Bulunduğumuz coğrafya aktif fay hatlarının üzerinde bulunmaktadır. Bu durum, deprem gerçeğini ve tehlikesini sürekli kılmaktadır. Seismophobia (deprem/sarsıntı korkusu), depremin zamanının kesin olarak tahmin edilemeyişi nedeniyle bireyler için depremle yaşamayı öğrenmekten başka bir seçenek bırakmaz.
KORKU: YIKICI KAYGIDAN YAPICI MOTİVASYONA
Korku, hayatta kalmamız için çok önemli bir motivasyondur; bizi tehditlere karşı önlem almaya iter. Ancak endişe ve kaygıyla yakından ilişkili bu duygu, yönetilmediğinde paranoyaya ve işlevsizliğe yol açar.
Ne yazık ki, basın-yayın kurumları bu korkuyu reyting uğruna kullanmaktadır. "X uzman", "Y deprem bilgini" şeklindeki kişiler, özellikle televizyon programlarına çıkarılarak spekülatif veya belirsiz söylemlerle seyirci kitlesinin kaygılarını körüklemektedir. Bu durum, bilimsel kurumlar yerine sansasyona odaklanılmasına ve somut hazırlık yerine pasif bir bekleyiş içerisine girilmesine neden olur.
Deprem gerçeğiyle alakalı yapılabilecek en iyi şey, sürekli ve bilinçli bir deprem senaryolarına hazırlık yapmaktır. Deprem değil bina öldürür cümlesi, yapısal direnç eksikliğini işaret eden, kadercilikten uzak, eyleme çağrı yapan bilimsel ve mühendislik bir gerçektir. Depremin yıkıcı etkisinden korunmak için deprem öncesi, anı ve sonrası olmak üzere 72 saatlik kritik süreci yönetebilecek bir yaşam tarzı geliştirmek zorundayız.
I. Deprem Öncesi Hazırlık: Kontrolü Ele Almak
Korkunun en büyük şifası somutlaştırmaktır. Kentsel dönüşümün tamamlanması veya ikamet edilen binanın değişimi bir anda olabilecek hadiseler değildir; ancak kendi risklerimizin kaynağını kendimizde bulup çözebiliriz.
Ev İçi Yapısal Önlemler
• Mobilya Sabitleme: Başlıca yaralanma nedenlerinden olan devrilmeleri önlemek için yüksek dolap, kitaplık ve beyaz eşyalar mutlaka duvara sabitlenmelidir.
• Vanaları Öğrenme: Deprem sonrası olası yangın ve patlamaları önlemek için dairenin gaz ve ana elektrik vanalarının nerede olduğu ve nasıl kapatılacağı öğrenilmelidir.
Acil Durum Çantası (72 Saatlik Hayatta Kalma Kiti)
Deprem öncesinde mutlaka deprem çantası hazırlanmalı ve kolay ulaşılır bir yerde tutulmalıdır. Çantada şunlar bulunmalıdır:
• Su ve Gıda: Kişi başı en az 3 litre su ve yüksek enerjili, dayanıklı kuru gıdalar (bisküvi, konserve, kuru meyve).
• İletişim ve Aydınlatma: Pil ile çalışan radyo, yedek piller, el feneri ve düdük.
• Tıbbi ve Kişisel: İlk yardım seti, düzenli kullanılan ilaçlar ve hijyen malzemeleri.
• Önemli Belgeler: Kimlik, tapu, sigorta poliçesi gibi önemli evrakların su geçirmez bir poşet içinde fotokopileri ve bir miktar nakit para.
Doğru Korunma Tekniği ve Tatbikat
Uluslararası afet otoritelerinin (AFAD, FEMA) şiddetle önerdiği Çök-Kapan-Tutun tekniği öğrenilmeli ve tatbikatlarla refleks hâline getirilmelidir. Hayat üçgeni kavramı bilinmeli, ancak birincil ve en güvenli korunma yönteminin Çök-Kapan-Tutun olduğu unutulmamalıdır, çünkü binaların yıkılma biçimi anlık olarak öngörülemez. Ayda en az bir defa deprem tatbikatı yapılmalı ve uygulanmalıdır.
II. Deprem Anı: Doğru Refleks
Deprem anında kesinlikle apartman boşluklarından, merdivenlerden, asansörlerden ve balkonlardan uzak durulmalıdır. Paniğe kapılıp pencere ve balkondan atlamaya çalışmak en büyük hayati tehlikedir. Sarsıntı başladığı an derhâl güvenli bir yerde Çök-Kapan-Tutun pozisyonu alınmalıdır.
III. Deprem Sonrası (Kritik 72 Saat)
Yetmiş iki saat (3 gün) tüm doğal felaketler için oldukça kritiktir.
Barınma ve Toplanma: Deprem olduktan sonraki süreçte barınacak yerin olmama ihtimali düşünülmeli; ikamet edilen yerde mutlaka toplanma alanları (AFAD tarafından belirlenmiş güvenli noktalar) öğrenilmelidir.
İletişim Planı: Aile bireyleriyle buluşma zorluğu yaşanması ihtimaline karşın, farklı bir şehirde yaşayan bir akrabanın yedek iletişim kişisi olarak belirlenmesi, iletişim kaosunu önler.
Kendi problemlerimizin kaynağını kendimizde bulup çözebilmeliyiz. Korku küçük ölümdür. Bu ölümden kurtulmanın yolu, psikolojik kaygıyı somut ve eyleme dayalı hazırlıkla yenmekten geçer