Zorbalık, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen; ancak bireyin ruhsal, sosyal ve duygusal dünyasında derin izler bırakan bir şiddet biçimidir.

Bir kişi ya da grubun, başka bir bireye ya da topluluğa yönelik olarak tekrarlayıcı ve süreklilik gösteren, güç dengesizliğine dayalı biçimde zarar verici davranışlarda bulunması zorbalık olarak tanımlanmaktadır.
Zorbalığı tek seferlik bir çatışmadan ayıran en önemli unsur, bilinçli ve sistematik bir şekilde devam etmesidir.
Zorbalığın Türleri
Zorbalık, farklı biçimlerde ortaya çıkabilmekte ve her biri birey üzerinde farklı psikolojik etkiler yaratabilmektedir.
Fiziksel zorbalık, itme, vurma, zarar verme gibi bireyin beden bütünlüğüne yönelik yapılan saldırıları kapsamaktadır.
Sözel zorbalık, kişinin değer yargılarını zedeleyen, yetersizlik duygusunu hissettiren alay, hakaret, küçümseme ve aşağılayıcı ifadeler gibi olumsuz yargılar içermektedir.
İlişkisel zorbalık, dedikodu yapma, dışlama, sırlarını açığa çıkarma, asılsız haberler yayma, kişinin sosyal alanlarda ilişkilerine ve arkadaşlık ilişklilerine zarar veren her türlü sözel eylemlerle bireyin aidiyet duygusunu sarsmaktadır
Cinsel zorbalık, cinsel içerikli mesajlar göndererek küçük düşürme, bireyin cinsel yaşantısı ile dalga geçmek, müstehcen fıkraya maruz bırakmak, cinsel amaçlı dokunma veya dokunma olmadan cinsel amaçlı davranışlarda bulunmak, kişi istemediği halde bedensel temas etmek gibi davranışsal eylemlerdir.
Siber zorbalık ise, sosyal medya platformlarında izinsiz fotoğraflarını ve videolarını paylaşma, hakkında kötü yorumlarda bulunma, kişiden izinsiz onun adına hesap açma, uygunsuz içerik paylaşma, sosyal medyadan dışlanmasına sebep olma, sürekli veya aralıklı olarak takip ederek rahatsız etmeyi içermektedir.
Zorbalık ve Şiddet Arasındaki İlişki
Şiddet, fiziksel yada psikolojik gücün kişinin kendisine, bir gruba veya topluluğa karşı yöneltilen, yaralanma, ölüm, psikolojik zarar, gelişim bozukluğu veya yoksun bırakmaya yol açacak veya açma olasılığı olan eylemlerin bilinçli olarak gerçekleştirilmesi veya bunu eylemlerde bulunmakla tehdit edilmesidir (D.S.Ö). Bu açıdan bakıldığında zorbalık, çoğu zaman şiddetin dolaylı ya da doğrudan bir görünümüdür. Zorbalık uygulayan birey, karşısındaki kişiye fiziksel olmasa bile psikolojik şiddet uygulamaktadır.
Zorbalık davranışlarının arka planında; öfke, kıskançlık, haset, değersizlik, yetersizlik, mutsuzluk ve umutsuzluk gibi duyguların sağlıklı biçimde düzenlenememesi yer almaktadır.
Bu duygularla baş edemeyen bireyler, güç kazanma ya da kontrol sağlama amacıyla zorbalık davranışlarına yönelebilmektedir.
Zorbalığın Psikolojik Etkileri
Zorbalık süreci yalnızca zorbalığı yapan ve maruz kalan bireyleri değil, tanık olanları da etkilemektedir.
Zorbalığa maruz kalan kişilerde zamanla özgüven kaybı, kaygı artışı, depresif belirtiler, akademik ve mesleki performansta düşüş, sosyal ilişkilerden kaçınma ve yalnızlık görülebilmektedir. Süreç ilerledikçe bedensel yakınmalar ve içe kapanma da tabloya eşlik edebilir.
Zorbalıkla Baş Etmenin Yolları
Zorbalıkla başa çıkabilmenin ilk adımı, yaşanan durumu tanımak ve normalleştirmemektir. Zorbalık karşısında sessiz kalmak, sürecin devam etmesine zemin hazırlayabilir. Bu nedenle bireyin;
* yasal ve kurumsal yollarla hakkını araması,
* güvendiği kişilerden destek alması,
* sosyal iletişim becerilerini güçlendirmesi,
* kendini suçlamaması ve
* zorbalığa maruz kalmanın bir yetersizlik ya da değersizlik göstergesi olmadığını fark etmesi büyük önem taşır.
Zorbalığın yarattığı psikolojik etkilerle başa çıkmak ve benlik algısını yeniden güçlendirmek için psikoterapi desteği, iyileştirici ve koruyucu bir süreç sunmaktadır.
Unutulmamalıdır ki zorbalığın kaynağı, çoğu zaman mağdurun kişilik özelliklerinden değil; zorbalığı uygulayan bireyin duygu düzenleme becerilerinden ve kişilik yapılanmasından beslenmektedir