Sema Doğantekin-Psikolog
Köşe Yazarı
Sema Doğantekin-Psikolog
 

İnsan Değişmeyi Göze Alabilen Bir Varlık

İnsan çoğu zaman “uyum” kavramıyla tanımlar kendini. Oysa psikolojik olarak mesele uyumdan çok daha derindir. Asıl mesele, insanın değişime karşı tutumudur. Değişmek, kontrol kaybı gibi algılandığı için korkutucudur. Bu yüzden birçok insan en çok “eskisi gibi olmamaktan şikâyet eder. Oysa insan zihni durağan değil, dönüşüme açıktır; hiçbir duygu,hiçbir düşünce aynı kalmaz. Modern dünyada insanlar hızlı bağlanıyor, aynı hızla kopuyor. Bir zorlukla karşılaşıldığında durup anlamak yerine kaçmak tercih ediliyor. Sabır, emek ve duygusal dayanıklılıktır artıkkişisel gelişim kitaplarının içinde kalan kavramlara dönüşmüş durumda. Oysa psikolojik olarak büyüme, tam da rahatsızlık hissinin başladığı yerde ortaya çıkar. Kaçılan her durum,kişinin kendisiyle yüzleşmesini erteler. İnsanın en sık düştüğü yanılgılardan biri, başkaları için kendinden vazgeçmesi gerektiğine inanmasıdır. Oysa sağlıklı bir ruh hali, bireyin sınırlarını tanıyabilmesiyle mümkündür. “Hayır” diyemeyen bir zihin, zamanla tükenir. Psikolojide güçlü bağlar, kendini silen değil; kendini koruyabilen bireyler arasında kurulur. Bazen vazgeçmemek gerekir; çünkü her zorlanma, bitmesi gereken bir sürecin işareti değildir. Çaba göstermek, kendini yok saymak değil, değer verdiğin şeyi ayakta tutmak için sorumluluk almaktır. Emek, sadece iyi zamanlarda değil, zor anlarda da varlığını sürdürdüğünde anlam kazanır. İnsan, kolayca bıraktığı şeylerle derin bağ kuramaz. Elbette bu çaba tek taraflı olmamalıdır; karşılığı olmayan emek yorar, karşılıklı olan ise güçlendirir. Mücadele, insanın hem kendini hem de sınırlarını daha iyi tanımasını sağlar. Bir diğer beklenti de “anlaşılmak” üzerinedir. İnsan çoğu zaman ifade etmek yerine anlaşılmayı bekler. Ancak zihinler okunmaz. Bastırılan duygular, söylenmeyen cümleler; zamanla içsel gerginliğe dönüşür. Açık ifade, romantik değil; sağlıklıdır. Ruhsal denge, duyguların tanınması ve dile getirilmesiyle sağlanır. Sonuçta insanın kusursuz olması gerekmez. Gerçek olması yeterlidir. Çelişkileriyle, iniş çıkışlarıyla, bazen yorulan ama öğrenen haliyle... Psikolojik olgunluk, değişime direnmek değil; değişirken kendini kaybetmemeyi başarabilmektir. Çünkü insanı güçlü kılan, sabit kalması değil; dönüşürken kendine sadık kalabilmesidir. Psikolojide insanın en temel ihtiyaçlarından biri, “görülmek”tir. Görülmeyen insan mutsuzluğunu çoğu zaman kelimelere dökemez; bunun yerine geri çekilir, soğur ya da beklentilerini küçültür. Duygusal olarak ihmal edilen bireyler, yaşadıkları eksikliği çoğu zaman “abartıyorum” diyerek bastırır. Oysahisler küçümsendiğinde değil, anlaşıldığında iyileşir. Bu iki söz benim için çok kıymetlidir. Sevgi bilinen değil, hissettirilen bir duygudur.His olmayınca ilişkilerde yalnızlaşıyorsun ve uzaklaşmak zorunda kalıyorsun diyebiliriz. İkincisi ise İnsan en çok, çabasızca ihmal edildiği yerde yorulur. Ve oradan sessiz sedasız gider...
Ekleme Tarihi: 27 Ocak 2026 -Salı

İnsan Değişmeyi Göze Alabilen Bir Varlık

İnsan çoğu zaman “uyum” kavramıyla tanımlar kendini. Oysa psikolojik olarak mesele
uyumdan çok daha derindir.

Asıl mesele, insanın değişime karşı tutumudur. Değişmek, kontrol kaybı gibi algılandığı için korkutucudur. Bu yüzden birçok insan en çok “eskisi gibi olmamaktan şikâyet eder. Oysa insan zihni durağan değil, dönüşüme açıktır; hiçbir duygu,hiçbir düşünce aynı kalmaz.

Modern dünyada insanlar hızlı bağlanıyor, aynı hızla kopuyor. Bir zorlukla karşılaşıldığında
durup anlamak yerine kaçmak tercih ediliyor.

Sabır, emek ve duygusal dayanıklılıktır artıkkişisel gelişim kitaplarının içinde kalan kavramlara dönüşmüş durumda. Oysa psikolojik olarak büyüme, tam da rahatsızlık hissinin başladığı yerde ortaya çıkar. Kaçılan her durum,kişinin kendisiyle yüzleşmesini erteler.

İnsanın en sık düştüğü yanılgılardan biri, başkaları için kendinden vazgeçmesi gerektiğine
inanmasıdır. Oysa sağlıklı bir ruh hali, bireyin sınırlarını tanıyabilmesiyle mümkündür.
“Hayır” diyemeyen bir zihin, zamanla tükenir.

Psikolojide güçlü bağlar, kendini silen değil; kendini koruyabilen bireyler arasında kurulur. Bazen vazgeçmemek gerekir; çünkü her zorlanma, bitmesi gereken bir sürecin işareti değildir.

Çaba göstermek, kendini yok saymak değil, değer verdiğin şeyi ayakta tutmak için sorumluluk almaktır. Emek, sadece iyi zamanlarda değil, zor anlarda da varlığını sürdürdüğünde anlam kazanır. İnsan, kolayca bıraktığı şeylerle derin bağ kuramaz.

Elbette bu çaba tek taraflı olmamalıdır; karşılığı olmayan emek yorar, karşılıklı olan ise güçlendirir. Mücadele, insanın hem kendini hem de sınırlarını daha iyi tanımasını sağlar.


Bir diğer beklenti de “anlaşılmak” üzerinedir. İnsan çoğu zaman ifade etmek yerine
anlaşılmayı bekler. Ancak zihinler okunmaz. Bastırılan duygular, söylenmeyen cümleler;
zamanla içsel gerginliğe dönüşür.

Açık ifade, romantik değil; sağlıklıdır. Ruhsal denge, duyguların tanınması ve dile getirilmesiyle sağlanır.

Sonuçta insanın kusursuz olması gerekmez. Gerçek olması yeterlidir. Çelişkileriyle, iniş çıkışlarıyla, bazen yorulan ama öğrenen haliyle...

Psikolojik olgunluk, değişime direnmek değil; değişirken kendini kaybetmemeyi başarabilmektir. Çünkü insanı güçlü kılan, sabit kalması değil; dönüşürken kendine sadık kalabilmesidir. Psikolojide insanın en temel ihtiyaçlarından biri, “görülmek”tir.

Görülmeyen insan mutsuzluğunu çoğu zaman kelimelere dökemez; bunun yerine geri çekilir, soğur ya da beklentilerini küçültür. Duygusal olarak ihmal edilen bireyler, yaşadıkları eksikliği çoğu zaman “abartıyorum” diyerek bastırır. Oysahisler küçümsendiğinde değil, anlaşıldığında iyileşir.

Bu iki söz benim için çok kıymetlidir. Sevgi bilinen değil, hissettirilen bir duygudur.His olmayınca ilişkilerde yalnızlaşıyorsun ve uzaklaşmak zorunda kalıyorsun diyebiliriz.

İkincisi ise İnsan en çok, çabasızca ihmal edildiği yerde yorulur.

Ve oradan sessiz sedasız gider...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396