızı açtığınızda, karşınızdaki insan size saldırmaz; size şefkat gösterir.
KÜSMEK ÇÖZÜM DEĞİL, KAÇIŞTIR
Çoğu çift, kavga etmemek için susmayı ve küsmeyi tercih eder. Oysa sessiz muamele,
ilişkideki en ağır şiddet türlerinden biridir.
Sorunları halının altına süpürmek, sadece toz biriktirir. O halı bir gün silkelendiğinde, altından koca bir öfke dağı çıkar.
Sorun ne olursa olsun, sesinizi yükseltmeden, hakaret etmeden konuşabilmek, Şu an çok
öfkeliyim, biraz sakinleşip seninle öyle konuşmak istiyorum diyebilmek erdemdir.
KAPIYI HEP ARALAYIN
İlişki, yaşayan bir organizmadır; oksijene ihtiyaç duyar. O oksijen de açık iletişimdir.
Evinizde, her şeyin konuşulabildiği güvenli bir alan yaratın. Yargılamadan, hemen akıl vermeye çalışmadan, sadece Seni anlıyorum diyebilmek bile birçok düğümü çözer.
Unutmayın; konuşulmayan acı, bedende hastalık, evde huzursuzluk olur. Gelin bugün o konuşmayı başlatın.
Sevgiyle ve muhabbetle kalın.