Nurdan Demirtaş-Diyetisyen
Köşe Yazarı
Nurdan Demirtaş-Diyetisyen
 

Güneş Parlarken Tabağınız Işıldasın: Yaz Mevsiminde Hafif ve Canlı Beslenmenin Sırları

Güneş Parlarken Tabağınız Işıldasın:   Yaz Mevsiminde Hafif ve Canlı Beslenmenin Sırları   Yaz mevsimi kapımızı çaldığında sadece gardırobumuz değil, bedenimizin ihtiyaçları ve dolayısıyla mutfağımız da köklü bir değişime uğrar.   Kat kat giyinilen kış günlerinin o ağır, sıcak ve karbonhidrat ağırlıklı yemek arayışı, yerini güneşin enerjisini yansıtan rengarenk, hafif ve serinletici alternatiflere bırakır.   Bir diyetisyen olarak danışanlarımdan yaz aylarında en sık duyduğum cümle şudur: "Hocam, sıcaklardan dolayı hiçbir şey yiyesim gelmiyor ama yine de kilo veremiyorum/şiş hissediyorum."   İşte tam da bu noktada, yaz beslenmesinin altın kurallarını ve vücudumuzu hırpalamadan, tam tersine onu besleyerek nasıl hafifleyeceğimizi konuşmamız gerekiyor. Gelin, bu köşede yaz boyunca hem enerjik kalmanın hem de formumuzu korumanın haritasını birlikte çıkaralım.   1. Suyun Gücü: Sadece Susayınca İçYetmeztmez   Yaz aylarında beslenmenin temeli, tartışmasız hidrasyondur (vücudun sıvı dengesi). Artan hava sıcaklıkları ve terleme ile birlikte vücudumuz sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybeder. Çoğu zaman vücudumuzun verdiği dehidrasyon (susuzluk) sinyallerini "açlık krizleri" ile karıştırırız.   Kendinizi aniden buzdolabının önünde bir şeyler atıştırırken buluyorsanız, kendinize en son ne zaman su içtiğinizi sorun.    Günlük Hedef: Kilogram başına en az 35 ml su tüketmeyi hedefleyin. Yani 70 kiloluk bir birey için bu miktar yaklaşık 2.5 litredir.    Renkli Aromalar: Düz su içmekte zorlanıyorsanız, sürahinize nane yaprakları, salatalık dilimleri, çilek veya limon ekleyerek suyunuzu cazip hale getirin.    Asitli Tuzaklara Dikkat: Serinlemek adına tüketilen şekerli asitli içecekler, hazır meyve suları ve aşırı soğuk kahveler vücuda gizli kalori bombaları yükler.   Tercihinizi sade maden suyu, ev yapımı şekersiz soğuk çaylar veya ayrandan yana kullanın.   2. Tabiatın Yaz Hediyesi: Mevsimsel Mucizeler   Doğa o kadar muazzam bir dengedir ki, her mevsimde ihtiyacımız olan bileşenleri bize meyve ve sebzeler aracılığıyla sunar. Yaz sebze ve meyvelerinin ortak özelliği yüksek su oranına ve antioksidan kapasitesine sahip olmalarıdır.    Karpuz ve Domatesin Gücü: Her ikisi de hücrelerimizi güneşin zararlı UV ışınlarına karşı koruyan harika birer likopen kaynağıdır. Ancak unutmayın; karpuz sağlıklı diye porsiyon kontrolünü kaybetmek, kan şekeri dalgalanmalarına ve göbek çevresi yağlanmasına yol açabilir.   Bir öğünde 2 parmak kalınlığında 2 dilim karpuz ve yanında tüketeceğiniz bir dilim peynir, hem kan şekerinizi dengeler hem de mükemmel bir yaz öğünü olur.    Yeşilin ve Morun Hafifliği: Semizotu, salatalık, kabak, patlıcan, mürdüm eriği ve yaban mersini...   Tezgahlarda ne kadar çok renk görürseniz, vücudunuza o kadar farklı vitamin ve mineral alıyorsunuz demektir. Özellikle kabak, düşük kalorisi ve yüksek lif oranıyla yaz diyetlerinin baş tacıdır.   3. Akşam Yemeklerinde "Hafiflik" Akımı Kışın yenen o salçalı, yağlı, sıcak et yemeklerini bir süreliğine rafa kaldırma vakti geldi. Yaz akşamlarında vücudu sindirimle yormak, uyku kalitesini düşürür ve ertesi güne yorgun, şiş bir uyanışa sebep olur.   Güneşin geç battığı bu aylarda akşam yemeklerini daha erken saatlere çekmek ve porsiyonları küçültmek harika bir stratejidir. Zeytinyağlı taze fasulye, fırınlanmış kabak/mücver, yanına bol köpüklü bir ayran veya ızgara tavuklu/ton balıklı koca bir kase salata...   İşte mükemmel bir yaz akşamı menüsü! Ağır kızartmalar yerine fırınlama, haşlama veya ızgara yöntemlerini tercih ederek kalori yükünüzü yarı yarıya azaltabilirsiniz.   4. Tatil Modunda Dengeyi Bulmak   Yaz demek, çoğumuz için tatil ve kaçamaklar demek. Açık büfeler, dondurma keyifleri ve geç saatte yenilen akşam yemekleri tatilin tuzu biberidir. Bir diyetisyen olarak danışanlarıma her zaman şunu söylerim: "Sürdürülebilir beslenme, yasaklarla değil, dengeyle mümkündür."   Günde 1-2 top sütlü dondurma yemek dünyanın sonu değildir; aksine şerbetli tatlılara kıyasla harika ve hafif bir alternatiftir. Önemli olan dengeyi kurmaktır. Akşam dışarıda bir akşam yemeği planınız varsa, öğle öğününü daha hafif bir salata veya yoğurt-yulaf ikilisiyle geçiştirerek kalori bütçenizi yönetebilirsiniz.   Özetle;   Yaz mevsimi, bedeninizi aç bırakarak cezalandıracağınız bir "hızlı kilo verme" dönemi değil; doğanın sunduğu taze, hafif ve renkli besinlerle ruhunuzu ve hücrelerinizi besleme dönemidir.   Vücudunuzun sesini dinleyin, suyunuzu yanınızdan eksik etmeyin ve tabağınızı bir ressamın paleti gibi renklendirin.   Unutmayın, en güzel beden; içinde kendinizi en sağlıklı, en enerjik ve en mutlu hissettiğiniz bedendir.   İçinizin ferah, enerjinizin yüksek olduğu harika bir yaz mevsimi dilerim. 

Güneş Parlarken Tabağınız Işıldasın: Yaz Mevsiminde Hafif ve Canlı Beslenmenin Sırları

Güneş Parlarken Tabağınız Işıldasın:
 
Yaz Mevsiminde Hafif ve Canlı Beslenmenin Sırları
 
Yaz mevsimi kapımızı çaldığında sadece gardırobumuz değil, bedenimizin ihtiyaçları ve dolayısıyla mutfağımız da köklü bir değişime uğrar.
 
Kat kat giyinilen kış günlerinin o ağır, sıcak ve karbonhidrat ağırlıklı yemek arayışı, yerini güneşin enerjisini yansıtan rengarenk, hafif ve serinletici alternatiflere bırakır.
 
Bir diyetisyen olarak danışanlarımdan yaz aylarında en sık duyduğum cümle şudur: "Hocam, sıcaklardan dolayı hiçbir şey yiyesim gelmiyor ama yine de kilo veremiyorum/şiş hissediyorum."
 
İşte tam da bu noktada, yaz beslenmesinin altın kurallarını ve vücudumuzu hırpalamadan, tam tersine onu besleyerek nasıl hafifleyeceğimizi konuşmamız gerekiyor. Gelin, bu köşede yaz boyunca hem enerjik kalmanın hem de formumuzu korumanın haritasını birlikte çıkaralım.
 
1. Suyun Gücü: Sadece Susayınca İçYetmeztmez
 
Yaz aylarında beslenmenin temeli, tartışmasız hidrasyondur (vücudun sıvı dengesi). Artan hava sıcaklıkları ve terleme ile birlikte vücudumuz sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybeder. Çoğu zaman vücudumuzun verdiği dehidrasyon (susuzluk) sinyallerini "açlık krizleri" ile karıştırırız.
 
Kendinizi aniden buzdolabının önünde bir şeyler atıştırırken buluyorsanız, kendinize en son ne zaman su içtiğinizi sorun.
 
 Günlük Hedef: Kilogram başına en az 35 ml su tüketmeyi hedefleyin. Yani 70 kiloluk bir birey için bu miktar yaklaşık 2.5 litredir.
 
 Renkli Aromalar: Düz su içmekte zorlanıyorsanız, sürahinize nane yaprakları, salatalık dilimleri, çilek veya limon ekleyerek suyunuzu cazip hale getirin.
 
 Asitli Tuzaklara Dikkat: Serinlemek adına tüketilen şekerli asitli içecekler, hazır meyve suları ve aşırı soğuk kahveler vücuda gizli kalori bombaları yükler.
 
Tercihinizi sade maden suyu, ev yapımı şekersiz soğuk çaylar veya ayrandan yana kullanın.
 
2. Tabiatın Yaz Hediyesi: Mevsimsel Mucizeler
 
Doğa o kadar muazzam bir dengedir ki, her mevsimde ihtiyacımız olan bileşenleri bize meyve ve sebzeler aracılığıyla sunar. Yaz sebze ve meyvelerinin ortak özelliği yüksek su oranına ve antioksidan kapasitesine sahip olmalarıdır.
 
 Karpuz ve Domatesin Gücü: Her ikisi de hücrelerimizi güneşin zararlı UV ışınlarına karşı koruyan harika birer likopen kaynağıdır. Ancak unutmayın; karpuz sağlıklı diye porsiyon kontrolünü kaybetmek, kan şekeri dalgalanmalarına ve göbek çevresi yağlanmasına yol açabilir.
 
Bir öğünde 2 parmak kalınlığında 2 dilim karpuz ve yanında tüketeceğiniz bir dilim peynir, hem kan şekerinizi dengeler hem de mükemmel bir yaz öğünü olur.
 
 Yeşilin ve Morun Hafifliği: Semizotu, salatalık, kabak, patlıcan, mürdüm eriği ve yaban mersini...
 
Tezgahlarda ne kadar çok renk görürseniz, vücudunuza o kadar farklı vitamin ve mineral alıyorsunuz demektir. Özellikle kabak, düşük kalorisi ve yüksek lif oranıyla yaz diyetlerinin baş tacıdır.
 
3. Akşam Yemeklerinde "Hafiflik" Akımı
Kışın yenen o salçalı, yağlı, sıcak et yemeklerini bir süreliğine rafa kaldırma vakti geldi. Yaz akşamlarında vücudu sindirimle yormak, uyku kalitesini düşürür ve ertesi güne yorgun, şiş bir uyanışa sebep olur.
 
Güneşin geç battığı bu aylarda akşam yemeklerini daha erken saatlere çekmek ve porsiyonları küçültmek harika bir stratejidir. Zeytinyağlı taze fasulye, fırınlanmış kabak/mücver, yanına bol köpüklü bir ayran veya ızgara tavuklu/ton balıklı koca bir kase salata...
 
İşte mükemmel bir yaz akşamı menüsü! Ağır kızartmalar yerine fırınlama, haşlama veya ızgara yöntemlerini tercih ederek kalori yükünüzü yarı yarıya azaltabilirsiniz.
 
4. Tatil Modunda Dengeyi Bulmak
 
Yaz demek, çoğumuz için tatil ve kaçamaklar demek. Açık büfeler, dondurma keyifleri ve geç saatte yenilen akşam yemekleri tatilin tuzu biberidir. Bir diyetisyen olarak danışanlarıma her zaman şunu söylerim: "Sürdürülebilir beslenme, yasaklarla değil, dengeyle mümkündür."
 
Günde 1-2 top sütlü dondurma yemek dünyanın sonu değildir; aksine şerbetli tatlılara kıyasla harika ve hafif bir alternatiftir. Önemli olan dengeyi kurmaktır. Akşam dışarıda bir akşam yemeği planınız varsa, öğle öğününü daha hafif bir salata veya yoğurt-yulaf ikilisiyle geçiştirerek kalori bütçenizi yönetebilirsiniz.
 
Özetle;
 
Yaz mevsimi, bedeninizi aç bırakarak cezalandıracağınız bir "hızlı kilo verme" dönemi değil; doğanın sunduğu taze, hafif ve renkli besinlerle ruhunuzu ve hücrelerinizi besleme dönemidir.
 
Vücudunuzun sesini dinleyin, suyunuzu yanınızdan eksik etmeyin ve tabağınızı bir ressamın paleti gibi renklendirin.
 
Unutmayın, en güzel beden; içinde kendinizi en sağlıklı, en enerjik ve en mutlu hissettiğiniz bedendir.
 
İçinizin ferah, enerjinizin yüksek olduğu harika bir yaz mevsimi dilerim. 
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.