Hipervijilans: Sürekli Tetikte Yaşamanın Psikolojisi

PSİKOLOJİ 05.02.2026 - 14:04, Güncelleme: 05.02.2026 - 14:10 52 kez okundu.
 

Hipervijilans: Sürekli Tetikte Yaşamanın Psikolojisi

Psikolog ve Yazar Beyzanur Tezcan, bireyin tehlike yokken bile sürekli uyanık ve alarm hâlinde olması durumu olarak tanımlanan "Hipervijilans" kavramına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Tezcan, bu durumun bir seçim değil, geçmiş deneyimlerle şekillenen bir hayatta kalma biçimi olduğunu vurguladı.
Bir Hayatta Kalma Biçimi Olarak "Huzursuzluk" Tezcan, bazı insanların her şey yolundayken bile içten içe bir huzursuzluk hissettiğini ve "biraz rahatla" tavsiyesinin bu kişilerde karşılık bulamadığını belirtti. Hipervijilans durumunda sinir sisteminin tehlikenin geçmediğine inanmaya devam ettiğini ifade eden Tezcan, bu süreçte seslerin daha yüksek, mimiklerin daha anlamlı ve sessizliğin daha tehditkâr algılanabildiğini kaydetti. Shutterstock   Tetikte Olma Hâli Nereden Gelir? Hipervijilansın kökenlerinin genellikle çocukluk dönemine dayandığını dile getiren Tezcan, duygusal olarak görülmeyen veya istikrarsız ortamlarda büyüyen çocukların güvenli kalmak için çevreyi okumayı öğrendiklerini aktardı. Tezcan, zamanla bu dikkat hâlinin kişinin karakteri gibi algılanmaya başlandığına dikkat çekti. Günlük Hayattaki Yansımalar ve Bedeller Sürekli tetikte yaşamanın kişide yarattığı tipik özellikleri sıralayan Tezcan, bu bireylerin şu yansımaları gösterdiğini ifade etti: Ortamdaki gerginliği herkesten önce hissetmek. İnsanların ruh hâlini hızlıca fark etmek. Kalabalık ortamlarda çabuk yorulmak. Yalnızken bile tam anlamıyla gevşeyememek. Tezcan, bu kişilerin dışarıdan "güçlü" görünseler de iç dünyalarında zihinsel ve duygusal tükenmişlik, uyku problemleri ve kaygı ile mücadele ettiklerini vurguladı. Güvende Olduğunu Fark Etmek Hipervijilansın bir zayıflık değil, geçmişte işe yaramış bir uyum biçimi olduğunu hatırlatan Tezcan, iyileşme sürecine dair şu mesajı verdi: "İyileşme; tetikte olmaktan vazgeçmek değil, artık tetikte olmaya gerek olmadığını fark edebilmektir." Farkındalık ve psikolojik desteğin, bireyin gerçekten güvende olduğunu hissetmesine yardımcı olacağını belirten Tezcan, her uyum biçiminin her dönemde gerekli olmadığını söyleyerek sözlerini noktaladı.
Psikolog ve Yazar Beyzanur Tezcan, bireyin tehlike yokken bile sürekli uyanık ve alarm hâlinde olması durumu olarak tanımlanan "Hipervijilans" kavramına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Tezcan, bu durumun bir seçim değil, geçmiş deneyimlerle şekillenen bir hayatta kalma biçimi olduğunu vurguladı.

Bir Hayatta Kalma Biçimi Olarak "Huzursuzluk"

Tezcan, bazı insanların her şey yolundayken bile içten içe bir huzursuzluk hissettiğini ve "biraz rahatla" tavsiyesinin bu kişilerde karşılık bulamadığını belirtti. Hipervijilans durumunda sinir sisteminin tehlikenin geçmediğine inanmaya devam ettiğini ifade eden Tezcan, bu süreçte seslerin daha yüksek, mimiklerin daha anlamlı ve sessizliğin daha tehditkâr algılanabildiğini kaydetti.

Image of the sympathetic nervous system fight or flight response
Shutterstock

 

Tetikte Olma Hâli Nereden Gelir?

Hipervijilansın kökenlerinin genellikle çocukluk dönemine dayandığını dile getiren Tezcan, duygusal olarak görülmeyen veya istikrarsız ortamlarda büyüyen çocukların güvenli kalmak için çevreyi okumayı öğrendiklerini aktardı. Tezcan, zamanla bu dikkat hâlinin kişinin karakteri gibi algılanmaya başlandığına dikkat çekti.

Günlük Hayattaki Yansımalar ve Bedeller

Sürekli tetikte yaşamanın kişide yarattığı tipik özellikleri sıralayan Tezcan, bu bireylerin şu yansımaları gösterdiğini ifade etti:

  • Ortamdaki gerginliği herkesten önce hissetmek.

  • İnsanların ruh hâlini hızlıca fark etmek.

  • Kalabalık ortamlarda çabuk yorulmak.

  • Yalnızken bile tam anlamıyla gevşeyememek.

Tezcan, bu kişilerin dışarıdan "güçlü" görünseler de iç dünyalarında zihinsel ve duygusal tükenmişlik, uyku problemleri ve kaygı ile mücadele ettiklerini vurguladı.

Güvende Olduğunu Fark Etmek

Hipervijilansın bir zayıflık değil, geçmişte işe yaramış bir uyum biçimi olduğunu hatırlatan Tezcan, iyileşme sürecine dair şu mesajı verdi:

"İyileşme; tetikte olmaktan vazgeçmek değil, artık tetikte olmaya gerek olmadığını fark edebilmektir."

Farkındalık ve psikolojik desteğin, bireyin gerçekten güvende olduğunu hissetmesine yardımcı olacağını belirten Tezcan, her uyum biçiminin her dönemde gerekli olmadığını söyleyerek sözlerini noktaladı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396