Klinik Psikolog Burçin Erdem: "Herkesi Memnun Etmeye Çalışırken Kendinizi Kaybetmeyin"

PSİKOLOJİ 03.02.2026 - 13:50, Güncelleme: 03.02.2026 - 13:50 64 kez okundu.
 

Klinik Psikolog Burçin Erdem: "Herkesi Memnun Etmeye Çalışırken Kendinizi Kaybetmeyin"

Klinik Psikolog Burçin Erdem, toplumsal yaşamda genellikle "uyumlu, kimseyi kırmaz, fedakâr" olarak tanımlanan bireylerin, bu özellikleri nedeniyle kendi benliklerini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduklarını belirtti. Erdem, bu davranış modelinin köklerinin çocukluk döneminde aileden alınan mesajlara dayandığını vurguladı.
 "Uyumlu" Olmanın Altında Yatan Çocukluk Mesajları ​Bireylerin aşırı uyumlu bir karakter geliştirmesinin temelinde büyüdükleri ortamda duydukları belirli kalıplar yattığını ifade eden Burçin Erdem, bu süreci şöyle özetledi: ​Öğretilmiş Kalıplar: "Ayıp olur", "büyüklerine karşı gelme" ve "idare et" gibi cümlelerle büyüyen kişiler, uyumlu olmayı hem saygının hem de iyi insan olmanın tek göstergesi olarak kabul ederler. ​Doğruluk İnancı: Bu mesajlar, zamanla uyum sağlamanın tek doğru ve gerekli davranış biçimi olduğuna dair sarsılmaz bir inanç yaratır. ​Tahmin Edilebilir Olmak "Kolay Vazgeçilebilir" Kılıyor ​Psikolog Erdem, sürekli uyum sağlayan ve fikirlerini ifade etmeyen kişilerin çevreleri tarafından daha kolay manipüle edilebildiğini belirtti. İnsan psikolojisindeki ilginç bir dinamiğe dikkat çeken Erdem, şunları söyledi: ​Tahmin Edilebilirlik: Uyumlu kişinin karakteri "bilinen" ve tahmin edilebilirdir; bu durum karşı taraf için bir tehdit oluşturmaz. ​Tercih Edilmeme Nedeni: İnsanlar davranışlarını kestiremedikleri kişileri yanlarında tutarak kontrol hissi yaratmaya çalışırken, uyumlu ve sorun çıkarmayan insanları hayatlarından daha kolay çıkarabilirler. ​"Hayır" Diyememenin Bedeli: İçsel Tüketim ​Uyumlu bireylerin aslında her şeyin farkında olduğunu ancak bunları dile getirmenin "yanlış" olduğu öğretisiyle sustuklarını belirten Erdem, bu durumun psikolojik yansımalarını şöyle sıraladı: ​Korkular: Kişi en temelde dışlanma veya terk edilme korkusuyla "hayır" diyemez ve kendi cümlelerini kuramaz. ​İç Dünyanın Tükenişi: Yapılan fedakârlıklar karşılık bulmadığında, birey "Neden bunlar benim başıma geldi?" sorusuyla içsel bir yıkım yaşamaya başlar. ​Çözüm: Sağlıklı Sınırlar Koymak ​Psikolojik danışmanlık süreçlerinde sağlıklı sınırlar koyabilmenin önemine değinen Burçin Erdem, iyileşme yolculuğu için şu tavsiyelerde bulundu: ​Sağlıklı bir ilişki kurabilmek için gerektiğinde "hayır" diyebilmek şarttır. ​Sınır koyma sürecinde çevredeki insan sayısı azalsa da, hayatınıza daha sağlıklı insanların gireceği unutulmamalıdır. ​Kısa süreliğine insanları kaybetmekten korkulmamalı; sağlıklı ilişkiler kurmaya odaklanılmalıdır.   ​
Klinik Psikolog Burçin Erdem, toplumsal yaşamda genellikle "uyumlu, kimseyi kırmaz, fedakâr" olarak tanımlanan bireylerin, bu özellikleri nedeniyle kendi benliklerini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduklarını belirtti. Erdem, bu davranış modelinin köklerinin çocukluk döneminde aileden alınan mesajlara dayandığını vurguladı.

 "Uyumlu" Olmanın Altında Yatan Çocukluk Mesajları

​Bireylerin aşırı uyumlu bir karakter geliştirmesinin temelinde büyüdükleri ortamda duydukları belirli kalıplar yattığını ifade eden Burçin Erdem, bu süreci şöyle özetledi:

  • Öğretilmiş Kalıplar: "Ayıp olur", "büyüklerine karşı gelme" ve "idare et" gibi cümlelerle büyüyen kişiler, uyumlu olmayı hem saygının hem de iyi insan olmanın tek göstergesi olarak kabul ederler.
  • Doğruluk İnancı: Bu mesajlar, zamanla uyum sağlamanın tek doğru ve gerekli davranış biçimi olduğuna dair sarsılmaz bir inanç yaratır.

​Tahmin Edilebilir Olmak "Kolay Vazgeçilebilir" Kılıyor

​Psikolog Erdem, sürekli uyum sağlayan ve fikirlerini ifade etmeyen kişilerin çevreleri tarafından daha kolay manipüle edilebildiğini belirtti. İnsan psikolojisindeki ilginç bir dinamiğe dikkat çeken Erdem, şunları söyledi:

  • Tahmin Edilebilirlik: Uyumlu kişinin karakteri "bilinen" ve tahmin edilebilirdir; bu durum karşı taraf için bir tehdit oluşturmaz.
  • Tercih Edilmeme Nedeni: İnsanlar davranışlarını kestiremedikleri kişileri yanlarında tutarak kontrol hissi yaratmaya çalışırken, uyumlu ve sorun çıkarmayan insanları hayatlarından daha kolay çıkarabilirler.

​"Hayır" Diyememenin Bedeli: İçsel Tüketim

​Uyumlu bireylerin aslında her şeyin farkında olduğunu ancak bunları dile getirmenin "yanlış" olduğu öğretisiyle sustuklarını belirten Erdem, bu durumun psikolojik yansımalarını şöyle sıraladı:

  • Korkular: Kişi en temelde dışlanma veya terk edilme korkusuyla "hayır" diyemez ve kendi cümlelerini kuramaz.
  • İç Dünyanın Tükenişi: Yapılan fedakârlıklar karşılık bulmadığında, birey "Neden bunlar benim başıma geldi?" sorusuyla içsel bir yıkım yaşamaya başlar.

​Çözüm: Sağlıklı Sınırlar Koymak

​Psikolojik danışmanlık süreçlerinde sağlıklı sınırlar koyabilmenin önemine değinen Burçin Erdem, iyileşme yolculuğu için şu tavsiyelerde bulundu:

  • ​Sağlıklı bir ilişki kurabilmek için gerektiğinde "hayır" diyebilmek şarttır.
  • ​Sınır koyma sürecinde çevredeki insan sayısı azalsa da, hayatınıza daha sağlıklı insanların gireceği unutulmamalıdır.
  • ​Kısa süreliğine insanları kaybetmekten korkulmamalı; sağlıklı ilişkiler kurmaya odaklanılmalıdır.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396