Kurban Duran- Felsefe/çocuk gelişimi
Köşe Yazarı
Kurban Duran- Felsefe/çocuk gelişimi
 

ANTİK YUNAN’DA FELSEFE NEDEN FİLİZLENDİ?

Bazen bir düşüncenin doğması için sessizlik gerekir. Oysa felsefeye baktığımızda, en çok gürültünün içinde doğmuştur; pazar yerlerinin uğultusunda, gemilerin limanlara yanaştığı anlarda, farklı lisanların birbirleriyle iletişime geçtiği sokaklarda… İşte tüm bu gürültünün içinde felsefe ilk kez Antik Yunan’da kök saldı. O dönemin devlet yapısına baktığımızda, burada bir imparatorluk yoktu; birbirinden bağımsız şehir devletlerinden oluşuyordu: Atina, Sparta, Ela, Asos ve diğerleri… Bu şehir devletleri bir zayıflık değil, düşüncenin özgürleşmesi için bir fırsattı. Çünkü tek bir otoritenin mutlak doğruları yoktu. Dolayısıyla her şehir ve her insan, kendi doğrusunu söyleme ve tartışma cesaretine sahipti. Oysa tartışma, felsefenin en verimli toprağıdır. Bir başka neden ise coğrafyaydı. Bu coğrafya, ticaretin kilit noktasıydı. Ticaret geliştikçe farklı kültürlerle temas arttı. Mısır’dan, Mezopotamya’dan gelen bilgiler burada sorgulandı; Avrupa’dan gelen bilgiler de oralara taşındı. Bilginin bu yer değiştirmesi sadece bir aktarım değildi; aynı zamanda değişim, dönüşüm ve sorgulamaydı. Ama belki de en önemli etken şuydu: İnsanlar inanmakla yetinmedi, anlamak istedi. Doğayı yalnızca tanrılarla ve doğaüstü güçlerle açıklamak yerine akılla açıklamaya yöneldiler. Thales, suyun her şeyin özü olduğunu söylerken aslında ilk kez sistemli bir düşünce ortaya koyuyordu. Sokrates ise sokaklarda dolaşarak erdem, iyilik ve bilgelik üzerine sorular sorarak felsefenin sorularda olduğunu gösterdi. Nihayetinde felsefenin Antik Yunan’da gelişmesi bir mucize değildi. Bu; özgür tartışma ortamının, kültürel etkileşimin, merakın ve ekonomik bağımsızlığın doğal sonucuydu. Yani İnsanların “neden?” diye sormaktan korkmadığı bir yerde felsefe başlar. Bugün kendimize baktığımızda ise şu soruyu sormamız gerekiyor: Biz soruyor muyuz, yoksa düşünmenin zahmetinden mi kaçıyoruz? Çünkü felsefe her ne kadar bir coğrafyada başlamış olsa da oraya ait kalmamıştır. Felsefe, soru sorma cesareti gösteren herkesin içinde yaşamaya devam eder.    

ANTİK YUNAN’DA FELSEFE NEDEN FİLİZLENDİ?

Bazen bir düşüncenin doğması için sessizlik gerekir. Oysa felsefeye baktığımızda, en çok gürültünün içinde doğmuştur; pazar yerlerinin uğultusunda, gemilerin limanlara yanaştığı anlarda, farklı lisanların birbirleriyle iletişime geçtiği sokaklarda… İşte tüm bu gürültünün içinde felsefe ilk kez Antik Yunan’da kök saldı.

O dönemin devlet yapısına baktığımızda, burada bir imparatorluk yoktu; birbirinden bağımsız şehir devletlerinden oluşuyordu: Atina, Sparta, Ela, Asos ve diğerleri… Bu şehir devletleri bir zayıflık değil, düşüncenin özgürleşmesi için bir fırsattı. Çünkü tek bir otoritenin mutlak doğruları yoktu. Dolayısıyla her şehir ve her insan, kendi doğrusunu söyleme ve tartışma cesaretine sahipti. Oysa tartışma, felsefenin en verimli toprağıdır.

Bir başka neden ise coğrafyaydı. Bu coğrafya, ticaretin kilit noktasıydı. Ticaret geliştikçe farklı kültürlerle temas arttı. Mısır’dan, Mezopotamya’dan gelen bilgiler burada sorgulandı; Avrupa’dan gelen bilgiler de oralara taşındı. Bilginin bu yer değiştirmesi sadece bir aktarım değildi; aynı zamanda değişim, dönüşüm ve sorgulamaydı.

Ama belki de en önemli etken şuydu: İnsanlar inanmakla yetinmedi, anlamak istedi. Doğayı yalnızca tanrılarla ve doğaüstü güçlerle açıklamak yerine akılla açıklamaya yöneldiler. Thales, suyun her şeyin özü olduğunu söylerken aslında ilk kez sistemli bir düşünce ortaya koyuyordu. Sokrates ise sokaklarda dolaşarak erdem, iyilik ve bilgelik üzerine sorular sorarak felsefenin sorularda olduğunu gösterdi.

Nihayetinde felsefenin Antik Yunan’da gelişmesi bir mucize değildi. Bu; özgür tartışma ortamının, kültürel etkileşimin, merakın ve ekonomik bağımsızlığın doğal sonucuydu. Yani İnsanların “neden?” diye sormaktan korkmadığı bir yerde felsefe başlar.

Bugün kendimize baktığımızda ise şu soruyu sormamız gerekiyor: Biz soruyor muyuz, yoksa düşünmenin zahmetinden mi kaçıyoruz? Çünkü felsefe her ne kadar bir coğrafyada başlamış olsa da oraya ait kalmamıştır. Felsefe, soru sorma cesareti gösteren herkesin içinde yaşamaya devam eder.

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.