Ben Tamamlanmadan Biz Olmaz
Toplum olarak sağlıklı ilişkileri her zaman bir elmanın iki yarısı olarak gördük. Bu romantik görünen bakış açısı, bizi doğuştan eksik olduğumuza ve bu boşluğu ancak bir başkasının varlığıyla giderebileceğimize inandırdı. Eğer kendinizi yarım hissediyorsanız, hayatınıza giren kişiyi bir yol arkadaşı olarak değil, sizi ayakta tutacak bir destek olarak görmeye başlarsınız. Kendi başınıza duramadığınızda, yanınızdaki kişiye fazla yüklenir ve sevgi paylaşmak yerine aslında sadece boşluklarınızı doldurmaya çalışırsınız. Çünkü gerçek bir birliktelik, birbirini tamamlamak değil, iki tam insanın hayat yolculuğunda birbirine eşlik etmesidir.
Eksik Parçayı Aramanın Bedeli
Eksik yanlarımızı bir başkasının varlığıyla kapatmaya çalıştığımızda, en ağır bedeli kendi kimliğimizle öderiz. Eğer mutluluğunuzun anahtarını bir başkasının avuçlarına bırakırsanız, o kişi hayatınızda olmadığında sadece bir partneri değil, kendi varlık nedeninizi de kaybetmiş hissedersiniz. Bu durum, ilişkideki tüm sağlıklı dengeleri bozar. Partnerinizin ilgisi azaldığında kendinizi değersiz, o uzaklaştığında ise benliğinizi yitirmiş gibi hissetmeniz kaçınılmaz hale gelir. İşte bu noktada kurulan bağ bir paylaşımdan ziyade, bir hayatta kalma mücadelesine evrilir.
Tamamlanmak Ne Demektir?
Buradaki tamamlanma hali kusursuz olmak ya da hiç kimseye ihtiyaç duymamak değildir. Aksine;
• Kendi duygusal ihtiyaçlarınızın farkında olmanız,
• Yalnız kalabildiğinizde de kendinizle barışık kalabilmeniz,
• Kendi değerinizi bir başkasının onayına bırakmamaktır.
Siz kendi içinizde bu bütünlüğü sağladığınızda, bir ilişkiye muhtaç olduğunuz için değil, o yolu bir başkasıyla yürümeyi seçtiğiniz için başlarsınız. Siz tam olduğunuzda, partnerinize de en sağlıklı halinizle eşlik edersiniz.
Sağlıklı Bir Biz İçin İki Tam Ben
Gerçek bir birliktelik, iki yarım insanın birbirine yaslanarak ayakta durması değildir. İki tam insanın, kendi ayakları üzerinde dururken ellerini birbirine uzatmasıdır. Siz kendinizi tanımadan, sınırlarınızı belirlemeden ve kendi yaralarınızın sorumluluğunu almadan bir biz inşa etmeye kalktığınızda, o yapı en küçük sarsıntıda yıkılmaya mahkumdur.
Unutmayın; bir başkasıyla kurduğunuz bağın kalitesi, kendinizle kurduğunuz bağın kalitesinden daha iyi olamaz.