Aşk-ı Memnu’da Bihter Neden Yetinmedi? Psikolojik Danışman Adayı Eylül Terzi’den Çarpıcı Analiz

PSİKOLOJİ 04.02.2026 - 13:45, Güncelleme: 04.02.2026 - 14:01 76 kez okundu.
 

Aşk-ı Memnu’da Bihter Neden Yetinmedi? Psikolojik Danışman Adayı Eylül Terzi’den Çarpıcı Analiz

Türk televizyon tarihinin en çok konuşulan karakterlerinden biri olan Bihter Ziyagil’in motivasyonları, Eylül Terzi (Öğr. Psikolojik Danışman Adayı) tarafından psikolojik bir perspektifle mercek altına alındı. Terzi, “Bihter neden böyle yaptı?” sorusunun ötesine geçerek, karakterin çocukluk travmalarının yetişkinlikteki yıkıcı etkilerini değerlendirdi.
​"Bihter’in Hikâyesi Duygusal İhmalin Yankısıdır" ​Eylül Terzi’ye göre Bihter’in hikâyesi yalnızca yasak bir aşkın ya da ahlaki bir “yanlışın” hikâyesi değildir. Bu hikâye, çocuklukta yaşanan duygusal ihmalin ve koşullu sevginin yetişkin ilişkilerinde nasıl yankı bulduğunun güçlü bir örneği olarak tanımlanıyor. Bihter’in, sevginin hep kazanılması gereken bir şey olduğuna inanarak büyüdüğü belirtiliyor. ​Firdevs Hanım Etkisi ve Değersizlik İnancı ​Analizde, Bihter’in annesi Firdevs Hanım’la kurduğu ilişkide sürekli eleştirilen, kıyaslanan ve “yeterli” hissettirilmeyen bir çocukluk geçirdiği vurgulanıyor. Bu durumun, karakterin iç dünyasında “Sevilmek için bir şeyler yapmalıyım” şeklinde derin bir değersizlik inancı bıraktığı ifade ediliyor. ​Adnan ile Güven, Behlül ile Boşluğu Doldurma Çabası ​Terzi, Bihter’in yetişkinliğinde sevgiyi güvenle değil, tutkuyla eşleştirdiğini belirtiyor: ​Adnan’la olan evliliği ona statü ve güven sunar; ancak duygusal anlamda onu beslemez.   ​Behlül ise tam tersine; tehlikelidir, yasaktır ve yoğun duygular barındırır.   ​Bihter’in bu ilişkiye yönelmesi sadece bir arzu meselesi değil, içindeki boşluğu doldurma çabasıdır.   ​Çelişkili Bağlanma Biçimi ve İç Çatışma ​Bihter’in sevilmeye çok ihtiyaç duyduğu ancak sevildiği yerde de huzursuz olduğu, yakınlık isterken aynı zamanda reddedilmekten korktuğu kaydediliyor. Bu iç çatışmanın; ilişkilerde kontrol etme, mesafe koyma ve kendini suçlama döngülerini beraberinde getirdiği ifade ediliyor. Terzi, Bihter’in asıl savaşının Behlül’le değil, kendi içindeki eksik sevgiyle ve özdeğerle ilgili olduğunun altını çiziyor. ​"Mesele Birçok İnsanın İç Dünyasını Anlatıyor" ​Eylül Terzi, çocuklukta görülmeyen ve koşula bağlanan sevginin insanı yanlış ilişkilere sürükleyebileceğini belirterek şu sonuca varıyor: “İnsan, kendini sevmeyi öğrenemediğinde, başkalarının sevgisiyle tamamlanmaya çalışır”. Bu hikâyenin hâlâ tanıdık gelmesinin sebebi, sadece bir dizi karakterini değil, birçok insanın iç dünyasını anlatması olarak gösteriliyor.  
Türk televizyon tarihinin en çok konuşulan karakterlerinden biri olan Bihter Ziyagil’in motivasyonları, Eylül Terzi (Öğr. Psikolojik Danışman Adayı) tarafından psikolojik bir perspektifle mercek altına alındı. Terzi, “Bihter neden böyle yaptı?” sorusunun ötesine geçerek, karakterin çocukluk travmalarının yetişkinlikteki yıkıcı etkilerini değerlendirdi.

​"Bihter’in Hikâyesi Duygusal İhmalin Yankısıdır"

​Eylül Terzi’ye göre Bihter’in hikâyesi yalnızca yasak bir aşkın ya da ahlaki bir “yanlışın” hikâyesi değildir. Bu hikâye, çocuklukta yaşanan duygusal ihmalin ve koşullu sevginin yetişkin ilişkilerinde nasıl yankı bulduğunun güçlü bir örneği olarak tanımlanıyor. Bihter’in, sevginin hep kazanılması gereken bir şey olduğuna inanarak büyüdüğü belirtiliyor.

​Firdevs Hanım Etkisi ve Değersizlik İnancı

​Analizde, Bihter’in annesi Firdevs Hanım’la kurduğu ilişkide sürekli eleştirilen, kıyaslanan ve “yeterli” hissettirilmeyen bir çocukluk geçirdiği vurgulanıyor. Bu durumun, karakterin iç dünyasında “Sevilmek için bir şeyler yapmalıyım” şeklinde derin bir değersizlik inancı bıraktığı ifade ediliyor.

​Adnan ile Güven, Behlül ile Boşluğu Doldurma Çabası

​Terzi, Bihter’in yetişkinliğinde sevgiyi güvenle değil, tutkuyla eşleştirdiğini belirtiyor:

  • ​Adnan’la olan evliliği ona statü ve güven sunar; ancak duygusal anlamda onu beslemez.

 

  • ​Behlül ise tam tersine; tehlikelidir, yasaktır ve yoğun duygular barındırır.

 

  • ​Bihter’in bu ilişkiye yönelmesi sadece bir arzu meselesi değil, içindeki boşluğu doldurma çabasıdır.

 

​Çelişkili Bağlanma Biçimi ve İç Çatışma

​Bihter’in sevilmeye çok ihtiyaç duyduğu ancak sevildiği yerde de huzursuz olduğu, yakınlık isterken aynı zamanda reddedilmekten korktuğu kaydediliyor. Bu iç çatışmanın; ilişkilerde kontrol etme, mesafe koyma ve kendini suçlama döngülerini beraberinde getirdiği ifade ediliyor. Terzi, Bihter’in asıl savaşının Behlül’le değil, kendi içindeki eksik sevgiyle ve özdeğerle ilgili olduğunun altını çiziyor.

​"Mesele Birçok İnsanın İç Dünyasını Anlatıyor"

​Eylül Terzi, çocuklukta görülmeyen ve koşula bağlanan sevginin insanı yanlış ilişkilere sürükleyebileceğini belirterek şu sonuca varıyor: “İnsan, kendini sevmeyi öğrenemediğinde, başkalarının sevgisiyle tamamlanmaya çalışır”. Bu hikâyenin hâlâ tanıdık gelmesinin sebebi, sadece bir dizi karakterini değil, birçok insanın iç dünyasını anlatması olarak gösteriliyor.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396