Sağlık Bir Hedef Değil, Bir Süreçtir
"Sağlıklı mısınız?" diye sorulduğunda çoğu insan önce bedenini düşünür. Kolesterol değerleri, tansiyon, kilo. Oysa laboratuvar sonuçları kusursuz olan insanlar derin bir iç çöküntü içinde olabilirken, kronik bir hastalıkla yaşayan bireyler son derece sağlıklı bir psikolojiye sahip olabilir. O hâlde sağlıklı olmak gerçekte ne anlama gelir?
Dünya Sağlık Örgütü'nün Unutulan Tanımı
Dünya Sağlık Örgütü, sağlığı 1948'den bu yana şöyle tanımlamaktadır: "Yalnızca hastalık ve sakatlığın yokluğu değil; bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan tam bir iyilik hâli." Bu tanım onlarca yıldır yazılı olmakla birlikte, pratikte hâlâ göz ardı edilen bir vizyondur.
Psikolojik açıdan bakıldığında sağlık; semptomların yokluğuyla değil, işlevselliğin varlığıyla ölçülür. Birey, duygularını tanıyabiliyor mu?
Zorluklarla baş ederken esneklik gösterebiliyor mu? İlişkilerinde derin ve karşılıklı bir bağ kurabiliyordu mu? İşte bu sorular, gerçek sağlığın pusulasıdır.
Psikolojik Sağlığın Üç Ayağı
Klinik deneyimlerime göre psikolojik sağlık üç temel üzerinde yükselir.
Birincisi öz farkındalıktır. Kendi duygularını, ihtiyaçlarını ve sınırlarını tanıyan birey, kendisiyle dürüst bir ilişki içindedir. Bu dürüstlük, sağlığın başlangıç noktasıdır.
İkincisi esnekliktir. Yaşam kaçınılmaz olarak acı, kayıp ve belirsizlik getirir. Sağlıklı birey bu gerçekliği inkâr etmez; ona direnir değil, onunla birlikte akar. Psikolojide "psikolojik esneklik" olarak adlandırılan bu kapasite, travma sonrası büyümenin de temelidir.
Üçüncüsü ilişkidir. İnsanın başkalarıyla kurduğu anlamlı ilişkiler, ruh sağlığının en güçlü koruyucularından biridir. Yalnızlık; sigara kadar, hareketsizlik kadar yıkıcı bir sağlık riskidir ve araştırmalar bunu defalarca kanıtlamıştır.
Sağlıklı Olmak Mükemmel Olmak Değildir
Danışanlarımın en sık düştüğü tuzak şudur: Sağlıklı olmanın, hiç ağlamamak, hiç öfkelenmemek ya da hiç kaygı duymamak olduğunu sanmak. Bu bir yanılgıdır. Sağlıklı insan, duyguların olmadığı biri değil; duyguların içinden geçebilen biridir.
Öfkesini fark eden, ağlamasına izin veren, kaygısını yargılamadan gözlemleyebilen biri; işte gerçek anlamda sağlıklı olan budur.
Sağlık, bir bitiş çizgisi değildir. Her gün yeniden kurulan, zaman zaman sarsılan ama yeniden ayağa kaldırılan dinamik bir denge hâlidir. Kendinize şunu sorun: "Bugün kendimle nasıl bir ilişki kurdum?" Cevabınız, sağlığınızın en gerçek göstergesidir.
Sağlıklı olmak; eksiksiz olmak değil, bütün olmaya cesaret etmektir.