Nur Cihan ÖRNEK - Eğitim Uzm.
Köşe Yazarı
Nur Cihan ÖRNEK - Eğitim Uzm.
 

Z Kuşağı Gerçekten “Zor” mu, Yoksa Biz mi Anlamıyoruz?

“Hocam, bunlar çok zor.” Öğretmenler odasında, veli toplantılarında, sosyal medyada en sık duyduğumuz cümlelerden biri bu. Bahsedilen “bunlar” ise Z kuşağı. Sorgulayan, çabuk sıkılan, otoriteyle mesafeli, ekrana gömülü, sabırsız… Liste uzayıp gidiyor. Peki gerçekten zor olan onlar mı, yoksa değişen dünyada bizim anlama konforumuz mu bozuldu? Her kuşak, kendinden sonrakini eleştirerek yaşlanır. Dün X kuşağı Y’yi anlamıyordu, bugün Y kuşağı Z’den şikâyetçi. Ama burada durup samimiyetle sormamız gereken bir soru var: Z kuşağını bugünün koşullarından bağımsız değerlendirebilir miyiz? Aynı okul, farklı dünya Z kuşağı aynı sınıflarda okuyor olabilir ama bizim çocukluğumuzun dünyasında yaşamıyor. Biz “bilgiye ulaşmak” için ansiklopedi karıştırırken, onlar bilgiyi cebinde taşıyor. Biz “sus ve dinle” ile büyürken, onlar “neden?” diye sormaya alışkın. Bizim için otorite doğal bir kabuldü, onlar için ise ikna edilmesi gereken bir şey. Bu yüzden Z kuşağına “saygısız” demek kolay. Oysa çoğu zaman saygısız değil; itaat etmiyor. Aradaki farkı görmediğimizde çatışma kaçınılmaz oluyor. “İlgisiz” değil, seçici Z kuşağı ders dinlemiyor mu? Dinliyor ama anlamlı bulduğunu dinliyor. Uzun uzun anlatılan ama hayata değmeyen konular karşısında zihinsel olarak sınıftan çıkıyorlar. Bu bir tembellik değil; bu bir filtreleme mekanizması. Dijital dünyada büyüyen bir beyin, gereksiz gördüğü bilgiye tahammül etmiyor. Bu noktada soru şu olmalı: “Bu çocuk neden derse ilgisiz?” değil, “Bu ders çocuk için neden anlamsız?” Duygusal olarak yorgun bir kuşak Z kuşağı sadece teknolojiyle değil; belirsizlikle, kaygıyla, karşılaştırmayla büyüyor. Sosyal medyada kusursuz hayatlara bakıp kendi eksiklerini büyütüyorlar. Başarı baskısı, gelecek kaygısı, ekonomik belirsizlik… Tüm bunların ortasında “motivasyonsuz” diye etiketlenmeleri haksızlık değil mi? Birçok Z kuşağı öğrencisi yüksek sesle şunu söylüyor aslında: “Beni notlarımla değil, insan olarak görün.” Öğretmenlik burada başlıyor Z kuşağını anlamak, öğretmenlik konfor alanını terk etmeyi gerektiriyor. Daha az konuşup daha çok dinlemeyi. Bilgiyi aktaran değil, anlam kuran olmayı. Sınıfta mutlak otorite değil, güvenilir rehber olmayı. Bu kuşak, kendisine tepeden bakanı değil;  samimi olanı,  adil olanı,  “bilmiyorum” demekten korkmayanı,  kendisini ciddiye alanı seviyor. Ve evet, bu kolay değil. Ama öğretmenlik hiçbir zaman kolay olmamıştı. Belki de sorun soru cümlesinde “Z kuşağı zor mu?” diye sorduğumuzda, merkezde çocuklar var. Oysa belki de soruyu şöyle değiştirmeliyiz: “Değişen çocuklara rağmen değişmeyen eğitim anlayışı zorlanıyor olabilir mi?” Z kuşağı bozuk değil. Onlar, içinde yaşadıkları çağın aynası. Aynaya bakıp kusuru camda aramak yerine, görüntüyü anlamaya çalışmak gerekiyor. Belki de asıl mesele şu: Z kuşağı bizi zorlamıyor. Bizi dönüştürmeye zorluyor. Ve eğitim, zaten tam da bunun adı değil mi?
Ekleme Tarihi: 06 Şubat 2026 -Cuma

Z Kuşağı Gerçekten “Zor” mu, Yoksa Biz mi Anlamıyoruz?

Hocam, bunlar çok zor.”
Öğretmenler odasında, veli toplantılarında, sosyal medyada en sık duyduğumuz cümlelerden biri bu. Bahsedilen “bunlar” ise Z kuşağı. Sorgulayan, çabuk sıkılan, otoriteyle mesafeli, ekrana gömülü, sabırsız… Liste uzayıp gidiyor. Peki gerçekten zor olan onlar mı, yoksa değişen dünyada bizim anlama konforumuz mu bozuldu?
Her kuşak, kendinden sonrakini eleştirerek yaşlanır. Dün X kuşağı Y’yi anlamıyordu, bugün Y kuşağı Z’den şikâyetçi. Ama burada durup samimiyetle sormamız gereken bir soru var:
Z kuşağını bugünün koşullarından bağımsız değerlendirebilir miyiz?
Aynı okul, farklı dünya
Z kuşağı aynı sınıflarda okuyor olabilir ama bizim çocukluğumuzun dünyasında yaşamıyor. Biz “bilgiye ulaşmak” için ansiklopedi karıştırırken, onlar bilgiyi cebinde taşıyor. Biz “sus ve dinle” ile büyürken, onlar “neden?” diye sormaya alışkın. Bizim için otorite doğal bir kabuldü, onlar için ise ikna edilmesi gereken bir şey.
Bu yüzden Z kuşağına “saygısız” demek kolay. Oysa çoğu zaman saygısız değil; itaat etmiyor. Aradaki farkı görmediğimizde çatışma kaçınılmaz oluyor.
“İlgisiz” değil, seçici
Z kuşağı ders dinlemiyor mu? Dinliyor ama anlamlı bulduğunu dinliyor. Uzun uzun anlatılan ama hayata değmeyen konular karşısında zihinsel olarak sınıftan çıkıyorlar. Bu bir tembellik değil; bu bir filtreleme mekanizması. Dijital dünyada büyüyen bir beyin, gereksiz gördüğü bilgiye tahammül etmiyor.
Bu noktada soru şu olmalı:
“Bu çocuk neden derse ilgisiz?” değil,
“Bu ders çocuk için neden anlamsız?”
Duygusal olarak yorgun bir kuşak
Z kuşağı sadece teknolojiyle değil; belirsizlikle, kaygıyla, karşılaştırmayla büyüyor. Sosyal medyada kusursuz hayatlara bakıp kendi eksiklerini büyütüyorlar. Başarı baskısı, gelecek kaygısı, ekonomik belirsizlik… Tüm bunların ortasında “motivasyonsuz” diye etiketlenmeleri haksızlık değil mi?
Birçok Z kuşağı öğrencisi yüksek sesle şunu söylüyor aslında:
“Beni notlarımla değil, insan olarak görün.”
Öğretmenlik burada başlıyor
Z kuşağını anlamak, öğretmenlik konfor alanını terk etmeyi gerektiriyor. Daha az konuşup daha çok dinlemeyi. Bilgiyi aktaran değil, anlam kuran olmayı. Sınıfta mutlak otorite değil, güvenilir rehber olmayı.
Bu kuşak, kendisine tepeden bakanı değil;
 samimi olanı,
 adil olanı,
 “bilmiyorum” demekten korkmayanı,
 kendisini ciddiye alanı seviyor.
Ve evet, bu kolay değil. Ama öğretmenlik hiçbir zaman kolay olmamıştı.
Belki de sorun soru cümlesinde
“Z kuşağı zor mu?” diye sorduğumuzda, merkezde çocuklar var.
Oysa belki de soruyu şöyle değiştirmeliyiz:
“Değişen çocuklara rağmen değişmeyen eğitim anlayışı zorlanıyor olabilir mi?”
Z kuşağı bozuk değil. Onlar, içinde yaşadıkları çağın aynası. Aynaya bakıp kusuru camda aramak yerine, görüntüyü anlamaya çalışmak gerekiyor.
Belki de asıl mesele şu:
Z kuşağı bizi zorlamıyor.
Bizi dönüştürmeye zorluyor.
Ve eğitim, zaten tam da bunun adı değil mi?
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396