AYNI EVİN İÇİNDEKİ YABANCI: Modern Ailelerin Yeni Krizi 'Paralel Yaşamlar'

AİLE DANIŞMANI 29.01.2026 - 16:23, Güncelleme: 29.01.2026 - 16:26 731 kez okundu.
 

AYNI EVİN İÇİNDEKİ YABANCI: Modern Ailelerin Yeni Krizi 'Paralel Yaşamlar'

Uzman Sosyolog, Aile ve Evlilik Danışmanı Öznur Eker, modern dünyada aile yapısının fiziksel olarak bir arada olmasına rağmen duygusal olarak nasıl bir kopuş yaşadığını klinik bir perspektifle ele aldı. Eker, evlerin birer "yuva" olmaktan çıkıp "lobi alanına" dönüştüğü uyarısında bulundu.
Modernite bireyi özgürleştirirken, paradoksal olarak en temel sığınak olan aile içinde bir "izolasyon adası" yarattı. Uzman Sosyolog ve Aile Danışmanı Öznur Eker, klinik literatürde "Fonksiyonel Aile" olarak tanımlanan ancak ruhsal derinlikten yoksun olan yapıların tehlikesine dikkat çekiyor. Eker'e göre bu yapılar; biyolojik olarak bir arada, fakat psikolojik olarak disosiyye (kopuk) durumda. Mekânsal Birliktelik vs. Ontolojik Temas Eker, günümüz aile yaşantısında evin, bireylerin narsisistik yatırımlarını dijital mecralara yönelttiği bir "lobi alanına" dönüştüğünü vurguluyor. Winnicott’ın "aynalama" kavramı üzerinden analizini derinleştiren Eker, bireyin eşinin veya ebeveyninin gözünde kendi varlığının duygusal yankısını bulamadığında içsel bir geri çekilme yaşadığını belirtiyor. Bu süreçte ortaya çıkan iki kritik aşama ise şöyle özetleniyor: Duygusal Regülasyonun İflası: Aile üyeleri birbirlerinin stresini regüle etmek yerine, stresi artıran birer uyaran haline geldiğinde "duygusal sağırlaşma" başlıyor. Paralel Yaşamlar Sendromu: Bireyler aynı mekânı paylaşırken, farklı zaman dilimlerinde ve farklı duygusal frekanslarda yaşıyor, birbirlerinin "güncel sürümünden" habersiz hale geliyorlar. Aile İçi Yabancılaşma Skalası: Kendinizi Test Edin Öznur Eker, aile sistemindeki duygusal erozyonu tespit etmek için ailelere şu "Self-Check" listesini öneriyor: Diyaloglarınızın %80’inden fazlası ev idaresi, çocuklar ve finansal süreçler üzerine mi kurulu? Akşam yemeği sonrası sessizliğin yerini ekran ışıkları mı alıyor? Partnerinizin o günkü en güçlü duygusunu sormadan biliyor musunuz? Son bir ay içinde, dış uyaranlardan bağımsız paylaşılan kesintisiz 20 dakikanız var mı? Eker, bu sorulara verilen "Evet" yanıtlarının yoğunluğunun, sistemde duygusal kuraklık ve kronik yabancılaşma emarelerine işaret ettiğini vurguluyor. "Yabancı" ile Yeniden Bağ Kurmak Mümkün Mü? İyileşmenin, karşıdaki bireyin bir "fonksiyon" değil, yaşayan bir "özne" olduğunu hatırlamakla başladığını ifade eden Uzman Danışman Eker, çözüm yolunda şu adımların altını çiziyor: Eşinizi "zaten tanıdığınız biri" olarak değil, her gün değişen bir "fenomen" olarak yeniden keşfedin. 30 saniyelik sarılmalar ve "telefonsuz bölgeler" ile sinir sistemini güvene programlayın. Haklılık yerine "duyguyu gördüğünü" belli eden yansıtmalar yapın. "En Uzak Mesafe Paylaşılamayan Duygulardır" Sessizliğin bir son değil, söylenmemiş sözlerin biriktiği bir depo olduğunu belirten Eker, "Bu sessizliği yabancılaşmadan kurtarıp huzura dönüştürmek, ancak cesur bir yüzleşme ve bilinçli bir duygusal emekle mümkündür. Unutulmamalıdır ki; en uzak mesafe, iki insan arasındaki fiziksel kilometreler değil, paylaşılamayan duygulardır" diyor. Öznur Eker'den Çiftler İçin Haftalık Bağ Kurma Egzersizleri Pazartesi (Takdir): Gün sonunda birbirinizin karakterine dair içten bir takdir cümlesi kurun. Salı (Detoks): Akşam yemeğinden sonra 1 saat tüm cihazları kapatıp sadece sohbet edin. Çarşamba (Derin Sorular): "Günün nasıl geçti?" yerine "Bugün seni en çok ne gülümsetti?" diye sorun. Perşembe (Nostalji): Tanıştığınız ilk günlere ait bir fotoğraf albümüne birlikte bakın. Cuma (Gelecek): Önümüzdeki yıl için sadece ikinize özel bir hayal planlayın. Cumartesi (Ortak Aktivite): Mutfakta birlikte yeni bir tarif deneyin veya bir oyun oynayın. Pazar (Check-in): "Bu hafta yanımda kendini ne kadar değerli hissettin?" sorusu üzerine sakin bir sohbet gerçekleştirin.
Uzman Sosyolog, Aile ve Evlilik Danışmanı Öznur Eker, modern dünyada aile yapısının fiziksel olarak bir arada olmasına rağmen duygusal olarak nasıl bir kopuş yaşadığını klinik bir perspektifle ele aldı. Eker, evlerin birer "yuva" olmaktan çıkıp "lobi alanına" dönüştüğü uyarısında bulundu.

Modernite bireyi özgürleştirirken, paradoksal olarak en temel sığınak olan aile içinde bir "izolasyon adası" yarattı. Uzman Sosyolog ve Aile Danışmanı Öznur Eker, klinik literatürde "Fonksiyonel Aile" olarak tanımlanan ancak ruhsal derinlikten yoksun olan yapıların tehlikesine dikkat çekiyor. Eker'e göre bu yapılar; biyolojik olarak bir arada, fakat psikolojik olarak disosiyye (kopuk) durumda.

Mekânsal Birliktelik vs. Ontolojik Temas

Eker, günümüz aile yaşantısında evin, bireylerin narsisistik yatırımlarını dijital mecralara yönelttiği bir "lobi alanına" dönüştüğünü vurguluyor. Winnicott’ın "aynalama" kavramı üzerinden analizini derinleştiren Eker, bireyin eşinin veya ebeveyninin gözünde kendi varlığının duygusal yankısını bulamadığında içsel bir geri çekilme yaşadığını belirtiyor.

Bu süreçte ortaya çıkan iki kritik aşama ise şöyle özetleniyor:

  • Duygusal Regülasyonun İflası: Aile üyeleri birbirlerinin stresini regüle etmek yerine, stresi artıran birer uyaran haline geldiğinde "duygusal sağırlaşma" başlıyor.

  • Paralel Yaşamlar Sendromu: Bireyler aynı mekânı paylaşırken, farklı zaman dilimlerinde ve farklı duygusal frekanslarda yaşıyor, birbirlerinin "güncel sürümünden" habersiz hale geliyorlar.

Aile İçi Yabancılaşma Skalası: Kendinizi Test Edin

Öznur Eker, aile sistemindeki duygusal erozyonu tespit etmek için ailelere şu "Self-Check" listesini öneriyor:

  1. Diyaloglarınızın %80’inden fazlası ev idaresi, çocuklar ve finansal süreçler üzerine mi kurulu?

  2. Akşam yemeği sonrası sessizliğin yerini ekran ışıkları mı alıyor?

  3. Partnerinizin o günkü en güçlü duygusunu sormadan biliyor musunuz?

  4. Son bir ay içinde, dış uyaranlardan bağımsız paylaşılan kesintisiz 20 dakikanız var mı?

Eker, bu sorulara verilen "Evet" yanıtlarının yoğunluğunun, sistemde duygusal kuraklık ve kronik yabancılaşma emarelerine işaret ettiğini vurguluyor.

"Yabancı" ile Yeniden Bağ Kurmak Mümkün Mü?

İyileşmenin, karşıdaki bireyin bir "fonksiyon" değil, yaşayan bir "özne" olduğunu hatırlamakla başladığını ifade eden Uzman Danışman Eker, çözüm yolunda şu adımların altını çiziyor:

  • Eşinizi "zaten tanıdığınız biri" olarak değil, her gün değişen bir "fenomen" olarak yeniden keşfedin.

  • 30 saniyelik sarılmalar ve "telefonsuz bölgeler" ile sinir sistemini güvene programlayın.

  • Haklılık yerine "duyguyu gördüğünü" belli eden yansıtmalar yapın.

"En Uzak Mesafe Paylaşılamayan Duygulardır"

Sessizliğin bir son değil, söylenmemiş sözlerin biriktiği bir depo olduğunu belirten Eker, "Bu sessizliği yabancılaşmadan kurtarıp huzura dönüştürmek, ancak cesur bir yüzleşme ve bilinçli bir duygusal emekle mümkündür. Unutulmamalıdır ki; en uzak mesafe, iki insan arasındaki fiziksel kilometreler değil, paylaşılamayan duygulardır" diyor.

Öznur Eker'den Çiftler İçin Haftalık Bağ Kurma Egzersizleri

  • Pazartesi (Takdir): Gün sonunda birbirinizin karakterine dair içten bir takdir cümlesi kurun.

  • Salı (Detoks): Akşam yemeğinden sonra 1 saat tüm cihazları kapatıp sadece sohbet edin.

  • Çarşamba (Derin Sorular): "Günün nasıl geçti?" yerine "Bugün seni en çok ne gülümsetti?" diye sorun.

  • Perşembe (Nostalji): Tanıştığınız ilk günlere ait bir fotoğraf albümüne birlikte bakın.

  • Cuma (Gelecek): Önümüzdeki yıl için sadece ikinize özel bir hayal planlayın.

  • Cumartesi (Ortak Aktivite): Mutfakta birlikte yeni bir tarif deneyin veya bir oyun oynayın.

  • Pazar (Check-in): "Bu hafta yanımda kendini ne kadar değerli hissettin?" sorusu üzerine sakin bir sohbet gerçekleştirin.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396