Öznur Eker Uzman Sosyolog & Aile ve Evlilik Danışmanı
Köşe Yazarı
Öznur Eker Uzman Sosyolog & Aile ve Evlilik Danışmanı
 

AYNI EVİN İÇİNDEKİ YABANCI

Uzman Aile Danışmanı Perspektifiyle Bir Klinik Analiz Mekânsal Birliktelik vs. Ontolojik Temas Modernite, bireyi özgürleştirirken paradoksal olarak en temel sığınağı olan aile içinde bir "izolasyon adası" yaratmıştır. Klinik literatürde "Fonksiyonel Aile" olarak tanımlanan, ancak ruhsal derinlikten yoksun olan bu yapılar; biyolojik olarak bir arada, fakat psikolojik olarak disosiyye (kopuk) durumdadır. Ev, bir "yuva" olmaktan çıkıp, bireylerin narsisistik yatırımlarını dijital mecralara yönelttiği bir "lobi alanına" dönüşmüştür. Winnicott’ın "aynalama" kavramı üzerinden bakıldığında, birey eşinin veya ebeveyninin gözünde kendi varlığının duygusal yankısını bulamadığında, içsel bir geri çekilme yaşar. Duygusal Regülasyonun İflası: Aile üyeleri birbirlerinin stresini regüle etmek yerine, stresi artıran birer uyaran haline geldiğinde "duygusal sağırlaşma" başlar. Paralel Yaşamlar Sendromu: Bu evrede bireyler aynı mekânı paylaşırken, farklı zaman dilimlerinde ve farklı duygusal frekanslarda yaşarlar. Artık birbirlerinin "güncel sürümünden" habersizdirler. Aile İçi Yabancılaşma Skalası (Self-Check) Aşağıdaki maddeler, aile sistemindeki duygusal erozyonu tespit etmek için terapötik bir araç olarak kullanılabilir: Diyaloglarınızın %80’inden fazlası ev idaresi, çocuklar ve finansal süreçler üzerine mi kurulu? Akşam yemeği sonrası sessizliğin yerini ekran ışıkları mı alıyor? Partnerinizin o günkü en güçlü duygusunu sormadan biliyor musunuz? Son bir ay içinde, dış uyaranlardan bağımsız paylaşılan kesintisiz 20 dakikanız var mı? "Evet" yanıtlarının yoğunluğu, sistemde duygusal kuraklık ve kronik yabancılaşma emarelerine işaret eder. "Yabancı" ile Yeniden Bağ Kurmak Bu sarmaldan kurtulmak için ailenin bir “güvenli üs” olma vasfını yeniden kazanması elzemdir. İyileşme, karşıdaki bireyin bir “fonksiyon” değil, yaşayan bir “özne” olduğunu hatırlamakla başlar. Eşinizi "zaten tanıdığınız biri" olarak değil, her gün değişen bir "fenomen" olarak yeniden keşfedin. 30 saniyelik sarılmalar ve "telefonsuz bölgeler" sinir sistemini güvene programlar. Haklılık yerine "duyguyu gördüğünü" belli eden yansıtmalar yapmak. Sessizliği Anlamlandırmak Sessizlik, bir ilişkinin sonu değil; söylenmemiş sözlerin ve karşılanmamış ihtiyaçların biriktiği bir depodur. Bu sessizliği "yabancılaşma"dan kurtarıp "huzura" dönüştürmek, ancak cesur bir yüzleşme ve bilinçli bir duygusal emekle mümkündür. Unutulmamalıdır ki; en uzak mesafe, iki insan arasındaki fiziksel kilometreler değil, paylaşılamayan duygulardır. EK: Çiftler İçin Haftalık Bağ Kurma Egzersizleri Pazartesi (Takdir): Gün sonunda birbirinizin karakterine dair içten bir takdir cümlesi kurun. Salı (Detoks): Akşam yemeğinden sonra 1 saat tüm cihazları kapatıp sadece sohbet edin. Çarşamba (Derin Sorular): "Günün nasıl geçti?" yerine "Bugün seni en çok ne gülümsetti?" diye sorun. Perşembe (Nostalji): Tanıştığınız ilk günlere ait bir fotoğraf albümüne birlikte bakın. Cuma (Gelecek): Önümüzdeki yıl için sadece ikinize özel bir hayal planlayın. Cumartesi (Ortak Aktivite): Mutfakta birlikte yeni bir tarif deneyin veya bir oyun oynayın. Pazar (Check-in): "Bu hafta yanımda kendini ne kadar değerli hissettin?" sorusu üzerine sakin bir sohbet gerçekleştirin. ​
Ekleme Tarihi: 29 Ocak 2026 -Perşembe

AYNI EVİN İÇİNDEKİ YABANCI

Uzman Aile Danışmanı Perspektifiyle Bir Klinik Analiz

Mekânsal Birliktelik vs. Ontolojik Temas

Modernite, bireyi özgürleştirirken paradoksal olarak en temel sığınağı olan aile içinde bir "izolasyon adası" yaratmıştır. Klinik literatürde "Fonksiyonel Aile" olarak tanımlanan, ancak ruhsal derinlikten yoksun olan bu yapılar; biyolojik olarak bir arada, fakat psikolojik olarak disosiyye (kopuk) durumdadır. Ev, bir "yuva" olmaktan çıkıp, bireylerin narsisistik yatırımlarını dijital mecralara yönelttiği bir "lobi alanına" dönüşmüştür.

Winnicott’ın "aynalama" kavramı üzerinden bakıldığında, birey eşinin veya ebeveyninin gözünde kendi varlığının duygusal yankısını bulamadığında, içsel bir geri çekilme yaşar.

  • Duygusal Regülasyonun İflası: Aile üyeleri birbirlerinin stresini regüle etmek yerine, stresi artıran birer uyaran haline geldiğinde "duygusal sağırlaşma" başlar.

  • Paralel Yaşamlar Sendromu: Bu evrede bireyler aynı mekânı paylaşırken, farklı zaman dilimlerinde ve farklı duygusal frekanslarda yaşarlar. Artık birbirlerinin "güncel sürümünden" habersizdirler.

Aile İçi Yabancılaşma Skalası (Self-Check)

Aşağıdaki maddeler, aile sistemindeki duygusal erozyonu tespit etmek için terapötik bir araç olarak kullanılabilir:

  1. Diyaloglarınızın %80’inden fazlası ev idaresi, çocuklar ve finansal süreçler üzerine mi kurulu?

  2. Akşam yemeği sonrası sessizliğin yerini ekran ışıkları mı alıyor?

  3. Partnerinizin o günkü en güçlü duygusunu sormadan biliyor musunuz?

  4. Son bir ay içinde, dış uyaranlardan bağımsız paylaşılan kesintisiz 20 dakikanız var mı?

"Evet" yanıtlarının yoğunluğu, sistemde duygusal kuraklık ve kronik yabancılaşma emarelerine işaret eder.

"Yabancı" ile Yeniden Bağ Kurmak

Bu sarmaldan kurtulmak için ailenin bir “güvenli üs” olma vasfını yeniden kazanması elzemdir. İyileşme, karşıdaki bireyin bir “fonksiyon” değil, yaşayan bir “özne” olduğunu hatırlamakla başlar.

  • Eşinizi "zaten tanıdığınız biri" olarak değil, her gün değişen bir "fenomen" olarak yeniden keşfedin.

  • 30 saniyelik sarılmalar ve "telefonsuz bölgeler" sinir sistemini güvene programlar.

  • Haklılık yerine "duyguyu gördüğünü" belli eden yansıtmalar yapmak.

Sessizliği Anlamlandırmak

Sessizlik, bir ilişkinin sonu değil; söylenmemiş sözlerin ve karşılanmamış ihtiyaçların biriktiği bir depodur. Bu sessizliği "yabancılaşma"dan kurtarıp "huzura" dönüştürmek, ancak cesur bir yüzleşme ve bilinçli bir duygusal emekle mümkündür. Unutulmamalıdır ki; en uzak mesafe, iki insan arasındaki fiziksel kilometreler değil, paylaşılamayan duygulardır.

EK: Çiftler İçin Haftalık Bağ Kurma Egzersizleri

  • Pazartesi (Takdir): Gün sonunda birbirinizin karakterine dair içten bir takdir cümlesi kurun.

  • Salı (Detoks): Akşam yemeğinden sonra 1 saat tüm cihazları kapatıp sadece sohbet edin.

  • Çarşamba (Derin Sorular): "Günün nasıl geçti?" yerine "Bugün seni en çok ne gülümsetti?" diye sorun.

  • Perşembe (Nostalji): Tanıştığınız ilk günlere ait bir fotoğraf albümüne birlikte bakın.

  • Cuma (Gelecek): Önümüzdeki yıl için sadece ikinize özel bir hayal planlayın.

  • Cumartesi (Ortak Aktivite): Mutfakta birlikte yeni bir tarif deneyin veya bir oyun oynayın.

  • Pazar (Check-in): "Bu hafta yanımda kendini ne kadar değerli hissettin?" sorusu üzerine sakin bir sohbet gerçekleştirin.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396