Uçamayanların Unuttuğu Bir Hikaye: Stj. Psk. Dilara Korkut’tan Dönüşüm Analizi

PSİKOLOJİ 29.01.2026 - 14:07, Güncelleme: 29.01.2026 - 14:12 783 kez okundu.
 

Uçamayanların Unuttuğu Bir Hikaye: Stj. Psk. Dilara Korkut’tan Dönüşüm Analizi

Stj. Psk. Dilara Korkut, modern insanın "durma" ve "dönüşme" sancılarını mercek altına alan çarpıcı bir değerlendirmede bulundu.
Korkut, insanın hayattaki ilerleyişini bir tırtılın kelebeğe dönüşüm süreciyle sembolize ederek, toplumsal baskıların ve bireysel korkuların bu doğal gelişimi nasıl etkilediğini kaleme aldı. Kozayı Savunmak: Bir Hazırlık Süreci Korkut, modern insanın "durma" eyleminden duyduğu korkuyu vurgularken, tırtılın koza örme sürecini bir "yok oluş" değil, aksine en büyük "hazırlık" evresi olarak tanımladı. "İnsanın ezberlerinin çözüldüğü o sessiz aralık, aslında en gürültülü dönüşümlerin provasıdır," diyen Korkut, bu sürecin dışarıdan yanlış anlaşıldığına dikkat çekti. "Kozanın dışından bakınca ürkütücüdür bu hal. 'Çöktü,' derler. 'Kayboldu.' Oysa tırtıl kaybolmaz; hazırlanır. İnsan da öyle." Değişimin Bedeli: Yalnızlık ve Suçlanma Kelebeğin kozadan çıkarken yaşadığı zorluğun kanatlarına güç verdiğini belirten Stj. Psk. Dilara Korkut, insanların değişim sonrası karşılaştığı toplumsal tepkilere de değindi. Değişen bireyin genellikle çevresi tarafından "Bize benzemiyorsun artık" sözleriyle suçlandığını ifade eden Korkut, bu noktada eski alışkanlıklara dönme çabasının kanatları saklamak anlamına geleceği uyarısında bulundu. "Yaprak Saymayı Bırakın" Analizinde bireylere seslenen Korkut, mevcut durumun bir başarısızlık değil, bir geçiş evresi olabileceğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: "Bugün aynaya baktığında tırtılını görüyorsan üzülme. Belki de tam olması gereken yerdesin. Yaprak saymayı bırak, sesi kıs, içgüdüne kulak ver. Bir gün sen de çatlatacaksın duvarlarını."
Stj. Psk. Dilara Korkut, modern insanın "durma" ve "dönüşme" sancılarını mercek altına alan çarpıcı bir değerlendirmede bulundu.

Korkut, insanın hayattaki ilerleyişini bir tırtılın kelebeğe dönüşüm süreciyle sembolize ederek, toplumsal baskıların ve bireysel korkuların bu doğal gelişimi nasıl etkilediğini kaleme aldı.

Kozayı Savunmak: Bir Hazırlık Süreci

Korkut, modern insanın "durma" eyleminden duyduğu korkuyu vurgularken, tırtılın koza örme sürecini bir "yok oluş" değil, aksine en büyük "hazırlık" evresi olarak tanımladı. "İnsanın ezberlerinin çözüldüğü o sessiz aralık, aslında en gürültülü dönüşümlerin provasıdır," diyen Korkut, bu sürecin dışarıdan yanlış anlaşıldığına dikkat çekti.

"Kozanın dışından bakınca ürkütücüdür bu hal. 'Çöktü,' derler. 'Kayboldu.' Oysa tırtıl kaybolmaz; hazırlanır. İnsan da öyle."

Değişimin Bedeli: Yalnızlık ve Suçlanma

Kelebeğin kozadan çıkarken yaşadığı zorluğun kanatlarına güç verdiğini belirten Stj. Psk. Dilara Korkut, insanların değişim sonrası karşılaştığı toplumsal tepkilere de değindi. Değişen bireyin genellikle çevresi tarafından "Bize benzemiyorsun artık" sözleriyle suçlandığını ifade eden Korkut, bu noktada eski alışkanlıklara dönme çabasının kanatları saklamak anlamına geleceği uyarısında bulundu.

"Yaprak Saymayı Bırakın"

Analizinde bireylere seslenen Korkut, mevcut durumun bir başarısızlık değil, bir geçiş evresi olabileceğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

"Bugün aynaya baktığında tırtılını görüyorsan üzülme. Belki de tam olması gereken yerdesin. Yaprak saymayı bırak, sesi kıs, içgüdüne kulak ver. Bir gün sen de çatlatacaksın duvarlarını."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396