​"Sharenting" Kıskacında Çocukluk: Dijital Miras mı, Mahremiyet İhlali mi?

AİLE DANIŞMANI 04.02.2026 - 10:17, Güncelleme: 04.02.2026 - 11:40 89 kez okundu.
 

​"Sharenting" Kıskacında Çocukluk: Dijital Miras mı, Mahremiyet İhlali mi?

Öznur Eker (Uzman Sosyolog & Aile ve Evlilik Danışmanı) tarafından kaleme alınan değerlendirmelere göre, günümüz dünyasında bir çocuk, henüz ilk nefesini almadan dijital dünyaya "merhaba" diyor. Ultrason görüntüleriyle başlayan bu dijital yolculuk, doğum odasından ilk adıma, ilk ağlama krizinden okulun ilk gününe kadar binlerce kareyle devam ediyor.
Uzman Sosyolog ve Aile Danışmanı Öznur Eker, modern ebeveynliğin yeni yüzü olan "Sharenting" kavramını ve bu durumun toplumsal maliyetlerini değerlendirdi. Eker, günümüz dünyasında bir çocuğun henüz ilk nefesini almadan dijital dünyaya "merhaba" dediğini vurguladı. ​Aile Mahremiyeti Kamusallaşıyor ​Eskiden aile albümlerinin evin en kuytu köşesinde duran mahrem bir hafıza deposu olduğunu belirten Öznur Eker, bugün bu albümlerin milyonların erişimine açık dijital meydanlarda sergilendiğine dikkat çekti. Sosyolojik açıdan bu durumu "mahremiyetin erozyonu" olarak tanımlayan Eker, ebeveynlerin çocuklarının dijital kimliklerini, çocukların rızasını almadan inşa ettiğini ifade etti. Çocukların daha kendilerini anlamadan dijital dünyada "etiketlenmiş" birer karakter haline geldiği belirtildi. ​"Sahte Kendilik" Riski ve Bağlanma Sorunları ​Bir aile danışmanı olarak ebeveyn-çocuk arasındaki bağlanma stilinin bu paylaşımlardan olumsuz etkilendiğini ifade eden Eker, şu tespitlerde bulundu: ​Eğer bir anne veya baba, çocuğuyla geçirdiği kaliteli vakti bir "içerik" olarak görüyorsa, orada çocukla kurulan bağ zedelenir. ​Çocuk, sevgi ve ilginin ancak bir ekran aracılığıyla ve "beğeni" karşılığında geldiğini hissetmeye başladığında, sahte kendilik (false self) geliştirme riskiyle karşı karşıya kalır. ​Çocuk, "Ben olduğum için mi seviliyorum, yoksa kameraya gülümsediğim için mi?" sorusunu bilinçaltına kazır. ​Ebeveynin sürekli elinde olan telefon, çocuk için ebeveynle arasına giren "istenmeyen bir üçüncü şahıs" haline gelir. ​Geleceğin Travması: Dijital Ayak İzi ​Uzman Sosyolog Öznur Eker, bugün paylaşılan "komik" veya "sevimli" bir videonun, o çocuk 20 yaşına geldiğinde bir utanç kaynağına dönüşebileceği uyarısını yaptı. Çocuğun mahremiyet hakkı ile ebeveynin ifade özgürlüğü çatıştığında ibrenin ebeveynden yana kaydığını belirten Eker, uzmanların ileride dijital ayak izleri yüzünden akran zorbalığına uğrayan bir nesille çalışmak zorunda kalacağını bildirdi. ​Bilinçli Ebeveynlik İçin Uzman Önerileri ​Eker, ebeveynlerin çocuklarını dijital dünyadaki görünmez risklerden koruması gerektiğini belirterek şu çözüm önerilerini sundu: ​Rıza Gözetmek: Çocuğunuza konuşmaya başladığı andan itibaren "Bunu paylaşabilir miyim?" diye sormak, ona sınırlarını öğretmenin ilk adımıdır. ​Mahremiyet Bilinci: Çocuğun banyosu, ağlama anları veya savunmasız olduğu hiçbir an dijital bir malzeme olmamalıdır. ​Anı Yaşamak: Kamerayı indirdiğinizde, çocuğunuzla kurduğunuz bağın kalitesinin arttığını göreceksiniz. ​Dijital dünyanın her şeyi paylaşma zorunluluğu getirmediğini hatırlatan Öznur Eker, çocuklara bırakılacak en güzel mirasın sınırlarına saygı duyulmuş ve ekranların gölgesinde kalmamış sağlıklı bir çocukluk olduğunu vurguladı.   ​
Öznur Eker (Uzman Sosyolog & Aile ve Evlilik Danışmanı) tarafından kaleme alınan değerlendirmelere göre, günümüz dünyasında bir çocuk, henüz ilk nefesini almadan dijital dünyaya "merhaba" diyor. Ultrason görüntüleriyle başlayan bu dijital yolculuk, doğum odasından ilk adıma, ilk ağlama krizinden okulun ilk gününe kadar binlerce kareyle devam ediyor.

Uzman Sosyolog ve Aile Danışmanı Öznur Eker, modern ebeveynliğin yeni yüzü olan "Sharenting" kavramını ve bu durumun toplumsal maliyetlerini değerlendirdi. Eker, günümüz dünyasında bir çocuğun henüz ilk nefesini almadan dijital dünyaya "merhaba" dediğini vurguladı.

​Aile Mahremiyeti Kamusallaşıyor

​Eskiden aile albümlerinin evin en kuytu köşesinde duran mahrem bir hafıza deposu olduğunu belirten Öznur Eker, bugün bu albümlerin milyonların erişimine açık dijital meydanlarda sergilendiğine dikkat çekti. Sosyolojik açıdan bu durumu "mahremiyetin erozyonu" olarak tanımlayan Eker, ebeveynlerin çocuklarının dijital kimliklerini, çocukların rızasını almadan inşa ettiğini ifade etti. Çocukların daha kendilerini anlamadan dijital dünyada "etiketlenmiş" birer karakter haline geldiği belirtildi.

​"Sahte Kendilik" Riski ve Bağlanma Sorunları

​Bir aile danışmanı olarak ebeveyn-çocuk arasındaki bağlanma stilinin bu paylaşımlardan olumsuz etkilendiğini ifade eden Eker, şu tespitlerde bulundu:

  • ​Eğer bir anne veya baba, çocuğuyla geçirdiği kaliteli vakti bir "içerik" olarak görüyorsa, orada çocukla kurulan bağ zedelenir.
  • ​Çocuk, sevgi ve ilginin ancak bir ekran aracılığıyla ve "beğeni" karşılığında geldiğini hissetmeye başladığında, sahte kendilik (false self) geliştirme riskiyle karşı karşıya kalır.
  • ​Çocuk, "Ben olduğum için mi seviliyorum, yoksa kameraya gülümsediğim için mi?" sorusunu bilinçaltına kazır.
  • ​Ebeveynin sürekli elinde olan telefon, çocuk için ebeveynle arasına giren "istenmeyen bir üçüncü şahıs" haline gelir.

​Geleceğin Travması: Dijital Ayak İzi

​Uzman Sosyolog Öznur Eker, bugün paylaşılan "komik" veya "sevimli" bir videonun, o çocuk 20 yaşına geldiğinde bir utanç kaynağına dönüşebileceği uyarısını yaptı. Çocuğun mahremiyet hakkı ile ebeveynin ifade özgürlüğü çatıştığında ibrenin ebeveynden yana kaydığını belirten Eker, uzmanların ileride dijital ayak izleri yüzünden akran zorbalığına uğrayan bir nesille çalışmak zorunda kalacağını bildirdi.

​Bilinçli Ebeveynlik İçin Uzman Önerileri

​Eker, ebeveynlerin çocuklarını dijital dünyadaki görünmez risklerden koruması gerektiğini belirterek şu çözüm önerilerini sundu:

  • Rıza Gözetmek: Çocuğunuza konuşmaya başladığı andan itibaren "Bunu paylaşabilir miyim?" diye sormak, ona sınırlarını öğretmenin ilk adımıdır.
  • Mahremiyet Bilinci: Çocuğun banyosu, ağlama anları veya savunmasız olduğu hiçbir an dijital bir malzeme olmamalıdır.
  • Anı Yaşamak: Kamerayı indirdiğinizde, çocuğunuzla kurduğunuz bağın kalitesinin arttığını göreceksiniz.

​Dijital dünyanın her şeyi paylaşma zorunluluğu getirmediğini hatırlatan Öznur Eker, çocuklara bırakılacak en güzel mirasın sınırlarına saygı duyulmuş ve ekranların gölgesinde kalmamış sağlıklı bir çocukluk olduğunu vurguladı.

  •  

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396