Hayatta daima bizi zorlayan, acı verici olaylar ile karşılaşırız. Bu acı verici olaylardan kaçmak neredeyse imkansız ve zordur. Çünkü hayat daima düz bir çizgi de ilerlemez inişler ve çıkışlar hayatın birer parçasıdır. Önemli olan bizim olaylara yüklendiğimiz anlamlardır.
Burada önemli olan zorlayıcı olan olaylardan sonra hayatımıza nasıl devam ettiğimizdir.
Psikolojik dayanıklılık kavramı buradan önemli bir yere sahiptir.
Peki psikolojik dayanıklılık nedir?
Psikolojik dayanıklılık; bireyin zorlayıcı yaşam olaylar (travma,stres vb.) karşısında zihinsel ve duygusal sağlığını koruyarak hayata tekrardan uyum sağlaması ve bu süreçte kendini keşfetmesidir.
Psikolojik dayanıklılık sonradan kazanıldığı gibi doğuştan da gelebilir.
Çocukluk döneminde, bireyin zorlayıcı olaylar ile karşılaşması ve bunlarla baş etmesi ileri ki yaş dönemlerinde ki psikolojik dayanıklılığının temelini oluşturmaktadır.
Çocukluk döneminde öğrenilen psikolojik dayanıklılık yaş ile beraber bireyin kişiliğinin bir parçası haline gelmektedir. Bireyin içinde bulunduğu aile yapısı da psikolojik dayanıklılığını etkilemektedir. Aile içinde ebeveynlerin çocuklara yönelik olumlu ve olumsuz tutumu da psikolojik dayanıklılığını etkilemektedir.
Psikolojik dayanıklılık düzeyi yüksek olan bireyler zorlu yaşam olaylarını hayatın bir parçası olduğu kabul edip gelişimleri için bir fırsat olarak görmektedir (Kavi ve Karakale, 2018).
Önemli olan bu zorlu olaylar içerisinde kendimize karşı şefkat ile yaklaşmak çok sert eleştiriler yapmamaktır.
Zorluklara rağmen kendimizde devam edecek gücü bulmak, zorluklar karşısında pes etmeyip yeniden ayağı kalkma cesaretini kendimizde bulmaktır.
KAYNAKÇA
Kavi, E.,&Karakale, B.,(2018). Çalışan Psikolojisi Açısından Psikolojik Dayanıklılık, Hak- İş Uluslararası Emek ve Toplum Dergisi 7(17). DOI: 10.31199/hakisderg.391826