Beyzanur Tezcan  - Psikolog/ Yazar
Köşe Yazarı
Beyzanur Tezcan - Psikolog/ Yazar
 

Hep Birinin Bizi Kurtarmasını Bekliyoruz — Ama Psikolojik İyileşme Böyle Başlamıyor

Birçok insan zorlandığında benzer bir beklentiye girer: Birinin gelmesi, her şeyi anlaması ve yükü hafifletmesi. Sanki doğru kişi, doğru ilişki ya da doğru koşul ortaya çıktığında içsel karmaşa kendiliğinden çözülecekmiş gibi. Bu beklenti çoğu zaman fark edilmez. Masum görünür. Ancak psikoloji açısından bakıldığında, bu tutum bireyin iyilik halini erteleyen önemli bir örüntüye işaret eder. Beklemek Nereden Öğrenilir? Psikolojik olarak bireyin zorlayıcı duygularla baş etme kapasitesi çocuklukta şekillenir. Çocuk, yoğun duygular yaşadığında bu duyguların ebeveyn tarafından fark edilmesi, adlandırılması ve yatıştırılması gerekir. Bu süreç duygusal düzenleme becerisinin temelini oluşturur. Ancak çocuklukta bu düzenleme yeterince sağlanmadığında, kişi şu inancı geliştirir: “Bu duyguyla tek başıma kalamam.” Bu inanç yetişkinlikte bilinçli bir düşünce olarak değil, bir bekleyiş hali olarak ortaya çıkar. Zorlanınca biri gelsin, bir şey olsun, bir ilişki başlasın… ve her şey düzelsin. Yetişkinlikte Bu Örüntü Nasıl Devam Eder? Yetişkin birey bu noktada çoğu zaman sevgi aradığını düşünür. Oysa aranan şey çoğu zaman sevgi değil, duygusal düzenlemenin dışarıdan sağlanmasıdır. Bağlanma kuramı çerçevesinde bakıldığında, bu durum özellikle kaygılı ya da güvensiz bağlanma örüntülerinde sık görülür. Kişi, kendi duygusal yükünü taşıyabilmekte zorlandığında, bunu bir ilişki üzerinden telafi etmeye çalışır. Bu da şu sonuçlara yol açabilir: Sağlıksız ilişkilerde kalmak Sınır koymakta zorlanmak Gitmesi gereken yerde beklemek İyilik halini başkasının varlığına bağlamak Bu noktada birey aktif bir özne olmaktan çıkar, pasif bir bekleyici konumuna geçer. Neden Zararlıdır? Psikolojik iyilik hali, bireyin kendi duygularıyla temas edebilmesi ve bu duyguların sorumluluğunu alabilmesiyle mümkündür. Bu sorumluluk sürekli dışarıya verildiğinde kişi, yaşamının kontrolünü de farkında olmadan başkalarına bırakır. Bu durum: Ertelemeye Bağımlı ilişki dinamiklerine Tekrarlayan hayal kırıklıklarınaz emin hazırlar. Çünkü beklenti değişmez: “Biri gelirse her şey düzelecek.” Psikolojide İyileşme Nerede Başlar? İyileşme çoğu zaman zor bir farkındalıkla başlar: Kimsenin gelmeyeceğini kabul etmekle. Bu kabul ilk anda yalnızlık hissi yaratabilir. Ancak aynı zamanda bireyin kendi gücüyle temas etmesini sağlar. Bu noktada önemli bir ayrım vardır: Yardım almak ile kurtarılmayı beklemek aynı şey değildir. Yardım almak, bireyin kendi sorumluluğunu koruyarak destek talep etmesidir. Kurtarılmayı beklemek ise sorumluluğu tamamen dışarıya devretmektir. Terapi Bu Süreçte Nerededir? Terapi de bir “kurtarma” alanı değildir. Terapist danışanın yerine hissetmez, onun yerine karar vermez ya da yükünü taşımaz. Sadece eşlik eder. Terapi sürecinde amaç, bireyin kendi duygularını fark edebilmesi, bu duygularla kalabilmesi ve düzenleyebilme kapasitesini geliştirmesidir. Yani dışsal düzenlemeden içsel düzenlemeye geçiştir. Asıl Güç Nerede Başlar? Psikolojik güç, kimseye ihtiyaç duymamak değildir. Aksine, ihtiyaçlarını fark edebilmek ama bu ihtiyaçların sorumluluğunu alabilmektir. Asıl güç, şurada başlar: Kimse gelmeyecek ama ben buradayım. Bu noktaya gelebilen birey, ilişkilerinde daha sağlıklı sınırlar kurabilir. Bağımlı değil, bağlı olabilir. Çünkü artık iyileşmesini beklemiyordur. İyileşmenin aktif bir parçasıdır.  Kısa not Bu yazıda ele alınan örüntüler, bağlanma kuramı ve duygusal düzenleme süreçleri çerçevesinde değerlendirilmiştir
Ekleme Tarihi: 22 Ocak 2026 -Perşembe

Hep Birinin Bizi Kurtarmasını Bekliyoruz — Ama Psikolojik İyileşme Böyle Başlamıyor

Birçok insan zorlandığında benzer bir beklentiye girer: Birinin gelmesi, her şeyi anlaması ve yükü hafifletmesi. Sanki doğru kişi, doğru ilişki ya da doğru koşul ortaya çıktığında içsel karmaşa kendiliğinden çözülecekmiş gibi.

Bu beklenti çoğu zaman fark edilmez. Masum görünür. Ancak psikoloji açısından bakıldığında, bu tutum bireyin iyilik halini erteleyen önemli bir örüntüye işaret eder.

Beklemek Nereden Öğrenilir?

Psikolojik olarak bireyin zorlayıcı duygularla baş etme kapasitesi çocuklukta şekillenir. Çocuk, yoğun duygular yaşadığında bu duyguların ebeveyn tarafından fark edilmesi, adlandırılması ve yatıştırılması gerekir.

Bu süreç duygusal düzenleme becerisinin temelini oluşturur. Ancak çocuklukta bu düzenleme yeterince sağlanmadığında, kişi şu inancı geliştirir: “Bu duyguyla tek başıma kalamam.”

Bu inanç yetişkinlikte bilinçli bir düşünce olarak değil, bir bekleyiş hali olarak ortaya çıkar. Zorlanınca biri gelsin, bir şey olsun, bir ilişki başlasın… ve her şey düzelsin.

Yetişkinlikte Bu Örüntü Nasıl Devam Eder?

Yetişkin birey bu noktada çoğu zaman sevgi aradığını düşünür. Oysa aranan şey çoğu zaman sevgi değil, duygusal düzenlemenin dışarıdan sağlanmasıdır.

Bağlanma kuramı çerçevesinde bakıldığında, bu durum özellikle kaygılı ya da güvensiz bağlanma örüntülerinde sık görülür. Kişi, kendi duygusal yükünü taşıyabilmekte zorlandığında, bunu bir ilişki üzerinden telafi etmeye çalışır.

Bu da şu sonuçlara yol açabilir:

Sağlıksız ilişkilerde kalmak Sınır koymakta zorlanmak Gitmesi gereken yerde beklemek İyilik halini başkasının varlığına bağlamak

Bu noktada birey aktif bir özne olmaktan çıkar, pasif bir bekleyici konumuna geçer.

Neden Zararlıdır?

Psikolojik iyilik hali, bireyin kendi duygularıyla temas edebilmesi ve bu duyguların sorumluluğunu alabilmesiyle mümkündür.

Bu sorumluluk sürekli dışarıya verildiğinde kişi, yaşamının kontrolünü de farkında olmadan başkalarına bırakır.

Bu durum:

Ertelemeye Bağımlı ilişki dinamiklerine Tekrarlayan hayal kırıklıklarınaz emin hazırlar.

Çünkü beklenti değişmez: “Biri gelirse her şey düzelecek.”

Psikolojide İyileşme Nerede Başlar?

İyileşme çoğu zaman zor bir farkındalıkla başlar: Kimsenin gelmeyeceğini kabul etmekle.

Bu kabul ilk anda yalnızlık hissi yaratabilir. Ancak aynı zamanda bireyin kendi gücüyle temas etmesini sağlar.

Bu noktada önemli bir ayrım vardır: Yardım almak ile kurtarılmayı beklemek aynı şey değildir.

Yardım almak, bireyin kendi sorumluluğunu koruyarak destek talep etmesidir. Kurtarılmayı beklemek ise sorumluluğu tamamen dışarıya devretmektir.

Terapi Bu Süreçte Nerededir?

Terapi de bir “kurtarma” alanı değildir. Terapist danışanın yerine hissetmez, onun yerine karar vermez ya da yükünü taşımaz. Sadece eşlik eder.

Terapi sürecinde amaç, bireyin kendi duygularını fark edebilmesi, bu duygularla kalabilmesi ve düzenleyebilme kapasitesini geliştirmesidir.

Yani dışsal düzenlemeden içsel düzenlemeye geçiştir.

Asıl Güç Nerede Başlar?

Psikolojik güç, kimseye ihtiyaç duymamak değildir. Aksine, ihtiyaçlarını fark edebilmek ama bu ihtiyaçların sorumluluğunu alabilmektir.

Asıl güç, şurada başlar: Kimse gelmeyecek ama ben buradayım.

Bu noktaya gelebilen birey, ilişkilerinde daha sağlıklı sınırlar kurabilir. Bağımlı değil, bağlı olabilir.

Çünkü artık iyileşmesini beklemiyordur. İyileşmenin aktif bir parçasıdır.

 Kısa not

Bu yazıda ele alınan örüntüler, bağlanma kuramı ve duygusal düzenleme süreçleri çerçevesinde değerlendirilmiştir

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396