İlkay Altay -Psikolog
Köşe Yazarı
İlkay Altay -Psikolog
 

Belki de Harekete Geçememeniz Sandığınız Sebeplerden Değildir?

İyi Niyetli Yardımlar Hayatının bir noktasında karar vermekte tıkanıp kalmış birini gördüğümüzde, ilk yaptığımız genellikle ona bir yol gösterip bu süreci hızlandırmaya çalışmak olur. Birisini ders çalışması için motive etmeye çalışmak, kariyer basamakları için tavsiyeler vermek veya istenmediği halde bir ilişki üzerinde öneriler sunmak dışarıdan bakıldığında iyi niyetli bir yardım gibi görünür. Oysa o kararsızlığın altında, bazen bir insanın kendi geleceğinin sorumluluğunu almasının yarattığı o muazzam ağırlık yatar.    Her Seçim Bir Kayıptır  Bir yolu seçmek, aslında diğer tüm olasılıkları feda etmek demektir. İnsanı kararsız bırakan da çoğu zaman bu vazgeçişin kendisidir. Karar aşamasındayken sadece o anı değil, yıllar sonraki kendimizi de düşünmemiz gerektiğini hissederiz. Bu yüzden de zihnimiz, tüm değişkenleri ve farklı yolları hesaplamaya çalışır. Yaşamın tek seferlik olması ve hataları geri dönüp düzeltme şansı vermemesi, her seçimimizi bir tür kayıpla eşdeğer hale getirir.   Harekete Geçecek Motivasyonu Bulmak  Karar vermekte zorlanmak, mükemmeliyetçilikle bağlantılı olarak yanlış seçim yaparak pişmanlıktan kaçış ve kendini garantiye alma çabası da olabilir. Karar veremediğimiz her an, motivasyonumuz da azalmaya başlar ve harekete geçmemiz daha da ertelenebilir. Bu noktada kararsızlık bir yetersizlik değil, aksine, bugün yapılan küçük bir seçimin yıllar sonraki hayatı bambaşka bir noktaya taşıyabileceğine dair kelebek etkisinin sorumluluğunu üstlenmektir.   Yanlış Karar Vermek, Kararsızlıktan Daha İyidir Hareketsiz kalarak hata yapmayacağımızı sansak da, durmak çoğu zaman en ağır bedeli olan seçimdir. Yanlış da olsa bir seçim yaptığımızda en azından bu kararı biz vermiş oluruz ve elimizde çıkarabileceğimiz bir dersimiz olur. Diğer taraftan seçim yapmadığımızda sürekli bunun baskısını hissederiz ve başımıza gelenlerin sorumluluğunu başkalarına atfederiz.    Yolun Sonuna Değil Yolda Olmaya Odaklanmak Bu durumu felsefi bir çıkmazdan kurtarıp gerçeğe dönüştürmek için öncelikle hiçbir seçimin bizi mutlak bir doğruya ulaştırmayacağı gerçeğini kabullenmemiz gerekir. Hayat daha çok yolda öğrenilen ve düşe kalka ilerlenen bir süreçtir. Burada önemli olan doğru bildiğimiz yoldan çıkmamamız, çünkü önceliğimiz yolda olmak olduktan sonra yolun sonunun nereye çıktığı önemini kaybetmeye başlar.     Hatalarla Dolu Hikayemiz Bir kararın ağırlığı, genellikle ona yüklediğimiz “hayatımın hatası olabilir” veya “ileride pişman olabilirim” düşüncelerinden besleniyor. Ancak yaşamın tek seferlik olması, onu aynı zamanda eşsiz kılıyor. Zamanında aldığımız yanlış kararlar, pişmanlıklarımız bizim kendimize has ve asla tekrarlanmayacak olan hikayemizi oluşturuyor.    Doğru Yolda İlk Adımı Atmak Sonuçta, hayatın tüm sorumluluğunu tek bir karara yüklemek yerine, o kararın getireceği belirsizliği kucaklayabilmek gerekiyor. Geleceğin ağırlığına rağmen adım atabilmek, insanın kendi hikayesine sahip çıkmasının tek yolu. Çünkü ne kadar düşünürsek düşünelim, yolun nereye çıkacağını ancak o yolu yürümeye başladığımızda görebiliyoruz.
Ekleme Tarihi: 12 Mayıs 2026 -Salı
 İlkay Altay -Psikolog

Belki de Harekete Geçememeniz Sandığınız Sebeplerden Değildir?

İyi Niyetli Yardımlar

Hayatının bir noktasında karar vermekte tıkanıp kalmış birini gördüğümüzde, ilk yaptığımız genellikle ona bir yol gösterip bu süreci hızlandırmaya çalışmak olur. Birisini ders çalışması için motive etmeye çalışmak, kariyer basamakları için tavsiyeler vermek veya istenmediği halde bir ilişki üzerinde öneriler sunmak dışarıdan bakıldığında iyi niyetli bir yardım gibi görünür. Oysa o kararsızlığın altında, bazen bir insanın kendi geleceğinin sorumluluğunu almasının yarattığı o muazzam ağırlık yatar. 

 

Her Seçim Bir Kayıptır 

Bir yolu seçmek, aslında diğer tüm olasılıkları feda etmek demektir. İnsanı kararsız bırakan da çoğu zaman bu vazgeçişin kendisidir. Karar aşamasındayken sadece o anı değil, yıllar sonraki kendimizi de düşünmemiz gerektiğini hissederiz. Bu yüzden de zihnimiz, tüm değişkenleri ve farklı yolları hesaplamaya çalışır. Yaşamın tek seferlik olması ve hataları geri dönüp düzeltme şansı vermemesi, her seçimimizi bir tür kayıpla eşdeğer hale getirir.

 

Harekete Geçecek Motivasyonu Bulmak 

Karar vermekte zorlanmak, mükemmeliyetçilikle bağlantılı olarak yanlış seçim yaparak pişmanlıktan kaçış ve kendini garantiye alma çabası da olabilir. Karar veremediğimiz her an, motivasyonumuz da azalmaya başlar ve harekete geçmemiz daha da ertelenebilir. Bu noktada kararsızlık bir yetersizlik değil, aksine, bugün yapılan küçük bir seçimin yıllar sonraki hayatı bambaşka bir noktaya taşıyabileceğine dair kelebek etkisinin sorumluluğunu üstlenmektir.

 

Yanlış Karar Vermek, Kararsızlıktan Daha İyidir

Hareketsiz kalarak hata yapmayacağımızı sansak da, durmak çoğu zaman en ağır bedeli olan seçimdir. Yanlış da olsa bir seçim yaptığımızda en azından bu kararı biz vermiş oluruz ve elimizde çıkarabileceğimiz bir dersimiz olur. Diğer taraftan seçim yapmadığımızda sürekli bunun baskısını hissederiz ve başımıza gelenlerin sorumluluğunu başkalarına atfederiz. 

 

Yolun Sonuna Değil Yolda Olmaya Odaklanmak

Bu durumu felsefi bir çıkmazdan kurtarıp gerçeğe dönüştürmek için öncelikle hiçbir seçimin bizi mutlak bir doğruya ulaştırmayacağı gerçeğini kabullenmemiz gerekir. Hayat daha çok yolda öğrenilen ve düşe kalka ilerlenen bir süreçtir. Burada önemli olan doğru bildiğimiz yoldan çıkmamamız, çünkü önceliğimiz yolda olmak olduktan sonra yolun sonunun nereye çıktığı önemini kaybetmeye başlar.  

 

Hatalarla Dolu Hikayemiz

Bir kararın ağırlığı, genellikle ona yüklediğimiz “hayatımın hatası olabilir” veya “ileride pişman olabilirim” düşüncelerinden besleniyor. Ancak yaşamın tek seferlik olması, onu aynı zamanda eşsiz kılıyor. Zamanında aldığımız yanlış kararlar, pişmanlıklarımız bizim kendimize has ve asla tekrarlanmayacak olan hikayemizi oluşturuyor. 

 

Doğru Yolda İlk Adımı Atmak

Sonuçta, hayatın tüm sorumluluğunu tek bir karara yüklemek yerine, o kararın getireceği belirsizliği kucaklayabilmek gerekiyor. Geleceğin ağırlığına rağmen adım atabilmek, insanın kendi hikayesine sahip çıkmasının tek yolu. Çünkü ne kadar düşünürsek düşünelim, yolun nereye çıkacağını ancak o yolu yürümeye başladığımızda görebiliyoruz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Cadı
(13.05.2026 00:41 - #384)
Kalemize sağlık çok akıcı verimli bir yazı olmuş
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.