Gündelik Hayatta Yabancılaşma
Merhaba sevgili okur,
Mega kentte her sabah ve akşam insanların yüzlerinde hüzün vücutları yorgun bir şekilde koşuşturmalarına şahit olmuşsundur, eğer dikkat ettiysen insanlar yabancılaşmış...hadi gel biraz konuyu açalım...
Marx’a Göre Yabancılaşmanın Anlamı
Marx, bir kişinin sağlık ve esenlik duygusunda kalmasının, kendini kavramasının ya da sosyal kimliğini oluşturmasının kilit bileşeninin emek olduğunu savunur. Bu esenlik duygusunun yitirilmesine ve kimlik bunalımının ortaya çıkmasına ise yabancılaşma adını vermiştir. Yani ona göre yabancılaşma bireysel ve toplumsal üretim süreçleriyle kurulan doğal bağların yitirilmesidir.
Kapitalist Düzen ve Ürüne Yabancılaşma
Marx, bireyin yabancılaşmasını kapitalizme özgü olduğunu vurgulayarak, kapitalist üretimin ve bu üretim ilişkilerinin burjuvazi’nin elinde işçiyi insanlıktan uzaklaştırdığını savunur. Marx’a göre kapitalist düzende işçi kendi ürettiği ürüne sahip olamayarak ürüne yabancılaşır.
Üretim Süreci ve Emeğe Yabancılaşma
Bu düzen tıpkı bir makinanın çarkları gibi birbirini etkileyen zorunlu bir süreçtir. İşçi ise bu çarkın bir dişlisi olarak zorunlu bir şekilde sürece katılır. Bu zorunluluktan dolayı süreç ruhsuz ve acı verici olur. Bu acı verici süreçte işçi; üretim etkinliğine yani emeğin veya sürecin kendisine de yabancılaşır.
Özgürlükten Yoksun Üretim ve Kendine Yabancılaşma
Marx’a göre üretim süreci şeffaf ve rasyonel olmalıdır. Yani işçi üretim sürecine kendi özgür iradesiyle bilinçli bir şekilde katılmalıdır. Ancak kapitalist sistem bu özgürlük hakkını işçiye tanımayarak; onu adeta kurulmuş bir makine haline getirmiştir. Üretim sürecine özgür ve bilinçli bir şekilde katılamayan birey kendi özüne de yabancılaşmıştır.
İnsanın İnsana ve Topluma Yabancılaşması
İnsanın kendisine, ürüne ve üretim sürecine yabancılaşmasının bir sonucu olarak insanın insana yabancılaşması veya insanın topluma yabancılaşması ortaya çıkar. Marx’a göre toplumsal yabancılaşma: Bireyin, kendi varlığının gerçek hayattaki görünümüne uygun düşen bir toplumsal zeminden yoksun kalması anlamına gelir. Yine bu düzende diğer tüm bireyler; ucuz iş gücü ve iş bulma kaygısından dolayı bireyin rakibidir.
Fetişizm ve Gerçeğin Gizlenmesi
Toplumsal yabancılaşmanın daha ileri bir boyutu ise marx’a göre her türden fetişizmdir. Marx’ın “fetişler” olarak nitelediği ise insanların kafayı taktıkları ve yeri gelince gerçeği anlamalarına engel olan putlar olarak görür. Ona göre İşçi sınıfının sömürüldüğü gerçeğini insanların anlamalarını önleyen işte bu fetişlerdir.
Yabancılaşmanın Zorunlu Sonu ve Kominizm
Marx’a göre yabancılaşma kapitalist düzenin zorunlu bir sonucudur. Bu sistemde birey; ürüne, emeğe(üretim süreci), kendisine ve topluma yabancılaşır. Bunun ortadan kalkması ise sonraki yüz yılda işçi sınıfının birleşerek üretim araçlarına el koymasıyla mümkün olacaktır. Bu yeni düzende özel mülkiyetin ortadan kaldırması ve tüm üretim araçlarının ortak mülkiyeti sonucunda kominizm kurulacaktır.
Modern Toplumda Yabancılaşma ve Sonuç
Öncelikle şunu belirtmekte fayda vardır; marx’ın öngörüde bulunduğu tüm işçilerin birleşerek üretim araçlarına el koyduğu ve ortak mülkiyetin hakim olduğu kominal düzen 20. yüz yılda gerçekleşmemiştir.
Sonuç olarak modern toplumda metropolde işçi sabahın erken saatlerinde işe gitmek için yola çıkarken eşi ve çocuklar uyuyordur...iş yerinde üretim bandının başında ve yoğun iş bölümünden dolayı sürecin bir bölümüne vakıfken diğerlerine yabancıdır..., işçinin maaşı ürettiği ürünün çok çok altındadır. Dolayısıyla işçi ürüne talip olduğunda alamaz ve nihayetinde ürüne de yabancılaşır...,yoğun mesaiden sonra işçi evine, eşine ve çocuklarına zaman ayıramaz topluma yabancılaşır. Bundan dolayı sadece üretim için çalışır ruhsal ve bedensel sağlığını kaybederek kendisine yabancılaşır.
Toplumsal Sonuç
Bu nedenle modern toplumdaki yabancılaşmanın sonucunda ilgisiz çocuklar, sorunlu bireyi, sorunlu birey, huzursuz toplumu, huzursuz toplum ise hasta toplumu ortaya çıkarır...
Sevgilerimle..