Aile Danışmanı Alime Tokgöz: "Ebeveynin Yaşanmamış Hayatı, Çocuğun Omuzlarındaki Yüktür"

AİLE DANIŞMANI 03.02.2026 - 13:42, Güncelleme: 03.02.2026 - 13:42 52 kez okundu.
 

Aile Danışmanı Alime Tokgöz: "Ebeveynin Yaşanmamış Hayatı, Çocuğun Omuzlarındaki Yüktür"

Aile Danışmanı Alime Tokgöz, Carl Gustav Jung’un "Bir ailenin en büyük trajedisi, anne babanın yaşanmamış hayatlarıdır" sözünden yola çıkarak aile dinamiklerindeki görünmez miraslara dikkat çekti. Tokgöz, ebeveynlerin kendi gerçekleştiremedikleri hayallerini farkında olmadan çocuklarına bir "telafi projesi" olarak yüklediklerini belirtti.
​"Yarım Kalmışlık" Bir Sonraki Nesle Aktarılıyor ​İnsan ruhunun sadece yaşananlarla değil, ertelenen hayaller ve yarım bırakılmış yolların ağırlığıyla da şekillendiğini ifade eden Alime Tokgöz, bu durumun sosyolojik boyutuna değindi. Tokgöz, geçmişin yüküyle kendi potansiyelinden vazgeçmiş nesillerin, bu eksikliği çocukları üzerinden tamamlama eğiliminde olduğunu şu örneklerle açıkladı: ​Akademik Baskı: Okuyamamış bir annenin, çocuğunu akademik başarıya mahkûm etmesi. ​Statü Arayışı: İstediği statüye erişememiş bir babanın, çocuğunu o unvanın peşinde koşturması. ​Çocuklar "Figüran" Haline Geliyor ​Ebeveynin yaşayamadığı "özgür hayat", çocuğun dünyasında bir "zorunluluk" olarak tezahür ettiğinde trajedinin başladığını belirten Tokgöz, çocuğun kendi özgün benliğinden koptuğunu vurguladı. Tokgöz’e göre, ebeveyninin hikâyesini tamamlamaya çalışan çocuk, kendisine ait olmayan bir hayatın yükü altında kendi rengini kaybederek bir figürana dönüşüyor. ​En Büyük Hediye: Kendi Hayatına Sahip Çıkan Ebeveyn ​Çocukları özgürleştirmenin yolunun, onlara sunulan maddi imkânlardan ziyade ebeveynin kendi hayatına sahip çıkma cesaretinden geçtiğini söyleyen Aile Danışmanı Tokgöz, şifa için şu önerilerde bulundu: ​Model Olmak: Ebeveynin çocuğuna verebileceği en büyük hediye, kendi tutkularıyla barışık ve hayatının öznesi olan bir "insan" modelidir. ​Bireysellik: Çocukların görevi ebeveynin yarım kalan hikâyesini tamamlamak değil, kendi özgün hikâyelerini yazmaktır. ​Sağlıklı Kökler: Kendiyle barışmış ve yaşam yolculuğuna devam eden bir ebeveyn (kök), her zaman en sağlıklı ve özgür meyveyi verir.   ​Tokgöz, "Biz ne kadar 'tam' ve kendi yolumuzda yürüyen bireyler olursak, çocuklarımız da o kadar kendisi olma cesaretini bulur" diyerek sözlerini noktaladı.  
Aile Danışmanı Alime Tokgöz, Carl Gustav Jung’un "Bir ailenin en büyük trajedisi, anne babanın yaşanmamış hayatlarıdır" sözünden yola çıkarak aile dinamiklerindeki görünmez miraslara dikkat çekti. Tokgöz, ebeveynlerin kendi gerçekleştiremedikleri hayallerini farkında olmadan çocuklarına bir "telafi projesi" olarak yüklediklerini belirtti.

​"Yarım Kalmışlık" Bir Sonraki Nesle Aktarılıyor

​İnsan ruhunun sadece yaşananlarla değil, ertelenen hayaller ve yarım bırakılmış yolların ağırlığıyla da şekillendiğini ifade eden Alime Tokgöz, bu durumun sosyolojik boyutuna değindi. Tokgöz, geçmişin yüküyle kendi potansiyelinden vazgeçmiş nesillerin, bu eksikliği çocukları üzerinden tamamlama eğiliminde olduğunu şu örneklerle açıkladı:

  • Akademik Baskı: Okuyamamış bir annenin, çocuğunu akademik başarıya mahkûm etmesi.
  • Statü Arayışı: İstediği statüye erişememiş bir babanın, çocuğunu o unvanın peşinde koşturması.

​Çocuklar "Figüran" Haline Geliyor

​Ebeveynin yaşayamadığı "özgür hayat", çocuğun dünyasında bir "zorunluluk" olarak tezahür ettiğinde trajedinin başladığını belirten Tokgöz, çocuğun kendi özgün benliğinden koptuğunu vurguladı. Tokgöz’e göre, ebeveyninin hikâyesini tamamlamaya çalışan çocuk, kendisine ait olmayan bir hayatın yükü altında kendi rengini kaybederek bir figürana dönüşüyor.

​En Büyük Hediye: Kendi Hayatına Sahip Çıkan Ebeveyn

​Çocukları özgürleştirmenin yolunun, onlara sunulan maddi imkânlardan ziyade ebeveynin kendi hayatına sahip çıkma cesaretinden geçtiğini söyleyen Aile Danışmanı Tokgöz, şifa için şu önerilerde bulundu:

  • Model Olmak: Ebeveynin çocuğuna verebileceği en büyük hediye, kendi tutkularıyla barışık ve hayatının öznesi olan bir "insan" modelidir.
  • Bireysellik: Çocukların görevi ebeveynin yarım kalan hikâyesini tamamlamak değil, kendi özgün hikâyelerini yazmaktır.
  • Sağlıklı Kökler: Kendiyle barışmış ve yaşam yolculuğuna devam eden bir ebeveyn (kök), her zaman en sağlıklı ve özgür meyveyi verir.

 

​Tokgöz, "Biz ne kadar 'tam' ve kendi yolumuzda yürüyen bireyler olursak, çocuklarımız da o kadar kendisi olma cesaretini bulur" diyerek sözlerini noktaladı.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396