Soru-Yorum
Köşe Yazarı
Soru-Yorum
 

Aile Danışmanı Alime Tokgöz 'En Kalabalık Sessizliği' Anlatıyor!"

Aile ve Çift Danışmanı Alime Tokgöz; hızın ve ekranların gölgesinde kalan günümüz ailesini, dijital kopukluktan mükemmeliyetçilik yanılgısına, sağlıklı iletişim dillerinden kriz yönetimine kadar tüm boyutlarıyla değerlendiriyor.   Aile Dinamikleri ve Güncel Gözlemler ​Özgün Bakış: Günümüzde ailelerin en sık yaşadığı sorunlar sizce nelerdir? Alime Tokgöz: Günümüz ailesinin temel sınavı "Hız ve Anlam Kaybı"dır. Modern yaşamın hızı, aile fertlerini "yan yana yalnızlıklar" yaşayan bireylere dönüştürdü. En sık rastladığımız sorunlar; dijital ekranların yarattığı duygusal kopukluk, mükemmeliyetçilik baskısı altında ezilen ebeveynlik rolleri ve birbirini anlamak yerine haklı çıkmaya odaklanan tepkisel iletişim biçimleridir. ​Özgün Bakış: Son yıllarda aile yapısında gözlemlediğiniz en belirgin değişim nedir? Alime Tokgöz: Sosyolojik olarak aile, bir "kurum" olmaktan çıkıp "duygusal tatmin merkezi" haline geldi. Eskiden görevler ön plandayken, şimdi bireysel mutluluk ve anlam arayışı ön planda. Bu durum bağları daha şeffaf ama daha kırılgan hale getirdi. Artık aileler daha küçük, daha donanımlı ama birbirinin ruhuna temas etme konusunda daha acemi. ​Özgün Bakış: Teknolojinin ve sosyal medyanın aile ilişkilerine etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Alime Tokgöz: Teknolojiyi "en kalabalık sessizlik" olarak görüyorum. Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) penceresinden bakarsak; ekranlar bizi "anda kalmaktan" koparıyor. Birçok aile ilişkisini yaşamak yerine sosyal medyada sergilemeye odaklanıyor. Masada eşimizle konuşmak yerine başkalarının hayatını izlediğimizde, anın içindeki o kutsal bağı reddetmiş oluyoruz. ​Özgün Bakış: Çiftlerin iletişim kurarken en çok zorlandığı noktalar hangileri? Alime Tokgöz: Çiftler en çok kendi "zihin yapılanmalarının" ve çocukluktan getirdikleri o hassas düğmelerin (kişilik örüntülerinin) farkında olmadıkları için tıkanıyorlar. Tartışma anında sağlıklı birer yetişkin gibi değil; incinmiş birer çocuk veya cezalandırıcı birer ebeveyn gibi tepki veriyorlar. Haklı çıkma savaşı ve zihin okuma beklentisi, gerçek bir duygusal onarımın önündeki en büyük engellerdir. ​Özgün Bakış: Ebeveynlik konusunda toplumda en yaygın görülen yanlış inanışlar nelerdir? Alime Tokgöz: "Mükemmel ebeveyn olma" zorunluluğu en büyük yanılgıdır. Çocukların mükemmel birer heykele değil, hata yapan ve özür dileyen "insan" ebeveynlere ihtiyacı var. Ayrıca çocuğu kendi hayallerimizin bir "yenilenmiş sürümü" olarak görmek, onun özgün ruhsal dünyasına alan tanımamıza engel oluyor. ​İlişkiler ve İletişim ​Özgün Bakış: Sağlıklı aile içi iletişim nasıl olmalıdır? Alime Tokgöz: Sağlıklı iletişim, sorunsuzluk değil; sorunları birbirimizi hırpalamadan çözebilme becerisidir. Suçlayıcı bir dil yerine kendi duygumuzun sorumluluğunu aldığımız (Ben dili), cevap vermek için değil anlamak için dinlediğimiz ve göz temasının teknolojik gürültüden daha değerli olduğu bir iklimdir. ​Özgün Bakış: Çiftlerin tartışma esnasında en çok yaptığı hatalar nelerdir? Alime Tokgöz: "Sen hep böylesin" diyerek genelleme yapmak, karakteri hedef almak ve üç yıl önceki dosyaları bugüne taşımak en yaygın hatalardır. Ayrıca öfke tavan yapmışken konuşmaya çalışmak ve sessizliği bir silah gibi kullanarak "duvar örmek" bağları onarmak yerine koparır. ​Özgün Bakış: Mutlu ve uzun ömürlü bir ilişkinin temel kuralları sizce nelerdir? Alime Tokgöz: Mutluluğun reçetesi; güçlü bir arkadaşlık kurmak, her gün küçük duygusal yatırımlar yapmak (takdir, şefkat, ilgi) ve tartışma sonrası "tamir etme" becerisini geliştirmektir. Birbirinin bireysel gelişimine destek olurken ortak bir "biz" hikayesi yaratabilen çiftler, zamanın yıpratıcı etkisine karşı dirençli olurlar. ​Özgün Bakış: Çocukların duygusal gelişiminde aile içi iletişimin rolü nedir? Alime Tokgöz: Aile, çocuğun dünyayı tanıdığı ilk "duygusal atölyedir". Evdeki iletişim dili, çocuğun ileride kendisiyle kuracağı iç sesin temelini atar. Ebeveynlerin birbirleriyle konuşma biçimi, çocuğun zihnindeki "güvenli dünya" algısını inşa eden en güçlü modeldir. ​Özgün Bakış: Aile fertleri arasında güveni zedeleyen davranışlar nelerdir? Alime Tokgöz: Tutarsızlık, mahremiyetin ihlali, küçük yalanlar ve verilen sözlerin tutulmaması güveni sessizce bitirir. Ayrıca kıyaslama yapmak ve bireyin üzüntüsünü görmezden gelmek (duygusal ihmal), aile içindeki o temel zemini sarsar. ​Toplumsal ve Sosyal Etki ​Özgün Bakış: Modern yaşam tarzının aile içi ilişkilere olumlu ve olumsuz etkileri nelerdir? Alime Tokgöz: Sosyolojik olarak modern yaşam bize daha çok bilgi ve demokratik roller sundu; bu bir avantajdır. Ancak beraberinde getirdiği aşırı hız ve performans baskısı, aileyi bir "lojistik merkezine" dönüştürerek samimiyeti azalttı. ​Özgün Bakış: Yeni neslin ilişkilere bakışı önceki nesillerden hangi yönleriyle ayrılıyor? Alime Tokgöz: Yeni nesil, geleneksel zorunluluklardan ziyade "anlam" ve "kendini gerçekleştirme" odaklı. Bağlar daha esnek ama beklentiler daha yüksek. Bu durum, ilişkilerde daha şeffaf bir iletişim gerekliliğini doğuruyor. ​Özgün Bakış: Ekonomik koşullar aile içi huzuru nasıl etkiliyor? Alime Tokgöz: Ekonomi sadece bir geçim meselesi değil, "stres geçişkenliği"dir. Dışarıdaki baskı içeriye tahammülsüzlük olarak yansıyabilir. Ancak psikolojik sermayesi (dayanıklılığı) güçlü olan aileler, bu krizleri birbirlerine kenetlenerek atlatabilirler. ​Özgün Bakış: Sosyal medya üzerinden alınan "ilişki tavsiyeleri" hakkında ne düşünüyorsunuz? Alime Tokgöz: Sosyal medya "hap bilgi" yanılsaması sunuyor. Klinik terimlerin (narsisizm, toksik vb.) gelişigüzel kullanımı, aile içinde onarım yerine etiketleme ve duvar örme yaratıyor. Gerçek iyileşme ekran kaydırarak değil, derinleşerek mümkündür. ​ Tavsiyeler ve Öneriler ​Özgün Bakış: Ailelerin kriz anlarında daha sağlıklı karar verebilmesi için ne önerirsiniz? Alime Tokgöz: Kriz anında "duygusal mola" verin; öfkeliyken karar almayın. Sorunu partnerinizden ayırın ve ona "birlikte" bakın. Eğer kriz çözülemiyorsa, profesyonel bir aile danışmanı veya terapist desteği almaktan çekinmeyin. Uzman desteği bir zayıflık değil, ailenin geleceğine yapılan vizyoner bir yatırımdır. ​Özgün Bakış: Çiftlerin bağlılıklarını güçlendirmesi için küçük ama etkili adımlar nelerdir? Alime Tokgöz: "Mikro-bağlanma" anları yaratın. Günde 10 dakika telefonsuz göz teması kurmak, birbirinizin gün içindeki bir başarısını takdir etmek ve sadece ikinize ait küçük ritüeller (sabah kahvesi, akşam yürüyüşü) oluşturmak devasa farklar yaratır. ​Özgün Bakış: Ebeveynlerin çocuklarıyla daha doğru bir iletişim kurması için nelere dikkat etmesi gerekir? Alime Tokgöz: Çocuğu "duymak" yetmez, "hissetmek" gerekir. Onun duygusunu yargılamadan onaylayın. "Şu an üzgün olman çok normal" diyebilmek, ona dünyadaki en güvenli yeri sunmaktır. ​Özgün Bakış: Aile içindeki sevgi dilinin belirlenmesi neden önemlidir? Alime Tokgöz: Herkesin sevgi dili farklıdır; kimi takdir edilmekten, kimi kaliteli vakit geçirmekten hoşlanır. Partnerinizin dilini bilmemek, ona yabancı bir dilde şarkı söylemek gibidir; çok emek verirsiniz ama o anlamaz. ​Özgün Bakış: Huzurlu bir aile ortamı oluşturmak için üç temel alışkanlık söyleyecek olsanız hangilerini seçerdiniz? Alime Tokgöz: 1. Şükran ve takdir dilini kullanmak. 2. Dijital detoks saatleri belirlemek. 3. Çatışmaları "kazan-kaybet" değil, ortak çözüm odaklı yönetmek. ​Özgün Bakış: Son olarak, ailelere tek cümlelik bir tavsiye vermeniz gerekse ne derdiniz? Alime Tokgöz: Mükemmel bir aile tablosu sergilemeye değil; her bir ferdin 'olduğu haliyle' kabul edildiği, şefkatle sarmalandığı ve herkesin kendini güvende hissettiği sahici bir aidiyet iklimini hep birlikte inşa edelim. Not:Bu röportajda yer alan görüş ve öneriler genel bilgilendirme amaçlıdır. Her bireyin ve ailenin dinamiği özeldir; bu içerik profesyonel bir terapi veya tıbbi teşhis yerine geçmez.
Ekleme Tarihi: 05 Ocak 2026 -Pazartesi

Aile Danışmanı Alime Tokgöz 'En Kalabalık Sessizliği' Anlatıyor!"

Aile ve Çift Danışmanı Alime Tokgöz; hızın ve ekranların gölgesinde kalan günümüz ailesini, dijital kopukluktan mükemmeliyetçilik yanılgısına, sağlıklı iletişim dillerinden kriz yönetimine kadar tüm boyutlarıyla değerlendiriyor.

 

  • Aile Dinamikleri ve Güncel Gözlemler

Özgün Bakış: Günümüzde ailelerin en sık yaşadığı sorunlar sizce nelerdir?

Alime Tokgöz: Günümüz ailesinin temel sınavı "Hız ve Anlam Kaybı"dır. Modern yaşamın hızı, aile fertlerini "yan yana yalnızlıklar" yaşayan bireylere dönüştürdü. En sık rastladığımız sorunlar; dijital ekranların yarattığı duygusal kopukluk, mükemmeliyetçilik baskısı altında ezilen ebeveynlik rolleri ve birbirini anlamak yerine haklı çıkmaya odaklanan tepkisel iletişim biçimleridir.

​Özgün Bakış: Son yıllarda aile yapısında gözlemlediğiniz en belirgin değişim nedir?

Alime Tokgöz: Sosyolojik olarak aile, bir "kurum" olmaktan çıkıp "duygusal tatmin merkezi" haline geldi. Eskiden görevler ön plandayken, şimdi bireysel mutluluk ve anlam arayışı ön planda. Bu durum bağları daha şeffaf ama daha kırılgan hale getirdi. Artık aileler daha küçük, daha donanımlı ama birbirinin ruhuna temas etme konusunda daha acemi.

​Özgün Bakış: Teknolojinin ve sosyal medyanın aile ilişkilerine etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Alime Tokgöz: Teknolojiyi "en kalabalık sessizlik" olarak görüyorum. Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) penceresinden bakarsak; ekranlar bizi "anda kalmaktan" koparıyor. Birçok aile ilişkisini yaşamak yerine sosyal medyada sergilemeye odaklanıyor. Masada eşimizle konuşmak yerine başkalarının hayatını izlediğimizde, anın içindeki o kutsal bağı reddetmiş oluyoruz.

Özgün Bakış: Çiftlerin iletişim kurarken en çok zorlandığı noktalar hangileri?

Alime Tokgöz: Çiftler en çok kendi "zihin yapılanmalarının" ve çocukluktan getirdikleri o hassas düğmelerin (kişilik örüntülerinin) farkında olmadıkları için tıkanıyorlar. Tartışma anında sağlıklı birer yetişkin gibi değil; incinmiş birer çocuk veya cezalandırıcı birer ebeveyn gibi tepki veriyorlar. Haklı çıkma savaşı ve zihin okuma beklentisi, gerçek bir duygusal onarımın önündeki en büyük engellerdir.

​Özgün Bakış: Ebeveynlik konusunda toplumda en yaygın görülen yanlış inanışlar nelerdir?

Alime Tokgöz: "Mükemmel ebeveyn olma" zorunluluğu en büyük yanılgıdır. Çocukların mükemmel birer heykele değil, hata yapan ve özür dileyen "insan" ebeveynlere ihtiyacı var. Ayrıca çocuğu kendi hayallerimizin bir "yenilenmiş sürümü" olarak görmek, onun özgün ruhsal dünyasına alan tanımamıza engel oluyor.

​İlişkiler ve İletişim

Özgün Bakış: Sağlıklı aile içi iletişim nasıl olmalıdır?

Alime Tokgöz: Sağlıklı iletişim, sorunsuzluk değil; sorunları birbirimizi hırpalamadan çözebilme becerisidir. Suçlayıcı bir dil yerine kendi duygumuzun sorumluluğunu aldığımız (Ben dili), cevap vermek için değil anlamak için dinlediğimiz ve göz temasının teknolojik gürültüden daha değerli olduğu bir iklimdir.

Özgün Bakış: Çiftlerin tartışma esnasında en çok yaptığı hatalar nelerdir?

Alime Tokgöz: "Sen hep böylesin" diyerek genelleme yapmak, karakteri hedef almak ve üç yıl önceki dosyaları bugüne taşımak en yaygın hatalardır. Ayrıca öfke tavan yapmışken konuşmaya çalışmak ve sessizliği bir silah gibi kullanarak "duvar örmek" bağları onarmak yerine koparır.

Özgün Bakış: Mutlu ve uzun ömürlü bir ilişkinin temel kuralları sizce nelerdir?

Alime Tokgöz: Mutluluğun reçetesi; güçlü bir arkadaşlık kurmak, her gün küçük duygusal yatırımlar yapmak (takdir, şefkat, ilgi) ve tartışma sonrası "tamir etme" becerisini geliştirmektir. Birbirinin bireysel gelişimine destek olurken ortak bir "biz" hikayesi yaratabilen çiftler, zamanın yıpratıcı etkisine karşı dirençli olurlar.

Özgün Bakış: Çocukların duygusal gelişiminde aile içi iletişimin rolü nedir?

Alime Tokgöz: Aile, çocuğun dünyayı tanıdığı ilk "duygusal atölyedir". Evdeki iletişim dili, çocuğun ileride kendisiyle kuracağı iç sesin temelini atar. Ebeveynlerin birbirleriyle konuşma biçimi, çocuğun zihnindeki "güvenli dünya" algısını inşa eden en güçlü modeldir.

Özgün Bakış: Aile fertleri arasında güveni zedeleyen davranışlar nelerdir?

Alime Tokgöz: Tutarsızlık, mahremiyetin ihlali, küçük yalanlar ve verilen sözlerin tutulmaması güveni sessizce bitirir. Ayrıca kıyaslama yapmak ve bireyin üzüntüsünü görmezden gelmek (duygusal ihmal), aile içindeki o temel zemini sarsar.

​Toplumsal ve Sosyal Etki

​Özgün Bakış: Modern yaşam tarzının aile içi ilişkilere olumlu ve olumsuz etkileri nelerdir?

Alime Tokgöz: Sosyolojik olarak modern yaşam bize daha çok bilgi ve demokratik roller sundu; bu bir avantajdır. Ancak beraberinde getirdiği aşırı hız ve performans baskısı, aileyi bir "lojistik merkezine" dönüştürerek samimiyeti azalttı.

​Özgün Bakış: Yeni neslin ilişkilere bakışı önceki nesillerden hangi yönleriyle ayrılıyor?

Alime Tokgöz: Yeni nesil, geleneksel zorunluluklardan ziyade "anlam" ve "kendini gerçekleştirme" odaklı. Bağlar daha esnek ama beklentiler daha yüksek. Bu durum, ilişkilerde daha şeffaf bir iletişim gerekliliğini doğuruyor.

​Özgün Bakış: Ekonomik koşullar aile içi huzuru nasıl etkiliyor?

Alime Tokgöz: Ekonomi sadece bir geçim meselesi değil, "stres geçişkenliği"dir. Dışarıdaki baskı içeriye tahammülsüzlük olarak yansıyabilir. Ancak psikolojik sermayesi (dayanıklılığı) güçlü olan aileler, bu krizleri birbirlerine kenetlenerek atlatabilirler.

Özgün Bakış: Sosyal medya üzerinden alınan "ilişki tavsiyeleri" hakkında ne düşünüyorsunuz?

Alime Tokgöz: Sosyal medya "hap bilgi" yanılsaması sunuyor. Klinik terimlerin (narsisizm, toksik vb.) gelişigüzel kullanımı, aile içinde onarım yerine etiketleme ve duvar örme yaratıyor. Gerçek iyileşme ekran kaydırarak değil, derinleşerek mümkündür.

Tavsiyeler ve Öneriler

Özgün Bakış: Ailelerin kriz anlarında daha sağlıklı karar verebilmesi için ne önerirsiniz?

Alime Tokgöz: Kriz anında "duygusal mola" verin; öfkeliyken karar almayın. Sorunu partnerinizden ayırın ve ona "birlikte" bakın. Eğer kriz çözülemiyorsa, profesyonel bir aile danışmanı veya terapist desteği almaktan çekinmeyin. Uzman desteği bir zayıflık değil, ailenin geleceğine yapılan vizyoner bir yatırımdır.

Özgün Bakış: Çiftlerin bağlılıklarını güçlendirmesi için küçük ama etkili adımlar nelerdir?

Alime Tokgöz: "Mikro-bağlanma" anları yaratın. Günde 10 dakika telefonsuz göz teması kurmak, birbirinizin gün içindeki bir başarısını takdir etmek ve sadece ikinize ait küçük ritüeller (sabah kahvesi, akşam yürüyüşü) oluşturmak devasa farklar yaratır.

​Özgün Bakış: Ebeveynlerin çocuklarıyla daha doğru bir iletişim kurması için nelere dikkat etmesi gerekir?

Alime Tokgöz: Çocuğu "duymak" yetmez, "hissetmek" gerekir. Onun duygusunu yargılamadan onaylayın. "Şu an üzgün olman çok normal" diyebilmek, ona dünyadaki en güvenli yeri sunmaktır.

​Özgün Bakış: Aile içindeki sevgi dilinin belirlenmesi neden önemlidir?

Alime Tokgöz: Herkesin sevgi dili farklıdır; kimi takdir edilmekten, kimi kaliteli vakit geçirmekten hoşlanır. Partnerinizin dilini bilmemek, ona yabancı bir dilde şarkı söylemek gibidir; çok emek verirsiniz ama o anlamaz.

​Özgün Bakış: Huzurlu bir aile ortamı oluşturmak için üç temel alışkanlık söyleyecek olsanız hangilerini seçerdiniz?

Alime Tokgöz: 1. Şükran ve takdir dilini kullanmak. 2. Dijital detoks saatleri belirlemek. 3. Çatışmaları "kazan-kaybet" değil, ortak çözüm odaklı yönetmek.

​Özgün Bakış: Son olarak, ailelere tek cümlelik bir tavsiye vermeniz gerekse ne derdiniz?

Alime Tokgöz: Mükemmel bir aile tablosu sergilemeye değil; her bir ferdin 'olduğu haliyle' kabul edildiği, şefkatle sarmalandığı ve herkesin kendini güvende hissettiği sahici bir aidiyet iklimini hep birlikte inşa edelim.

Not:Bu röportajda yer alan görüş ve öneriler genel bilgilendirme amaçlıdır. Her bireyin ve ailenin dinamiği özeldir; bu içerik profesyonel bir terapi veya tıbbi teşhis yerine geçmez.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396