Geçmiş ve Gelecek Arasında Kaybolmak

Günümüzde geçmiş ve gelecek arasında kaybolan hissetmeyi en unuttuğumuz an ‘şimdi’. Geleceğin kaygısı ve geçmişin üstümüzden atamadığımız yükleri bizi içinde yaşadığımız anı unutturuyor. Bu karmaşanın içinde dikkatimizi bulunduğumuz an’a vermek. ‘’Şimdi’’nin güvenli toprakları sanılanın aksine zihni boşaltmak değil zihne ‘’acelemiz yok’’ demenin kibar bir yolu.
Bedenin ve Duyguların Farkına Varma
Aldığımız nefesi ciğerlerimizde hissetmek, yürüdüğümüzde ayaklarımızın yere temasını hissetmek, duygularımızı fark etmek, hislerimizi ve başkalarının hislerini yargılamadan tanımak… Tüm bunlar sinir sistemimize ‘’buradayım, iyiyim ve güvendeyim’’ mesajı gönderiyor. Bu tatlı mesajın beynin alarm sistemine biraz geri dur diyerek prefrontal korteksi yani dikkat, problem çözme ve duygusal düzenleme merkezi daha etkin çalışıyor ve bu sayede düşüncelerimiz düzünlenmeye, dış dünyayı daha berrak görmemizi sağlıyor.
Anda Kalmanın Şefkatli Gücü
Anda kalmak, biraz da duygularımızın kalıcı değil sadece bir misafir olduğunu, geldiği gibi gideceğini ve kendimize gösterdiğimiz şefkatte saklı. Şimdinin içinde kalmak aslında gerçek yuvamız. Bazen durup derin bir nefes almak, yapılacaklar listesinin tamamlanmasından daha çok huzur verebilir unutmayın.
Küçük Bir Hatırlatma
Şu an kendinize bir iyilik yapın ve hissederek derin bir nefes alın.