Ali Berat Yurdakul   -Ergoterapist ve Çocuk Testleri Uygulayıcısı
Köşe Yazarı
Ali Berat Yurdakul -Ergoterapist ve Çocuk Testleri Uygulayıcısı
 

Parmak Uçlarımızdaki Dünya: Taktil Duyu ve Ergoterapinin Gücü

Hayatımızı beş duyumuzla deneyimlediğimizi söyleriz ancak çoğu zaman en geniş organımız olan derimizin bize anlattıklarını göz ardı ederiz. Ergoterapi literatüründe "Taktil Sistem" olarak adlandırdığımız dokunma duyusu; sadece bir şeye dokunmak değil; güveni, tehlikeyi, dokuyu ve fiziksel sınırları hissetmektir. Taktil Duyu Neden Bu Kadar Önemli? Taktil sistem, anne karnında gelişen ilk duyusal sistemdir; bebeğin dünyayı tanıdığı ilk dildir. Bu sistem iki ana kolda çalışır: Koruyucu Sistem: "Sıcak! Çek elini!" diyen, bizi tehlikelerden koruyan ilkel mekanizma. Ayırıcı (Diskriminatif) Sistem: Cebimizdeki anahtarı görmeden, sadece dokunarak bulmamızı sağlayan; nesnelerin boyutunu ve dokusunu anlamamızı sağlayan gelişmiş mekanizma. İşler Karıştığında: Hassasiyet ve Arayış Her bireyin dokunma eşiği farklıdır. Ergoterapi kliniklerinde sıkça karşılaştığımız iki uç tablo vardır: Taktil Hassasiyet (Savunmacılık): Bazı çocuklar (ve yetişkinler) için kıyafet etiketleri bir zımpara kağıdı gibi hissettirebilir. Kalabalık bir ortamda birinin yanlışlıkla çarpması, vücutta bir "savaş ya da kaç" tepkisi doğurabilir. Taktil Arayış: Diğer uçta ise duyusal girdi açlığı çekenler vardır. Her şeye dokunma isteği, çamurla oynamaktan duyulan aşırı haz veya acıya karşı yüksek tolerans bu grubun özelliğidir. Ergoterapi Burada Nereye Dokunuyor? Bir ergoterapist için taktil sistem, bireyin günlük yaşam aktivitelerine katılımını belirleyen bir anahtardır. Eğer bir çocuk, parmak boyasının dokusundan korktuğu için anaokulundaki etkinliklere katılamıyorsa veya bir yetişkin, kumaş hassasiyeti nedeniyle iş kıyafetlerini giyemiyorsa, burada müdahale başlar. Duyusal Bütünleme terapisi çerçevesinde, kişinin sinir sistemini bu uyarana "alıştırmak" veya uyarana karşı doğru tepkiyi vermesini sağlamak hedeflenir. Bu; bazen bir fırçalama protokolüyle, bazen de derin basınç (ağırlıklı battaniyeler gibi) uygulamalarıyla yapılır. Unutmayın: Dokunma duyusu sadece fiziksel bir temas değildir; duygusal regülasyonun ve dünyayla kurduğumuz bağın temelidir. Eğer çocuğunuzun belirli dokulardan aşırı kaçındığını veya sürekli bir şeylere dokunma ihtiyacı hissettiğini fark ediyorsanız, bu sadece bir "huy" olmayabilir. Bu, beyninin duyusal bilgiyi işleme biçimiyle ilgilidir. Bir ergoterapist desteğiyle, bu duyusal yolculuğu çok daha konforlu hale getirmek mümkündür.
Ekleme Tarihi: 16 Şubat 2026 -Pazartesi

Parmak Uçlarımızdaki Dünya: Taktil Duyu ve Ergoterapinin Gücü

Hayatımızı beş duyumuzla deneyimlediğimizi söyleriz ancak çoğu zaman en geniş organımız olan derimizin bize anlattıklarını göz ardı ederiz. Ergoterapi literatüründe "Taktil Sistem" olarak adlandırdığımız dokunma duyusu; sadece bir şeye dokunmak değil; güveni, tehlikeyi, dokuyu ve fiziksel sınırları hissetmektir.

Taktil Duyu Neden Bu Kadar Önemli?

Taktil sistem, anne karnında gelişen ilk duyusal sistemdir; bebeğin dünyayı tanıdığı ilk dildir. Bu sistem iki ana kolda çalışır:

  • Koruyucu Sistem: "Sıcak! Çek elini!" diyen, bizi tehlikelerden koruyan ilkel mekanizma.

  • Ayırıcı (Diskriminatif) Sistem: Cebimizdeki anahtarı görmeden, sadece dokunarak bulmamızı sağlayan; nesnelerin boyutunu ve dokusunu anlamamızı sağlayan gelişmiş mekanizma.

İşler Karıştığında: Hassasiyet ve Arayış

Her bireyin dokunma eşiği farklıdır. Ergoterapi kliniklerinde sıkça karşılaştığımız iki uç tablo vardır:

  1. Taktil Hassasiyet (Savunmacılık): Bazı çocuklar (ve yetişkinler) için kıyafet etiketleri bir zımpara kağıdı gibi hissettirebilir. Kalabalık bir ortamda birinin yanlışlıkla çarpması, vücutta bir "savaş ya da kaç" tepkisi doğurabilir.

  2. Taktil Arayış: Diğer uçta ise duyusal girdi açlığı çekenler vardır. Her şeye dokunma isteği, çamurla oynamaktan duyulan aşırı haz veya acıya karşı yüksek tolerans bu grubun özelliğidir.

Ergoterapi Burada Nereye Dokunuyor?

Bir ergoterapist için taktil sistem, bireyin günlük yaşam aktivitelerine katılımını belirleyen bir anahtardır. Eğer bir çocuk, parmak boyasının dokusundan korktuğu için anaokulundaki etkinliklere katılamıyorsa veya bir yetişkin, kumaş hassasiyeti nedeniyle iş kıyafetlerini giyemiyorsa, burada müdahale başlar.

Duyusal Bütünleme terapisi çerçevesinde, kişinin sinir sistemini bu uyarana "alıştırmak" veya uyarana karşı doğru tepkiyi vermesini sağlamak hedeflenir. Bu; bazen bir fırçalama protokolüyle, bazen de derin basınç (ağırlıklı battaniyeler gibi) uygulamalarıyla yapılır.

Unutmayın: Dokunma duyusu sadece fiziksel bir temas değildir; duygusal regülasyonun ve dünyayla kurduğumuz bağın temelidir.

Eğer çocuğunuzun belirli dokulardan aşırı kaçındığını veya sürekli bir şeylere dokunma ihtiyacı hissettiğini fark ediyorsanız, bu sadece bir "huy" olmayabilir. Bu, beyninin duyusal bilgiyi işleme biçimiyle ilgilidir. Bir ergoterapist desteğiyle, bu duyusal yolculuğu çok daha konforlu hale getirmek mümkündür.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396