Yapay Zeka yalnızca bir teknolojik gelişme alanı değil, aynı zamanda derin felsefi problemleri de beraberinde getiren bir alandır. Bu teknolojik gelişmenin temellerini Antik Çağa kadar götürebiliriz. Zihin felsefesi, bilinç, epistemoloji gibi felsefe kavramlarını ve felsefi disiplinlerinin bir çok problemini de içerisinde barındırır.
Felsefi Dayanaklar ve Filozoflar
Makinelerin düşünebilir olup olmayacağını, herhangi bir iradeye sahip olup olamayacağını ve en önemlisi etik bir takım sorumluluklarının olup olamayacağını geçmiş yüz yıllarda pek çok filozof ele almıştır. Bunlardan bazıları: Aristoteles, Descartes, Leibniz, T. Hobbes’tur.
- Descartes: Varlığın iki farklı tözden veya cevherden meydana geldiğini savunur. Bu Descartes'ın zihin beden dualizmidir. O, zihin ve bedenin tamamen farklı özlere sahip olduğunu, bundan dolayı birbirinden bağımsız olarak var olabileceklerini, ayrıca yer kaplayan tözün düşünemeyeceğini ve düşünen tözün de yer kaplayamayacağını savunmuştur.
- Leibniz: 17. yüzyıl filozofu olan Leibniz’in "Mantık Kalkülüsü" kavramı; düşünceleri matematiksel bir kesinlikle hesaplanabilir hale getirecek evrensel bir mantıksal hesaplama çerçevesini ifade eder. Onun bu sistemi kavramları sembollerle ifade eden bir yazılım sistemi ve aslında bir akıl hesaplayıcısıydı. Bu kavram düşüncenin de mekanikleşmesini öngörüyordu. Leibniz’in bu düşüncesi Ütopya olarak kalsa da bilgisayar bilimi ve yapay zekanın da geçmişteki büyük dayanağıdır.
- T. Hobbes: Leviathan adlı ünlü eserinde akıl kavramını mekanik ve matematiksel bir süreç olarak tanımlar. Ona göre akıl; düşüncelerimizi ifade etmek için kullandığımız genel adların hesaplanmasıdır. Hobbes’a göre insan, akıl yürüttüğünde yalnızca parçaları toplayarak bir toplam elde eder.
Yapay Zekanın Etik Problemleri
Yapay Zeka teknolojisi hızlı bir şekilde gelişimini sürdürürken diğer yandan etik problemleri de beraberinde getirmiştir. Başlıca problemler şöyle özetlenebilir:
- İş Kaybı Ve İşsizlik Problemi: Yapay zekanın gelişmesi ile birlikte birçok sektörde otomasyon sistemi kitlesel işsizlik yaratabilir ve sonucunda gelir eşitsizliğini artırır. Bu durum Marx’ın vurguladığı "yabancılaşma" kavramıyla yakından ilişkilidir.
- Kişisel Manipülasyon: Yapay Zeka topladığı yanlı veya yanlış algoritmalarla kararlarımızı etkileyebilir; bireyin özgür iradesi ve özerkliği tehdit edilmiş olabilir. Özellikle rızasız görüntü alma ve kişi mahremiyeti ihlalleri bu kapsamdadır.
- Varoluşsal Risk: Güçlü Yapay Zeka teknolojisi belli bir noktadan sonra insanlığı tehdit edebilir. Maksimum fayda peşinde koşarken insani değerleri göz ardı edebilir.
- Sorumluluk Problemi: Gelişmiş Yapay Zeka teknolojisi birçok savunma sanayinde kullanılmaktadır. Bundan dolayı hatalı karar verebilir ve savaş teknolojisinde büyük riskler oluşturabilir.
Bu filozofların düşünceleri büyük ölçüde bilgisayar ve yapay zeka teknolojisine yol gösterici olmuştur.