İnsanlar, yaşamları boyunca öğrendikleri bilgileri ve deneyimleri kısa süreli ve uzun süreli bellekte depolar ve bilgiyi kullanması gereken yerde geri çağırır. Yaşadığı, yeni olayları geçmişte oluşturduğu deneyimler ile şekillendirir. Unutma denilen olay tam burada ortaya çıkmaktadır. Birey, sahip olduğu bilgileri geri çağırırken zorlanır veya hatırlayamaz (Eyüpoğlu, 2004 aktaran Eroğlu, 2022).
Unutma denilen kavram çok geniş çerçevelerde ele alınan bir konudur. Kimi görüşlere göre unutma; bilinçli bir şekilde anıların ve bilgilerin bastırılmasıdır (Eroğlu, 2022). Peki zannedildiği kadar unutmak kolaya mıdır?
Nörobilimci, James MsGaugh'un görüşlerine göre duygusal yaşantılar beynin amigdala (korkusu duygusunun oluştuğu bölge) ve hipokampus (hafıza) kısmında daha derin bir yer edinmektedir. Yaşadığımız mutlu anılar hafızadan daha kolay silinirken zorlu yaşam olayları, travmatik deneyimler, kayıp ve yaşlar daha zor unutulmaktadır.
Birey, yaşadığı olayları ve deneyimleri çoğu zaman unuttuğunu düşünür. Günlük yaşantısına olduğu gibi devam eder. Herhangi bir ses, koku, görüntü bastırılan bu anıların tekrar ortaya çıkmasına sebep olur. Bireyde tetiklenme duygusu ortaya çıkar.
Bazı durumlarda ise unutma bilinçli bir şekilde yapılabilmektedir. Birey yaşadıklarını bastırarak hayatına devam etmektedir. Ama bunu unutmamak gerekir bastırılan her duygu ileri ki dönemlerde bireyin hayatında kendini farklı bir şekilde gösterir.
Anılar unutulabilir ama o anın bıraktığı duygu ve hisler kolayca unutulamaz. Birey, unutmayı öğrenmese de zamanla bunu kabullenmeyi öğrenir. Olaylara bakış açısını ve anlamını değiştirir. Unutma bu şekilde daha sağlıklı olur ve bireyin işlevselliğini olumsuz etkilemez.
KAYNAKÇA
Eroğlu, M., (2022). Unutma Bahçesi "Olvido" Çerçevesinden Bir Bakış. Sayı 13, 70-81.
