Özkan’dan 2026 Ekonomi Projeksiyonu: "Faiz Düşmeden Çarklar Dönmez!"
Özkan’dan 2026 Ekonomi Projeksiyonu: "Faiz Düşmeden Çarklar Dönmez!"
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve ekonomi yazarı Sezen Özkan, 2026 yılı Para Politikası Kurulu (PPK) takviminin açıklanmasının ardından reel sektörün röntgenini çeken çarpıcı bir analiz paylaştı. Özkan, yüksek faiz kıskacındaki üreticinin nefes alabilmesi için sadece faiz indiriminin yetmeyeceğini, kapsamlı bir yapılandırma paketinin şart olduğunu vurguladı.
Faiz Düşer mi? 2026 PPK Takvimi Ne Söylüyor?
2026 yılına girerken piyasaların ajandasında tek bir soru var: Faizler düşecek mi? Ve belki daha önemlisi: Düşmeli mi?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan 2026 Para Politikası Kurulu toplantı takvimi, bu sorunun cevabının yıl içine yayılarak şekilleneceğini gösteriyor:
- 12 Mart
- 22 Nisan
- 11 Haziran
- 23 Temmuz
- 10 Eylül
- 22 Ekim
- 10 Aralık
Takvim net. Belirsizlik ise hâlâ yüksek.
Yüksek Faiz = Düşük Üretim
Bugün gelinen noktada faiz, artık sadece enflasyonla mücadele aracı değil; üretimin önündeki en büyük maliyet kalemi hâline gelmiş durumda.
- Sanayici için, esnaf için, KOBİ için kredi faizi; “yatırım yapılabilir mi?” sorusundan önce gelen bir hayatta kalma eşiği.
- Üretmek isteyen işletmeler, %50’lere yaklaşan ticari kredi faizleriyle karşı karşıya.
- Bankaya giden işletme, çoğu zaman kredi alamıyor; alsa bile altına girdiği maliyet, kâr ihtimalini baştan ortadan kaldırıyor.
Mevduat Faizi: Risksiz, Vergisiz, Zahmetsiz
Bir yanda üretim:
- SGK primi
- KDV
- Stopaj
- Denetim riski
- Ceza baskısı
- İcra, haciz, bloke tehdidi
Diğer yanda mevduat faizi:
- Neredeyse risksiz
- Reel sektörle kıyaslandığında zahmetsiz
- Uzun süredir fiilen vergisiz kazanç niteliğinde
Bu tabloda üretimin cazibesini yitirmesi sürpriz değil. Para kazanmanın en rasyonel yolu, üretmek değil; parayı bankada tutmak hâline gelmiş durumda.
İcra, Haciz ve Blokelerde Tarihi Zirve
Vergi daireleri ve SGK kaynaklı hacizler, icra dosyaları ve banka hesap blokeleri tarihi rekorlar kırıyor.
- İşletmeler, borcunu ödemek istemediği için değil; nakit döngüsü kırıldığı için yükümlülüklerini yerine getiremiyor.
- Denetim baskısı, ceza korkusu ve geriye dönük riskler; özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde “üretmemek daha güvenli” algısını besliyor.
Faiz Düşmeden Çark Dönmez
Faizlerin düşmesi tek başına mucize yaratmaz, evet. Ama düşük faiz olmadan üretim çarklarının yeniden hızlanması da mümkün değil.
Bunun yanında:
- Vergi ve SGK yapılandırması
- Matrah artırımı
- İcra ve hacizlerin makul takvimlere bağlanması olmadan reel sektörün nefes alması zor.
2026: Bir Tercih Yılı
2026 PPK takvimi, sadece faiz kararlarının değil; ekonomik yön tercihlerinin de takvimi olacak.
- Ya para, üretime yönlenecek…
- Ya da üretim, paranın maliyeti karşısında biraz daha sessizleşecek.
Faiz Düşsün. Yapılandırma Gelsin. Üretim Yeniden Anlam Kazansın.
- Faizlerin düşmesi yönünde net bir talep ve baskı var; ancak bu talep, vergi/SGK yapılandırması, icra hacizlerin makul takvimlerle yönetilmesi ve üretimin finansmana ulaşabilirliğini artıracak kurumsal adımlar olmadan yeterli olmayacaktır.
- 2026 en çok, “hangi yolda gidileceğini” belirleyecek bir yıl olacak: Faizler düşer; üretim planları güven kazanır; yatırımlar geri dönüşümünü hızlandırır mı? Yoksa maliyetler yine baskı yapar ve üretim daha temkin davranır mı?
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.