Aleyna Sayğan   - Psikolog
Köşe Yazarı
Aleyna Sayğan - Psikolog
 

Kimin Annesi, Kimin Babası? - “Biz Dili” Çocuğun Kimlik Gelişimini Nasıl Etkiler?

Ebeveynlerin dilinde sıkça yer eden “biz” zamiri, çocuğun kimlik oluşumunu nasıl etkiliyor? Sen-Ben-Biz Dili Nedir? İletişimde kullanılan “Sen”, “Ben” ve “Biz” dili; bireyler arası etkileşimde sorumluluğun kimde olduğunu, duygunun nasıl ifade edildiğini ve sınırların nasıl kurulduğunu belirleyen üç temel ifade biçimidir. “Sen dili” tek tip bir kullanım içermez; farklı amaçlarla ve tonlarla karşımıza çıkabilir. Yargılayıcı ve suçlayıcı kullanıldığında (örneğin: “Sen hep böylesin!”) karşı tarafta savunma yaratır. Ancak farkındalık ve empati odaklı kullanıldığında, kişinin duygu ve deneyimini adlandıran bir yansıtma aracı haline gelebilir (örneğin: “Sen şu anda üzgünsün galiba”). Bu ifade biçimi, hem yetişkinler arası ilişkilerde hem de ebeveyn- çocuk iletişiminde geçerlidir. Ancak bu yazıda, dil kullanımının çocukların kimlik ve sınır gelişimi üzerindeki etkisi ele alınacaktır. “Ben dili” bireyin kendi duygu ve ihtiyaçlarını ifade etmesini sağlar ve iletişimde yapıcı bir alan açar (örneğin: “Bu durumda kaygılanıyorum” gibi). “Biz dili” ise aile içinde ortaklık duygusunu güçlendirmek amacıyla kullanılsa da, sürekli ve otomatik biçimde kullanıldığında çocuğun bireysel sınırlarını bulanıklaştırabilir. Elbette ki “biz dili” her kullanıldığında olumsuz etki yaratmaz. Ancak çocuğun bireysel konumunu görünmez kılacak şekilde, sürekli ve refleksif biçimde kullanılması, kimlik ve sınır gelişimi açısından risk oluşturabilir. Bu üç dilin bilinçli ve dengeli kullanımı, hem ilişkileri sağlıklı bir zemine taşır hem de bireylerin kimlik gelişimine katkı sağlar. Gerçek Hayatta Ebeveynlerin Sıkça Kurduğu “Biz”li Cümleler: • “Babamız işten geldi, hadi karşılayalım.” • “Doktorumuz bizi bekliyormuş.” • “Annemiz bugün biraz yorgunmuş.” • “Bu sene için öğretmenimize teşekkür ederiz.” • “Dedemiz dışarı çıkalım mı diye sordu.” • “Dayımız hafta sonu bizi gezmeye götürecekmiş.” • “Teyzemiz sana sürpriz yapmış.” • “Halamız çok tatlıdır, değil mi?” • “Babaannemiz biraz kırılmış sana.” • “Kuzenimiz seninle oynamak istiyor.” Biz dili çocuğun kimliğinde neye yol açar? Çocukların kimlik gelişimi, doğdukları andan itibaren çevreleriyle kurdukları ilişkilerle şekillenir. Özellikle ebeveynlerin dili ve yaklaşımı, çocuğun “ben” algısının temellerini oluşturur. Bu noktada sıkça kullanılan “biz” dili, fark edilmeden çocuğun kimliğinde bazı karmaşalara yol açabilir. “Annemiz geldi”, “teyzemiz sana oyuncak almış” ya da “babamız yemeği hazırlamış” gibi ifadeler, ilk bakışta sıcak ve sevecen görünse de çocuğun zihninde kimin kime ait olduğu, ilişki sınırları ve roller konusunda bir belirsizlik yaratabilir. Çünkü çocuk, dünyayı somut kavramlar üzerinden öğrenir. Kimin annesi, kimin babası, kimin teyzesi olduğu bilgisi, onun sosyal ilişkileri anlamlandırma biçimidir. Ancak bu ifadelerde, çoğu zaman farkında olunmadan, ebeveyn kendi partneriyle olan ilişkisini çocuğun dili üzerinden aktarır. Örneğin bir anne “babamız geldi.” dediğinde, dil düzeyinde çocuğun babasından ziyade kendi eşine işaret eder; bunu ise çocuğun konumu üzerinden ifade etmiş olur. Bu durum çocuğun “ben kimim, bu kişiler bana nasıl bağlı?” sorularına net yanıtlar bulmasını zorlaştırabilir. Zamanla çocuk, kendisini bir ilişkinin içinde “özne” olarak değil, bir bütünün parçası olarak tanımlamaya başlar. Bu da onun bireysel benlik gelişimini sekteye uğratabilir. Ayrıca çocuk için çok kritik olan sınır kavramı da bu dil kullanımıyla bulanıklaşır. Ebeveynin “biz” diliyle kendisini ve çocuğu aynı yerde tanımlaması, duygusal olarak bir “birlik” yanılsaması yaratabilir. Bu, çocuğun ilerleyen yaşlarda başkalarıyla ilişkilerinde ayrışma sorunları, aşırı özveri ya da kendi benliğini tanımlamakta zorlanma gibi durumlara yol açabilir. Bir diğer önemli nokta da şudur: Özellikle bu tür duygusal yük içeren cümlelerin yoğun ve sürekli kullanıldığı ortamlarda büyüyen çocuklar, anne-babalarının kendi arasındaki ilişkiyi doğrudan üstlenmiş gibi hissedebilirler. Bu da çocukta duygusal yük taşımaya, bazı ilişkilerde “arabulucu rolü” üstlenmeye ya da kendini ebeveynin duygusal ihtiyaçlarına göre konumlandırmaya neden olabilir. Halbuki sağlıklı gelişim için çocuk, ilişkileri kendi gözünden, kendi konumuyla anlamalıdır. Bireysel Kimlik Gelişimi İçin Doğru Cümle Seçimleri ve Sağlıklı Alternatifler Çocuğun sağlıklı bir kimlik geliştirebilmesi için ona yönelik kullanılan dil, belirleyici bir faktördür. Ebeveynin çocuğuyla kurduğu iletişimdeki sözcükler, sadece bilgi aktaran araçlar değil; aynı zamanda çocuğun benlik algısını şekillendiren güçlü birer yapı taşıdır. “Babamız çağırıyor” gibi ifadeler çocuğun zihninde “ben ve diğerleri” ayrımını belirsizleştirirken, daha net ve bireysel dil kullanımı bu ayrımı sağlıklı biçimde kurmasına yardımcı olur. Çocuk, dünyayı kavrarken ilişkileri de kendi kimliğinin bir uzantısı olarak konumlandırarak anlamlandırır. Kimin babası, kimin annesi olduğu; kiminle ne tür bir ilişki kurduğu gibi detaylar, çocuğun kendilik gelişimi açısından önemlidir. Bu nedenle aile içi iletişimde kullanılan dilin açık, doğrudan ve kişisel sınırları gözetir nitelikte olması gerekir. Örneğin: “Babamız acıkmış” yerine “Baban acıkmış” “Teyzemiz hediye getirmiş” yerine “Teyzen sana hediye getirmiş” “Annemiz yemeği hazırlamış” yerine “Annen yemek hazırlamış” gibi cümleler tercih edilmelidir. Bu tür ifadeler, çocuğun ilişkileri kendi konumundan ve kendi diliyle anlamlandırmasına destek olur. 
Ekleme Tarihi: 20 Aralık 2025 -Cumartesi

Kimin Annesi, Kimin Babası? - “Biz Dili” Çocuğun Kimlik Gelişimini Nasıl Etkiler?

Ebeveynlerin dilinde sıkça yer eden “biz” zamiri, çocuğun kimlik oluşumunu nasıl etkiliyor?

Sen-Ben-Biz Dili Nedir?

İletişimde kullanılan “Sen”, “Ben” ve “Biz” dili; bireyler arası etkileşimde sorumluluğun kimde olduğunu, duygunun nasıl ifade edildiğini ve sınırların nasıl kurulduğunu belirleyen üç temel ifade biçimidir. “Sen dili” tek tip bir kullanım içermez; farklı amaçlarla ve tonlarla karşımıza çıkabilir. Yargılayıcı ve suçlayıcı kullanıldığında (örneğin: “Sen hep böylesin!”) karşı tarafta savunma yaratır. Ancak farkındalık ve empati odaklı kullanıldığında, kişinin duygu ve deneyimini adlandıran bir yansıtma aracı haline gelebilir (örneğin: “Sen şu anda üzgünsün galiba”). Bu ifade biçimi, hem yetişkinler arası ilişkilerde hem de ebeveyn- çocuk iletişiminde geçerlidir. Ancak bu yazıda, dil kullanımının çocukların kimlik ve sınır gelişimi üzerindeki etkisi ele alınacaktır.

“Ben dili” bireyin kendi duygu ve ihtiyaçlarını ifade etmesini sağlar ve iletişimde yapıcı bir alan açar (örneğin: “Bu durumda kaygılanıyorum” gibi). “Biz dili” ise aile içinde ortaklık duygusunu güçlendirmek amacıyla kullanılsa da, sürekli ve otomatik biçimde kullanıldığında çocuğun bireysel sınırlarını bulanıklaştırabilir. Elbette ki “biz dili” her kullanıldığında olumsuz etki yaratmaz. Ancak çocuğun bireysel konumunu görünmez kılacak şekilde, sürekli ve refleksif biçimde kullanılması, kimlik ve sınır gelişimi açısından risk oluşturabilir. Bu üç dilin bilinçli ve dengeli kullanımı, hem ilişkileri sağlıklı bir zemine taşır hem de bireylerin kimlik gelişimine katkı sağlar.

Gerçek Hayatta Ebeveynlerin Sıkça Kurduğu “Biz”li Cümleler:

• “Babamız işten geldi, hadi karşılayalım.”
• “Doktorumuz bizi bekliyormuş.”
• “Annemiz bugün biraz yorgunmuş.”
• “Bu sene için öğretmenimize teşekkür ederiz.”
• “Dedemiz dışarı çıkalım mı diye sordu.”
• “Dayımız hafta sonu bizi gezmeye götürecekmiş.”
• “Teyzemiz sana sürpriz yapmış.”
• “Halamız çok tatlıdır, değil mi?”
• “Babaannemiz biraz kırılmış sana.”
• “Kuzenimiz seninle oynamak istiyor.”

Biz dili çocuğun kimliğinde neye yol açar?

Çocukların kimlik gelişimi, doğdukları andan itibaren çevreleriyle kurdukları ilişkilerle şekillenir. Özellikle ebeveynlerin dili ve yaklaşımı, çocuğun “ben” algısının temellerini oluşturur. Bu noktada sıkça kullanılan “biz” dili, fark edilmeden çocuğun kimliğinde bazı karmaşalara yol açabilir.

“Annemiz geldi”, “teyzemiz sana oyuncak almış” ya da “babamız yemeği hazırlamış” gibi ifadeler, ilk bakışta sıcak ve sevecen görünse de çocuğun zihninde kimin kime ait olduğu, ilişki sınırları ve roller konusunda bir belirsizlik yaratabilir. Çünkü çocuk, dünyayı somut kavramlar üzerinden öğrenir. Kimin annesi, kimin babası, kimin teyzesi olduğu bilgisi, onun sosyal ilişkileri anlamlandırma biçimidir. Ancak bu ifadelerde, çoğu zaman farkında olunmadan, ebeveyn kendi partneriyle olan ilişkisini çocuğun dili üzerinden aktarır. Örneğin bir anne “babamız geldi.” dediğinde, dil düzeyinde çocuğun babasından ziyade kendi eşine işaret eder; bunu ise çocuğun konumu üzerinden ifade etmiş olur.

Bu durum çocuğun “ben kimim, bu kişiler bana nasıl bağlı?” sorularına net yanıtlar bulmasını zorlaştırabilir. Zamanla çocuk, kendisini bir ilişkinin içinde “özne” olarak değil, bir bütünün parçası olarak tanımlamaya başlar. Bu da onun bireysel benlik gelişimini sekteye uğratabilir.

Ayrıca çocuk için çok kritik olan sınır kavramı da bu dil kullanımıyla bulanıklaşır. Ebeveynin “biz” diliyle kendisini ve çocuğu aynı yerde tanımlaması, duygusal olarak bir “birlik” yanılsaması yaratabilir. Bu, çocuğun ilerleyen yaşlarda başkalarıyla ilişkilerinde ayrışma sorunları, aşırı özveri ya da kendi benliğini tanımlamakta zorlanma gibi durumlara yol açabilir.

Bir diğer önemli nokta da şudur: Özellikle bu tür duygusal yük içeren cümlelerin yoğun ve sürekli kullanıldığı ortamlarda büyüyen çocuklar, anne-babalarının kendi arasındaki ilişkiyi doğrudan üstlenmiş gibi hissedebilirler. Bu da çocukta duygusal yük taşımaya, bazı ilişkilerde “arabulucu rolü” üstlenmeye ya da kendini ebeveynin duygusal ihtiyaçlarına göre konumlandırmaya neden olabilir. Halbuki sağlıklı gelişim için çocuk, ilişkileri kendi gözünden, kendi konumuyla anlamalıdır.

Bireysel Kimlik Gelişimi İçin Doğru Cümle Seçimleri ve Sağlıklı Alternatifler

Çocuğun sağlıklı bir kimlik geliştirebilmesi için ona yönelik kullanılan dil, belirleyici bir faktördür. Ebeveynin çocuğuyla kurduğu iletişimdeki sözcükler, sadece bilgi aktaran araçlar değil; aynı zamanda çocuğun benlik algısını şekillendiren güçlü birer yapı taşıdır.

“Babamız çağırıyor” gibi ifadeler çocuğun zihninde “ben ve diğerleri” ayrımını belirsizleştirirken, daha net ve bireysel dil kullanımı bu ayrımı sağlıklı biçimde kurmasına yardımcı olur. Çocuk, dünyayı kavrarken ilişkileri de kendi kimliğinin bir uzantısı olarak konumlandırarak anlamlandırır. Kimin babası, kimin annesi olduğu; kiminle ne tür bir ilişki kurduğu gibi detaylar, çocuğun kendilik gelişimi açısından önemlidir.

Bu nedenle aile içi iletişimde kullanılan dilin açık, doğrudan ve kişisel sınırları gözetir nitelikte olması gerekir. Örneğin:
“Babamız acıkmış” yerine “Baban acıkmış”
“Teyzemiz hediye getirmiş” yerine “Teyzen sana hediye getirmiş”
“Annemiz yemeği hazırlamış” yerine “Annen yemek hazırlamış”

gibi cümleler tercih edilmelidir. Bu tür ifadeler, çocuğun ilişkileri kendi konumundan ve kendi diliyle anlamlandırmasına destek olur. 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396