Ramazanda dengeli beslenme uyarısı: Sahur-iftar öğün dengesi doğru kurulmalı

HABERLER (ozgunbakis.com) - | 16.02.2026 - 11:52, Güncelleme: 16.02.2026 - 11:52 72 kez okundu.
 

Ramazanda dengeli beslenme uyarısı: Sahur-iftar öğün dengesi doğru kurulmalı

Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluğun beslenme düzeninde önemli değişikliklere yol açtığını belirten Uzman Diyetisyen Merve Bahtiyar, sağlıklı bir Ramazan geçirmek için sahur-iftar ara öğün dengesinin doğru kurulması gerektiğini vurguladı.
Uzun saatler süren açlık sonrası kontrolsüz ve hızlı yemek yemenin ciddi sindirim sorunlarına neden olabileceğini ifade eden Uzman Diyetisyen Merve Bahtiyar, "Ramazanda genellikle önerdiğimiz az az ve sık beslenme düzeni yerini uzun süreli açlığa bırakıyor. Eğer sahur, iftar ve gece ara öğünü arasında denge kurulamazsa kan şekeri düşüşleri, ani acıkmalar ve iftar sonrası hazımsızlık gibi sorunlar kaçınılmaz olur." dedi.  "İftarda mideyi bir anda doldurmayın" İftarda hızlı ve aşırı yemek tüketiminin hem tansiyonu yükseltebileceğini hem de kan şekerini düzenleyen hormonların ani salgılanmasına yol açabileceğini belirten Bahtiyar, şu uyarılarda bulundu: "İftarda birden yüklenmek mideyi zorlar. Oruç açıldıktan sonra ılık ve hafif bir çorbayla başlanmalı, ardından 5–10 dakika ara vererek mide dinlendirilmelidir. Yemekleri yavaş yiyip iyi çiğnemek, hazımsızlık riskini ciddi şekilde azaltır."  Bahtiyar, yemek seçimlerinde çok yağlı, çok tuzlu, aşırı baharatlı ve şerbetli tatlılardan uzak durulması gerektiğini belirterek, lif oranı yüksek sebze, meyve ve kepekli tahılların tercih edilmesini önerdi.  "Sahur atlanmamalı" Sahurun gün içinde kan şekeri dengesini korumada hayati rol oynadığını dile getiren Bahtiyar, sahura kalkılmadığı takdirde kan şekerinin günün erken saatlerinde düşmeye başlayacağını belirterek, "Sahur mutlaka yapılmalı. Midede uzun süre kalacak, kan şekerinde ani dalgalanma yaratmayacak besinler tercih edilmeli. Tahıl çorbaları, kepekli ekmek, az tuzlu peynir, meyve ve bol su sahur için idealdir. Çok tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden ise kaçınılmalıdır." dedi.  İftarda başlangıç olarak çok sıcak ve yağlı olmayan ılık bir çorbanın uygun olduğunu ifade eden Bahtiyar, özellikle sindirim sistemi hassasiyeti olan kişilerin lif içeriği yüksek seçeneklere yönelmesi gerektiğini kaydetti. Çorba öncesinde hurma, zeytin, peynir ya da su ile oruç açılabileceğini belirten Bahtiyar, ana yemekte ise ağır ve kızartılmış yiyecekler yerine hafif ve dengeli seçeneklerin tercih edilmesini önerdi.  "Tatlıyı hemen yemeyin uyarısı" Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olan tatlıların zamanlamasının önemli olduğuna dikkat çeken Bahtiyar, tatlının iftar yemeğinin hemen ardından değil, 1-2 saat sonra küçük porsiyon halinde tüketilmesi gerektiğini söylerken, "Hamurlu ve kızartılmış tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmeli. Güllaç bu anlamda daha hafif bir seçenek olabilir. Ancak haftada 1-2 kez den fazla tatlı tüketilmemeli. Diğer günlerde meyve veya ölçülü miktarda kuruyemiş tercih edilmesi daha sağlıklıdır." şeklinde konuştu. "Su tüketimi ve hareket şart" Ramazan ayında su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Bahtiyar, sahur ile iftar arasında en az 1,5–2 litre suyun dengeli şekilde içilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca iftardan 1-2 saat sonra yapılacak hafif yürüyüşlerin sindirime katkı sağlayacağını ifade etti. Ramazanın kilo kontrolü açısından doğru yönetildiğinde avantaj sağlayabileceğini belirten Bahtiyar, kişiye özel planlamanın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Ramazan ayında da zayıflamak mümkündür. Yaş, cinsiyet, boy, kilo ve fiziksel aktiviteye uygun hazırlanan Ramazana özel bir beslenme programı ile sağlıklı ve dengeli kilo kaybı sağlanabilir. Önemli olan porsiyon kontrolü ve doğru besin seçimidir." diye konuştu. (İLKHA)
Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluğun beslenme düzeninde önemli değişikliklere yol açtığını belirten Uzman Diyetisyen Merve Bahtiyar, sağlıklı bir Ramazan geçirmek için sahur-iftar ara öğün dengesinin doğru kurulması gerektiğini vurguladı.

Uzun saatler süren açlık sonrası kontrolsüz ve hızlı yemek yemenin ciddi sindirim sorunlarına neden olabileceğini ifade eden Uzman Diyetisyen Merve Bahtiyar, "Ramazanda genellikle önerdiğimiz az az ve sık beslenme düzeni yerini uzun süreli açlığa bırakıyor. Eğer sahur, iftar ve gece ara öğünü arasında denge kurulamazsa kan şekeri düşüşleri, ani acıkmalar ve iftar sonrası hazımsızlık gibi sorunlar kaçınılmaz olur." dedi.

 "İftarda mideyi bir anda doldurmayın"

İftarda hızlı ve aşırı yemek tüketiminin hem tansiyonu yükseltebileceğini hem de kan şekerini düzenleyen hormonların ani salgılanmasına yol açabileceğini belirten Bahtiyar, şu uyarılarda bulundu:

"İftarda birden yüklenmek mideyi zorlar. Oruç açıldıktan sonra ılık ve hafif bir çorbayla başlanmalı, ardından 5–10 dakika ara vererek mide dinlendirilmelidir. Yemekleri yavaş yiyip iyi çiğnemek, hazımsızlık riskini ciddi şekilde azaltır." 

Bahtiyar, yemek seçimlerinde çok yağlı, çok tuzlu, aşırı baharatlı ve şerbetli tatlılardan uzak durulması gerektiğini belirterek, lif oranı yüksek sebze, meyve ve kepekli tahılların tercih edilmesini önerdi.

 "Sahur atlanmamalı"

Sahurun gün içinde kan şekeri dengesini korumada hayati rol oynadığını dile getiren Bahtiyar, sahura kalkılmadığı takdirde kan şekerinin günün erken saatlerinde düşmeye başlayacağını belirterek, "Sahur mutlaka yapılmalı. Midede uzun süre kalacak, kan şekerinde ani dalgalanma yaratmayacak besinler tercih edilmeli. Tahıl çorbaları, kepekli ekmek, az tuzlu peynir, meyve ve bol su sahur için idealdir. Çok tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden ise kaçınılmalıdır." dedi.

 İftarda başlangıç olarak çok sıcak ve yağlı olmayan ılık bir çorbanın uygun olduğunu ifade eden Bahtiyar, özellikle sindirim sistemi hassasiyeti olan kişilerin lif içeriği yüksek seçeneklere yönelmesi gerektiğini kaydetti.

Çorba öncesinde hurma, zeytin, peynir ya da su ile oruç açılabileceğini belirten Bahtiyar, ana yemekte ise ağır ve kızartılmış yiyecekler yerine hafif ve dengeli seçeneklerin tercih edilmesini önerdi.

 "Tatlıyı hemen yemeyin uyarısı"

Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olan tatlıların zamanlamasının önemli olduğuna dikkat çeken Bahtiyar, tatlının iftar yemeğinin hemen ardından değil, 1-2 saat sonra küçük porsiyon halinde tüketilmesi gerektiğini söylerken, "Hamurlu ve kızartılmış tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmeli. Güllaç bu anlamda daha hafif bir seçenek olabilir. Ancak haftada 1-2 kez den fazla tatlı tüketilmemeli. Diğer günlerde meyve veya ölçülü miktarda kuruyemiş tercih edilmesi daha sağlıklıdır." şeklinde konuştu.

"Su tüketimi ve hareket şart"

Ramazan ayında su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Bahtiyar, sahur ile iftar arasında en az 1,5–2 litre suyun dengeli şekilde içilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca iftardan 1-2 saat sonra yapılacak hafif yürüyüşlerin sindirime katkı sağlayacağını ifade etti.

Ramazanın kilo kontrolü açısından doğru yönetildiğinde avantaj sağlayabileceğini belirten Bahtiyar, kişiye özel planlamanın önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

"Ramazan ayında da zayıflamak mümkündür. Yaş, cinsiyet, boy, kilo ve fiziksel aktiviteye uygun hazırlanan Ramazana özel bir beslenme programı ile sağlıklı ve dengeli kilo kaybı sağlanabilir. Önemli olan porsiyon kontrolü ve doğru besin seçimidir." diye konuştu. (İLKHA)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396