Kamu ve Özelde Hekim Başarısı: Ölçülen Performans mı, Görülen Gerçek mi?
Kamu ve özel sağlık kuruluşlarında hekimlerin mesleki başarısı, benzer bilgi birikimi ve profesyonel yeterliliğe sahip olmalarına karşın farklı kriterler üzerinden değerlendirilmektedir. Bu durum, başarının evrensel bir kavram olmaktan uzaklaşıp, sistemin önceliklerine göre şekillenen bir olguya dönüşmesine neden olmaktadır.
Başarı Kavramı: Ne Kadar Nesnel
Bir hekimin mesleki açıdan “başarılı” olarak değerlendirilmesi, çoğu zaman ortak bir uzlaşıya dayanan net bir tanımla açıklanamamaktadır. Başarı kavramı, hekimin sahip olduğu bilgi düzeyi ve klinik yetkinliklerden ziyade, hizmet sunduğu sağlık sisteminin öncelikleri ve beklentileri doğrultusunda şekillenmektedir.
Akademik literatürde hekim başarısı; klinik sonuçlar, etik karar süreçleri, hasta güvenliğinin sağlanması ve iletişim becerileri gibi çok boyutlu kriterler çerçevesinde ele alınmaktadır. Ancak uygulamada bu geniş kapsamlı yapı çoğu zaman daraltılmakta ve daha kolay ölçülebilen göstergelerle sınırlandırılmaktadır.
Kamuda Hekim Başarısının Değerlendirilmesi
Kamu sağlık kuruluşlarında hekimlerin mesleki başarısı, büyük ölçüde nicel göstergeler üzerinden değerlendirilmektedir. Muayene edilen hasta sayısı, uygulanan tıbbi işlemlerin miktarı ve hizmet sunumunun devamlılığı, temel performans ölçütleri arasında yer almaktadır.
Bu yaklaşım, artan sağlık hizmeti talebi karşısında sistemin sürekliliğini sağlamayı hedeflese de, hekimlik uygulamalarının nitel boyutunu ortaya koymakta yetersiz kalmaktadır. Yoğun zaman kısıtı altında sunulan hizmet, hekimin mesleki yeterliliğini tüm yönleriyle yansıtmayabilir.
Özel Sektörde Hekim Başarısı Nasıl Ölçülüyor?
Özel sağlık kuruluşlarında hekimlerin mesleki başarısı çoğu zaman hasta memnuniyeti, alınan geri dönüşler ve sunulan hizmetin algılanan kalitesi üzerinden değerlendirilmektedir. İletişim becerileri, ulaşılabilirlik ve kurumsal imajı temsil etme becerisi, başlıca değerlendirme kriterleri arasında yer almaktadır.
Bu yaklaşım hasta merkezli bir anlayışı yansıtsa da, hekimler üzerinde sürekli olarak memnuniyet sağlama baskısı yaratabilmektedir. Klinik açıdan doğru olan uygulamalar ile hastaların beklentileri her zaman birebir örtüşmeyebilir.
Aynı Hekim, Farklı Değerlendirme Sistemleri
Kamu ve özel alanda çalışan hekimler, benzer akademik süreçlerden geçmekte ve aynı mesleki etik ilkeler doğrultusunda yetiştirilmektedir. Ancak başarıyı tanımlayan ölçütlerin farklılaşması, hekimlik pratiğinin yönünü doğrudan etkilemektdir.
Sağlık sisteminde yetersiz kabul edilen bir hekim, başka bir yapıda yüksek düzeyde performans sergileyen bir profesyonel olarak değerlendirilebilmektedir. Bu durum, başarının mutlak bir ölçüt olmaktan ziyade bağlama göre şekillenen bir kavram olduğunu ortaya koymaktadır.
Hekim Başarısı Nasıl Değerlendirilmeli?
Hekimlik başarısının sağlıklı biçimde değerlendirilebilmesi için nicel ve nitel göstergelerin birlikte ele alınması gerekmektedir. Klinik sonuçlar kadar etik yaklaşım, iletişim kalitesi ve hasta güvenliğinin sağlanması da değerlendirme sürecinin temel bileşenleri arasınada yer almalıdır.
Aksi halde başarı, yalnızca ölçülebilen verilerle sınırlı kalacak ve hekimlik pratiğinin temel insani ve mesleki yönleri büyük ölçüde göz ardı edilecektir.
Sonuç
Hekim başarısını ele alırken bireysel performanstan ziyade, bu performansı ölçen sistemlerin sorgulanması gerekmektedir. Zira başarıyı tanımlayan ölçütler, sağlık hizmetinin yönelimini doğrudan etkilemektedir.
Sağlık yapıları başarıyı hangi çerçevede tanımlarsa, hekimlik uygulamaları da o doğrultuda biçimlenir. Bu nedenle gerçek başarıyı tartışmak, aynı zamanda mevcut sistemi yeniden değerlendirmeyi zorunlu kılar.
Sema Şentürk
Sağlık Yönetimi Uzmanı