Duygunur Balkan Şahin -Psikolojik Danışman
Köşe Yazarı
Duygunur Balkan Şahin -Psikolojik Danışman
 

Neden Bizi Üzen İnsanlara Daha Çok Takılı Kalıyoruz?

  ​Neden Bizi Üzen İnsanlara Daha Çok Takılı Kalıyoruz? ​Gün içinde pek çok insanla karşılaşırız; çoğu ya nötrdür ya da bize iyi gelir. Ama içlerinden biri küçücük bir sözle canımızı sıktığında, akşam olup sessizlik çöktüğünde zihnimiz dönüp dolaşıp ona takılır. ​Aslında bu bir zayıflık değil, beynin çalışma biçimidir. İnsan beyni olumsuz olanı daha uzun süre akılda tutacak şekilde evrimleşmiştir çünkü geçmişte tehlikeyi fark edebilmek hayatta kalmakla eşdeğerdi. Bu yüzden birinin kırıcı bir sözü, gün boyunca yaşanan birçok olumlu anın önüne geçebilir. ​Tehdit Algısı ve Zihinsel Meşguliyet ​Bu durumun temelinde beynin tehdit algısı yatar. Bizi üzen bir davranış, zihnimizde “burada dikkat edilmesi gereken bir şey var” uyarısı oluşturur. İyi hissettiren anlar keyiflidir ama hayati görülmez; olumsuz olan ise zihinde daha fazla yer kaplar. ​Bu yüzden “takılmamam lazım” demek çoğu zaman işe yaramaz. Bastırılan duygu kaybolmaz, sadece geri planda daha çok büyür. Aynı konuşmayı tekrar tekrar kafamızda canlandırmamız, başka türlü cevaplar üretmemiz ya da uyuyamamız bundandır. ​Belirsizliğin Yarattığı Yorgunluk ​Aslında bizi yoran şey çoğu zaman yaşanan olayın kendisi değil, onun bizde bıraktığı belirsizliktir. Beyin cevapsız kalmayı sevmez; neden böyle davrandı, ben mi yanlış anladım, haklı mıydı gibi sorular zihni meşgul eder. Her sorunun bir cevabı olmadığında ise duygu yarım kalır ve zihne yapışır. Bu yüzden bazı insanlar hayatımızdan çıksa bile, hissettirdikleri duygular uzun süre bizimle kalır. ​Çözüm: Fark Etmek ve Adlandırmak ​Psikoloji, bu duygusal yükten kurtulmanın yolunun görmezden gelmek değil, fark etmek olduğunu söyler. Duyguyu bastırmak yerine adlandırmak, “buna takıldım çünkü…” diye kendimize dürüstçe bakmak, odağı karşımızdaki kişiden alıp kendi içimize çevirmek rahatlatıcıdır. ​Çünkü çoğu zaman bizi yıpratan, insanların söyledikleri değil; o sözlerin dokunduğu eski yaralardır. Ve evet, iyi davrananı çabuk unutup bizi üzeni hatırlamak, insan olmanın sessiz ama çok tanıdık bir yan etkisidir. ​
Ekleme Tarihi: 03 Ocak 2026 -Cumartesi

Neden Bizi Üzen İnsanlara Daha Çok Takılı Kalıyoruz?

 

​Neden Bizi Üzen İnsanlara Daha Çok Takılı Kalıyoruz?

​Gün içinde pek çok insanla karşılaşırız; çoğu ya nötrdür ya da bize iyi gelir. Ama içlerinden biri küçücük bir sözle canımızı sıktığında, akşam olup sessizlik çöktüğünde zihnimiz dönüp dolaşıp ona takılır.

​Aslında bu bir zayıflık değil, beynin çalışma biçimidir. İnsan beyni olumsuz olanı daha uzun süre akılda tutacak şekilde evrimleşmiştir çünkü geçmişte tehlikeyi fark edebilmek hayatta kalmakla eşdeğerdi. Bu yüzden birinin kırıcı bir sözü, gün boyunca yaşanan birçok olumlu anın önüne geçebilir.

​Tehdit Algısı ve Zihinsel Meşguliyet

​Bu durumun temelinde beynin tehdit algısı yatar. Bizi üzen bir davranış, zihnimizde “burada dikkat edilmesi gereken bir şey var” uyarısı oluşturur. İyi hissettiren anlar keyiflidir ama hayati görülmez; olumsuz olan ise zihinde daha fazla yer kaplar.

​Bu yüzden “takılmamam lazım” demek çoğu zaman işe yaramaz. Bastırılan duygu kaybolmaz, sadece geri planda daha çok büyür. Aynı konuşmayı tekrar tekrar kafamızda canlandırmamız, başka türlü cevaplar üretmemiz ya da uyuyamamız bundandır.

​Belirsizliğin Yarattığı Yorgunluk

​Aslında bizi yoran şey çoğu zaman yaşanan olayın kendisi değil, onun bizde bıraktığı belirsizliktir. Beyin cevapsız kalmayı sevmez; neden böyle davrandı, ben mi yanlış anladım, haklı mıydı gibi sorular zihni meşgul eder. Her sorunun bir cevabı olmadığında ise duygu yarım kalır ve zihne yapışır. Bu yüzden bazı insanlar hayatımızdan çıksa bile, hissettirdikleri duygular uzun süre bizimle kalır.

​Çözüm: Fark Etmek ve Adlandırmak

​Psikoloji, bu duygusal yükten kurtulmanın yolunun görmezden gelmek değil, fark etmek olduğunu söyler. Duyguyu bastırmak yerine adlandırmak, “buna takıldım çünkü…” diye kendimize dürüstçe bakmak, odağı karşımızdaki kişiden alıp kendi içimize çevirmek rahatlatıcıdır.

​Çünkü çoğu zaman bizi yıpratan, insanların söyledikleri değil; o sözlerin dokunduğu eski yaralardır. Ve evet, iyi davrananı çabuk unutup bizi üzeni hatırlamak, insan olmanın sessiz ama çok tanıdık bir yan etkisidir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396