Özlem Akkoç  Eğitimci-Yazar
Köşe Yazarı
Özlem Akkoç Eğitimci-Yazar
 

ZİNCİRİ KIRMAK

Hindistan'ın baharat kokan sokaklarında birlikte gezinmeye ne dersin? Sen de benim gibi başka kültürlerden ilham almayı seviyorsan gel bence! *** Yalnız Fil Tamim Hindistan da fillerin taşıt olarak kullanıldığı devirlerde annesinden ayrılarak yavru filler evcilleştirilirdi. Tamim de bu fillerden biriydi. Tamim büyüdü Onu ehlileştiren bakıcısı ise epeyce yaşlanmış bilge bir adamdı. Tamimi zaman zaman tutulduğu yerde ziyaret eder onu sevgi ve şefkatiyle kucaklardı. Birgün Tamim göz yaşlarıyla ona bedenin tam ortasında ki kırbaç izlerini başı ile gösterdi. Terbiyecisi Tamimi böyle görünce şefkatle yine sarıldı. Yaşlı adam Tamim'i bir kez bile vurmadan klasik bilinen bir yöntemle ehlileştirdiği için onu verdiği aileye biraz öfkeliydi ama kendi hayatı içinde son zamanlarının geldiğinin farkındaydı. Yaşlı adam gibi ehil eğitimciler fil yavrusunu önce büyük zincirlere bağlar daha sonra fil kaçamayacağını anlayınca ince bir iple bile kaçmaya teşebbüs etmezdi. İnsan oğlu ne isterse itaat ederdi.   Tamim'de incecik bir ipin bile bağlı olmadığı  bu evin fili olarak itaat ediyordu. Sahibi her zorluk ve üzüntü de Tamim'i kırbaçlıyor üstüne onu çok yemek istediği için de dövüyordu. Tamim bir fildi onun koca cüssesinin yanında ona verilen gıda artık onu cansız cılız bir file çevirmişti. Yaşlı adam filin bu halini her ziyaretinde gördükçe içi parçalanıyordu. En son ziyaretinde Tamim'i daha cılız ve yara bere içinde görünce dayanamadı. Filin kulağına eğildi ve fısıldadı.   Tamim birden ayağa kalktı. Tüm gücü ile büyük tahta kapıyı yıkıp hızla koşmaya başladı. Tamim'in ardından göz yaşlarıyla bakan adam secdeye kapanıp Yaradan'dan özür dilemeye başladı. Tamim'in sahibi olan adam bağıra çağıra yaşlı adama hakaretler yağdırırken filin ardından koşan adamları Tamim'in gözden kaybolduğunu görünce geri dönmek zorunda kaldı. Yaşlı adamın halini gören evin hanımı başından beri yaşlı adamı izlemektedir. Adamın yanına yaklaşır onu yerden kaldırır. O da Tamim'e için için üzülenlerden biridir. Kendisininde Tamim'den farkı yoktur. Yaşlı adama "İhtiyar ne dedinde filin aklı başına geldi." Yaşlı adam üstünün başının tozunu silkelerken kadına cevap verdi. "Zincirin kırıldı. Dedim" Kadın o an elini başına götürüp kırılan bahçe kapısından koşarak çıktı. Yaşlı adam gülümsedi. Eline aldığı bir sopayla ağır adımlarla yoluna koyulur. *** Bu küçük hikaye öğrenilmiş çaresizlik kuramının fil metaforundan yola çıkarak senin için yazdığım bir hikaye. Bazen senin de var olmayan zincirlerini çok ciddiye aldığın oldu mu? Ümitsizlik dehliziyle gelen küçük fırsatları görmediğin, gücünü ötelediğin zamanlar peki? Ben de öyle düşünmüştüm! Peki nedir bu öğrenilmiş çaresizlik; O bir çok kez denedin ama başaramadın, bazen de başardın ama yetmedi. Çünkü sana öğretilen yani öğrendiğin, bildiğin tek yol buydu. Herşeyin mümkün olduğunu duymak bile incitti seni. Çıkışı ya da aydınlığı el yordamıyla bulmak gerektiğine inandın belki de kim bilir? Küçük pencerelerini zorlayan ışıkları sen red ettin 'o ışıkla yola mı çıkılır?' dediysen bir kez daha düşün! O ışığın olduğu yerde belki de büyük bir güneş vardır. Ya da sadece bir işarettir. Hani bir hikaye anlatılır. Bir rahip sel felaketinin ortasında bir tahtaya tutunmuş öylece beklemektedir. Onu kurtarmaya gelen herkese 'Tanrı bana yardımcı gönderecek' der. Sonunda orada boğularak oracıkta ölür. Ve diğer alemde Yaradan'a hesap sorar. 'Hani yardım gönderecektin ben sana çok dua ettim?' Yaradan seslenir 'Gelenleri kim gönderdi?' O an rahip bu nida ile kendini secdeye atar. *** Kurtulmak için beklediğin büyük bir mucize olabilir. Ama Yaradan'ın bu dünyada ki sistemi adına ister evren de istersen başka birşey senin mucize dilinde çalışmıyor. Önce senden küçük adımlar atmanı en azından o hayale inanmanı ve hiç tereddüt etmeden ona bırakmanı bekliyor. Secret kitabını sende okumuşsundur belki. Orada bir sırdan bahseder o sır şu alemin büyük bilgisayarının yazılımı işte. Eğer farkında olursan 'O bizim için kötü birşey dilemez' kötüye de olmayana da inan bizim içimizde ki öğrendiğimiz başka yolları göstermeyen o harita. Bırak o haritayı ve navigasyona geç.  Bağlan o ilahiden akana bakalım yolculuğun zannettiğin kadar yorucu mu? Artık zinciri kırmanın sence de zamanı gelmedi mi?
Ekleme Tarihi: 24 Aralık 2025 -Çarşamba

ZİNCİRİ KIRMAK

Hindistan'ın baharat kokan sokaklarında birlikte gezinmeye ne dersin?
Sen de benim gibi başka kültürlerden ilham almayı seviyorsan gel bence!
***
Yalnız Fil Tamim
Hindistan da fillerin taşıt olarak kullanıldığı devirlerde annesinden ayrılarak yavru filler evcilleştirilirdi.
Tamim de bu fillerden biriydi. Tamim büyüdü Onu ehlileştiren bakıcısı ise epeyce yaşlanmış bilge bir adamdı. Tamimi zaman zaman tutulduğu yerde ziyaret eder onu sevgi ve şefkatiyle kucaklardı.
Birgün Tamim göz yaşlarıyla ona bedenin tam ortasında ki kırbaç izlerini başı ile gösterdi.
Terbiyecisi Tamimi böyle görünce şefkatle yine sarıldı. Yaşlı adam Tamim'i bir kez bile vurmadan klasik bilinen bir yöntemle ehlileştirdiği için onu verdiği aileye biraz öfkeliydi ama kendi hayatı içinde son zamanlarının geldiğinin farkındaydı.
Yaşlı adam gibi ehil eğitimciler fil yavrusunu önce büyük zincirlere bağlar daha sonra fil kaçamayacağını anlayınca ince bir iple bile kaçmaya teşebbüs etmezdi. İnsan oğlu ne isterse itaat ederdi.
 
Tamim'de incecik bir ipin bile bağlı olmadığı  bu evin fili olarak itaat ediyordu. Sahibi her zorluk ve üzüntü de Tamim'i kırbaçlıyor üstüne onu çok yemek istediği için de dövüyordu. Tamim bir fildi onun koca cüssesinin yanında ona verilen gıda artık onu cansız cılız bir file çevirmişti.
Yaşlı adam filin bu halini her ziyaretinde gördükçe içi parçalanıyordu.
En son ziyaretinde Tamim'i daha cılız ve yara bere içinde görünce dayanamadı.
Filin kulağına eğildi ve fısıldadı.
 
Tamim birden ayağa kalktı. Tüm gücü ile büyük tahta kapıyı yıkıp hızla koşmaya başladı. Tamim'in ardından göz yaşlarıyla bakan adam secdeye kapanıp Yaradan'dan özür dilemeye başladı. Tamim'in sahibi olan adam bağıra çağıra yaşlı adama hakaretler yağdırırken filin ardından koşan adamları Tamim'in gözden kaybolduğunu görünce geri dönmek zorunda kaldı.
Yaşlı adamın halini gören evin hanımı başından beri yaşlı adamı izlemektedir. Adamın yanına yaklaşır onu yerden kaldırır. O da Tamim'e için için üzülenlerden biridir. Kendisininde Tamim'den farkı yoktur.
Yaşlı adama "İhtiyar ne dedinde filin aklı başına geldi."
Yaşlı adam üstünün başının tozunu silkelerken kadına cevap verdi.
"Zincirin kırıldı. Dedim"
Kadın o an elini başına götürüp kırılan bahçe kapısından koşarak çıktı.
Yaşlı adam gülümsedi. Eline aldığı bir sopayla ağır adımlarla yoluna koyulur.
***
Bu küçük hikaye öğrenilmiş çaresizlik kuramının fil metaforundan yola çıkarak senin için yazdığım bir hikaye.
Bazen senin de var olmayan zincirlerini çok ciddiye aldığın oldu mu?
Ümitsizlik dehliziyle gelen küçük fırsatları görmediğin, gücünü ötelediğin zamanlar peki?
Ben de öyle düşünmüştüm!
Peki nedir bu öğrenilmiş çaresizlik;
O bir çok kez denedin ama başaramadın, bazen de başardın ama yetmedi.
Çünkü sana öğretilen yani öğrendiğin, bildiğin tek yol buydu.
Herşeyin mümkün olduğunu duymak bile incitti seni.
Çıkışı ya da aydınlığı el yordamıyla bulmak gerektiğine inandın belki de kim bilir?
Küçük pencerelerini zorlayan ışıkları sen red ettin 'o ışıkla yola mı çıkılır?' dediysen bir kez daha düşün!
O ışığın olduğu yerde belki de büyük bir güneş vardır. Ya da sadece bir işarettir.
Hani bir hikaye anlatılır.
Bir rahip sel felaketinin ortasında bir tahtaya tutunmuş öylece beklemektedir.
Onu kurtarmaya gelen herkese 'Tanrı bana yardımcı gönderecek' der. Sonunda orada boğularak oracıkta ölür. Ve diğer alemde Yaradan'a hesap sorar. 'Hani yardım gönderecektin ben sana çok dua ettim?'
Yaradan seslenir 'Gelenleri kim gönderdi?'
O an rahip bu nida ile kendini secdeye atar.
***
Kurtulmak için beklediğin büyük bir mucize olabilir.
Ama Yaradan'ın bu dünyada ki sistemi adına ister evren de istersen başka birşey senin mucize dilinde çalışmıyor.
Önce senden küçük adımlar atmanı en azından o hayale inanmanı ve hiç tereddüt etmeden ona bırakmanı bekliyor.
Secret kitabını sende okumuşsundur belki.
Orada bir sırdan bahseder o sır şu alemin büyük bilgisayarının yazılımı işte.
Eğer farkında olursan 'O bizim için kötü birşey dilemez' kötüye de olmayana da inan bizim içimizde ki öğrendiğimiz başka yolları göstermeyen o harita.
Bırak o haritayı ve navigasyona geç. 
Bağlan o ilahiden akana bakalım yolculuğun zannettiğin kadar yorucu mu?
Artık zinciri kırmanın sence de zamanı gelmedi mi?
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396