Zihnin Gürültüsünden Bedenin Sessizliğine: Somatik Farkındalık
Zihnin Gürültüsünden Bedenin Sessizliğine: Somatik Farkındalık
Uzman Klinik Psikolog Oktay Tuna, modern yaşamın bireyleri bedenden kopardığını vurgulayarak, somatik farkındalığın psikolojik iyileşmedeki rolüne dikkat çekiyor.
Modern yaşamın bireyleri zihne hapseden yapısına işaret eden Uzman Klinik Psikolog Oktay Tuna, psikoloji alanında giderek daha fazla önem kazanan “somatik farkındalık” kavramını ele aldı. Tuna, bedenin stres ve travmaya verdiği tepkilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Uzman Klinik Psikolog Oktay Tuna’nın konuya ilişkin değerlendirmesi şöyle:
Modern yaşam bizi adeta “bedeni olan birer kafa” olarak yaşamaya zorluyor. Gün boyu ekranlara bakıyor, analiz ediyor, planlıyor ve geleceğin kaygısıyla geçmişin pişmanlığı arasında mekik dokuyoruz. Ancak çoğumuzun gözden kaçırdığı bir gerçek var: Zihnimiz bize hikayeler anlatabilir, bizi yanıltabilir ama bedenimiz asla yalan söylemez.
Psikoloji dünyasında son yıllarda daha yüksek sesle konuşmaya başladığımız “Somatik Farkındalık”, iyileşmenin sadece konuşarak değil, hissetmeye cesaret ederek başladığını savunur.
Çünkü sinir sistemimiz, yaşadığımız stresi ve travmaları sadece anılarımızda değil, dokularımızda da saklar. Hiç nedenini anlamadığınız bir mide yanması yaşadınız mı?
Ya da omuzlarınızın sanki görünmez bir yük taşıyormuşçasına kulaklarınıza yaklaştığını fark ettiniz mi? İşte bunlar, bedenin “Artık beni duy!” deme şeklidir.
Öfke çenede sıkışır, kaygı karın boşluğuna yerleşir, ifade edilememiş keder ise göğüs kafesine bir ağırlık gibi çöker. Eğer sürekli bir “tetikte olma” haliyle yaşıyorsanız, bu sadece düşüncelerinizle ilgili değil, sinir sisteminizin hala bir tehlike anında takılı kalmasıyla ilgilidir.
İyileşme, bu fiziksel duyumları birer “düşman” olarak değil, birer “mesaj” olarak kabul ettiğimizde başlar.
Şu an bu satırları okurken küçük bir mola verin. Ayak tabanlarınızın yerle temasını hissedin.
Omuzlarınızı nazikçe serbest bırakın ve derin bir nefes alıp verirken tüm ağırlığınızı oturduğunuz yere bırakın. Sinir sisteminize “Şu an güvendeyim” mesajını göndermek bazen binlerce kelimeden daha etkilidir.
Unutmayın; zihniniz sustuğunda bedeniniz konuşmaya başlar. Onu dinlemeye hazır mısınız?
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.