Yunus Emre BALI-Psik.Dan
Köşe Yazarı
Yunus Emre BALI-Psik.Dan
 

Aşk mı? Bağımlılık mı?

​Aşk ve aşk bağımlılığı, özellikle son dönemlerde birbirinden ayırt edilemeyen iki farklı duygu şeklini almıştır. Aşk, sadece bir dürtü olmaktan çıkmış, bir bağlanma aracı haline bürünmüştür. Öyle ki çoğu insan bu saplantıya ‘aşırı sevgi’ ismini vermektedir. Oysa bu iki paradigma arasında alenen farklılıklar vardır. ​1:) Aşk Nedir ​Aşk duygusu, dünyaya renkli gözlüklerle bakmaktır. Karşılıklı sevgi, saygı, güven, sadakat gibi aşk zincirini oluşturan bu halklara dayalıdır. Ruhun derinliklerine işleyen ve hayata anlam katan evrensel bir melodidir. Karşıdaki olmadan yaşayamamak değil, onunla çok daha güzel ve güçlü yaşamaktır. ​Aşk, sadece duygusal bir bağlam değil aynı zamanda fizyolojik bir süreçtir. Aşk, beynimizde dopamin, norepinefrin gibi hormonlar salgılar. Bu kimyasallar, ruh halimizi ve davranışlarımızı şekillendirir. İnsan beyni için bir çeşit haz kaynağıdır. Genel yapısı itibari ile aşk dinamiktir. Romantik ilişki içerisinde yaşanan her deneyimden sonra bu dinamik yapının dengeleri yeniden canlanmaktadır (Sussman, 2010). ​2:) Aşk bağımlılığı nedir? ​Aşk bağımlılığı, tıpkı diğer bağımlılıklar gibi bireyin bilişsel yapısında değişiklikler meydana getirmektedir. Aşk, bir bağımlılık fraksiyonudur. Aşk bağımlılığına sahip birey, kendi ihtiyaçlarından feragat eder. Bu bireyin benlik algısı, partnerinin tepkilerine göre şekillenir. ​Bu bireylerde; ​ilişki tatminsizliği, aşırı kıskançlık, kontrol etme çabası, duygusal manipülasyon gibi problemler gün yüzüne çıkar. ​Bu problemleri; depresyon, anksiyete, düşük benlik saygısı, güven eksikliği gibi durumlar takip eder. ​Aşk bağımlılığına sahip bireylerde ilişki memnuniyeti yok denecek kadar azdır. ​Partnerine olan güven azdır ve yapışma duygusu baş gösterir. ​İlişki durumu her iki partner için de kaygıya sebebiyet verse de bu kangren olmuş uzvu kesmek çok zor gelir. İlişki her an bitebilirmiş intibası uyandırır. Aşk bağımlılığında obsesyonlar mevcuttur. ​Romantik ilişkilerin iki bölüngüsü mevcuttur; sağlıklı, gelişmiş, olgun ilişkiler; sağlıksız, ham, patolojik ilişkiler. Bu tanımlardan birine aşk, diğerine bağımlılık ismi verilebilir. ​Griffiths’e göre aşk bağımlılığının 6 temel bileşeni vardır; ​Belirginlik: bu kavram; bir bireye karşı hissedilen duygu, hayatının tek ve en önemli parçası varsayması ve bütün duygu, düşünce ve ilginin tek kişiye odaklanması şeklinde tanımlanabilir. ​Tolerans: Aşık olunan bireyle giderek daha fazla zaman geçirme ihtiyacı. ​Duygudurum değişikliği: Duygusal sıkıntılarla başa çıkma tekniği olarak kişiyle fiziksel veya düşsel birliktelik. ​Nüksetme: Aşık olunan bireyle geçirilecek zaman ve düşünülecek zaman azaldığında veya azaltılmaya çalışıldığında çekilen güçlük. ​Yoksunluk: Aşık olunan kişiyle beraber değilken yaşanılan hayal kırıklığı, sinir, kaygı, bulantı… ​Çatışma: Partnerinin tüm yaşamına müdahale etme isteği. Örneğin hobilerine, arkadaşlıklarına vb. ​Aşk bağımlılığının risk faktörleri nelerdir? ​Risk faktörleri; ​alkolik aile, ​ailede görülen fiziksel- duygusal rahatsızlık veya şiddet, ​ebeveyn stilleri, ​bağlanma stilleri (örneğin kaçıngan bağımlı kişiler ilişkiden kaçar, özgürlüğü ön planda tutar.), ​kişilik özellikleri, ​cinsiyet… ​Aşk bağımlılığı, kuzu postuna bürünmüş kurt gibidir. Sinsice yaklaşır ve gafil avlar. Daha ne olduğunu anlamadan bağımlı buluruz kendimizi. Üstelik bu bağımlılıkla aşk duygusunu kolay kolay ayırt edemeyiz. Aşk her ne kadar yüce olsa da bağımlılık o kadar aşağı çeker. Aşk ne kadar aydınlatsa da bağımlılık o kadar zifiri karanlığa gömer. ​Aşk ile bağımlılığı birbirinden ayırt edebilmek hem ilişki açısından hem de psikolojik iyi oluş açısından hayati önem taşır. ​
Ekleme Tarihi: 08 Aralık 2025 -Pazartesi

Aşk mı? Bağımlılık mı?

​Aşk ve aşk bağımlılığı, özellikle son dönemlerde birbirinden ayırt edilemeyen iki farklı duygu şeklini almıştır. Aşk, sadece bir dürtü olmaktan çıkmış, bir bağlanma aracı haline bürünmüştür. Öyle ki çoğu insan bu saplantıya ‘aşırı sevgi’ ismini vermektedir. Oysa bu iki paradigma arasında alenen farklılıklar vardır.

​1:) Aşk Nedir

​Aşk duygusu, dünyaya renkli gözlüklerle bakmaktır. Karşılıklı sevgi, saygı, güven, sadakat gibi aşk zincirini oluşturan bu halklara dayalıdır. Ruhun derinliklerine işleyen ve hayata anlam katan evrensel bir melodidir. Karşıdaki olmadan yaşayamamak değil, onunla çok daha güzel ve güçlü yaşamaktır.

​Aşk, sadece duygusal bir bağlam değil aynı zamanda fizyolojik bir süreçtir. Aşk, beynimizde dopamin, norepinefrin gibi hormonlar salgılar. Bu kimyasallar, ruh halimizi ve davranışlarımızı şekillendirir. İnsan beyni için bir çeşit haz kaynağıdır. Genel yapısı itibari ile aşk dinamiktir. Romantik ilişki içerisinde yaşanan her deneyimden sonra bu dinamik yapının dengeleri yeniden canlanmaktadır (Sussman, 2010).

​2:) Aşk bağımlılığı nedir?

​Aşk bağımlılığı, tıpkı diğer bağımlılıklar gibi bireyin bilişsel yapısında değişiklikler meydana getirmektedir. Aşk, bir bağımlılık fraksiyonudur. Aşk bağımlılığına sahip birey, kendi ihtiyaçlarından feragat eder. Bu bireyin benlik algısı, partnerinin tepkilerine göre şekillenir.

​Bu bireylerde;

  • ​ilişki tatminsizliği, aşırı kıskançlık, kontrol etme çabası, duygusal manipülasyon gibi problemler gün yüzüne çıkar.
  • ​Bu problemleri; depresyon, anksiyete, düşük benlik saygısı, güven eksikliği gibi durumlar takip eder.
  • ​Aşk bağımlılığına sahip bireylerde ilişki memnuniyeti yok denecek kadar azdır.
  • ​Partnerine olan güven azdır ve yapışma duygusu baş gösterir.

​İlişki durumu her iki partner için de kaygıya sebebiyet verse de bu kangren olmuş uzvu kesmek çok zor gelir. İlişki her an bitebilirmiş intibası uyandırır. Aşk bağımlılığında obsesyonlar mevcuttur.

​Romantik ilişkilerin iki bölüngüsü mevcuttur; sağlıklı, gelişmiş, olgun ilişkiler; sağlıksız, ham, patolojik ilişkiler. Bu tanımlardan birine aşk, diğerine bağımlılık ismi verilebilir.

​Griffiths’e göre aşk bağımlılığının 6 temel bileşeni vardır;

  1. Belirginlik: bu kavram; bir bireye karşı hissedilen duygu, hayatının tek ve en önemli parçası varsayması ve bütün duygu, düşünce ve ilginin tek kişiye odaklanması şeklinde tanımlanabilir.
  1. Tolerans: Aşık olunan bireyle giderek daha fazla zaman geçirme ihtiyacı.
  1. Duygudurum değişikliği: Duygusal sıkıntılarla başa çıkma tekniği olarak kişiyle fiziksel veya düşsel birliktelik.
  1. Nüksetme: Aşık olunan bireyle geçirilecek zaman ve düşünülecek zaman azaldığında veya azaltılmaya çalışıldığında çekilen güçlük.
  1. Yoksunluk: Aşık olunan kişiyle beraber değilken yaşanılan hayal kırıklığı, sinir, kaygı, bulantı…
  1. Çatışma: Partnerinin tüm yaşamına müdahale etme isteği. Örneğin hobilerine, arkadaşlıklarına vb.

​Aşk bağımlılığının risk faktörleri nelerdir?

​Risk faktörleri;

  • ​alkolik aile,
  • ​ailede görülen fiziksel- duygusal rahatsızlık veya şiddet,
  • ​ebeveyn stilleri,
  • ​bağlanma stilleri (örneğin kaçıngan bağımlı kişiler ilişkiden kaçar, özgürlüğü ön planda tutar.),
  • ​kişilik özellikleri,
  • ​cinsiyet…

​Aşk bağımlılığı, kuzu postuna bürünmüş kurt gibidir. Sinsice yaklaşır ve gafil avlar. Daha ne olduğunu anlamadan bağımlı buluruz kendimizi. Üstelik bu bağımlılıkla aşk duygusunu kolay kolay ayırt edemeyiz. Aşk her ne kadar yüce olsa da bağımlılık o kadar aşağı çeker. Aşk ne kadar aydınlatsa da bağımlılık o kadar zifiri karanlığa gömer.

​Aşk ile bağımlılığı birbirinden ayırt edebilmek hem ilişki açısından hem de psikolojik iyi oluş açısından hayati önem taşır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396