Nazmi KIRELLİ - Psikolojik Danışman
Köşe Yazarı
Nazmi KIRELLİ - Psikolojik Danışman
 

Hayat Neden Bazen Bu Kadar Boş, Anlamsız ve Gri Görünüyor?

  Sabah uyanıyorsun.   Alarm çalıyor, kalkıyorsun, yüzünü yıkıyorsun, kahve koyuyorsun, işe gidiyorsun. Akşam eve dönüyorsun, yemek yiyorsun, telefonuna bakıyorsun, yatıyorsun. Ve bir gün birden durup soruyorsun kendine: “Bu mu yani? Hepsi bu mu?”   İçinde kocaman bir boşluk. Sanki hayatın renkleri solmuş, sesi kısılmış, tadı kaçmış. Ne kadar çok şey yapsan da, ne kadar çok insan görsen de, ne kadar çok “iyi” gün geçirsen de… O boşluk orada duruyor.   Sanki biri kalbinin ortasına kocaman bir delik açmış ve sen o deliğe ne koyarsan koy, dolmuyor.   Peki neden oluyor bu? Neden bazen hayat birden “boş” hissettiriyor?   1. Çünkü “anlam” diye bir şey arıyoruz ama onu dışarıda arıyoruz İnsan doğası gereği anlam arayan bir varlık. Ama modern hayatta anlamı “başarıda”, “ilişkide”, “parada”, “beğenide”, “tatilde” bulmaya çalışıyoruz. Bunların hepsi geçici.   Başarı bir anlık dopamin verir, sonra yine boşluk gelir. Sevgi güzel ama o da kusurlu. Para rahatlatır ama kalbi doldurmaz. Ve bir gün fark ediyoruz ki: Hayatın anlamı dışarıda değil. İçeride, bizim ona yüklediğimiz değerde. Ama biz o değeri yüklemeyi unuttuk. Günlük koşuşturmada “anlamlı olmak” için vakit ayırmayı unuttuk.   2. Çünkü duygularımızı bastırıyoruz Hayat boş hissettiriyorsa, büyük ihtimalle içinde biriken ama dışarı çıkamayan duygular var. Üzüntü, öfke, hayal kırıklığı, yalnızlık, pişmanlık… Bunların hepsini “boş ver”, “geçer”, “olmazsa olmaz” diye bastırıyoruz. Ama bastırılan duygu yok olmaz. Birikir. Ve bir gün hayatın tamamını griye boyar.   Psikoloji buna “duygusal uyuşukluk” diyor. Duyguları hissetmemek için hissetmemeye alışıyoruz.   Sonra bir bakıyoruz: Ne mutluluk kalıyor, ne hüzün. Sadece boşluk.   3. Çünkü “yapmam gerekenler” listesi hayatımızı ele geçirdi Sabah kalktığımızda ilk düşündüğümüz şey: “Bugün ne yapmalıyım?” İş, fatura, alışveriş, mesajlara cevap, sosyal medya, yemek, uyku… Hep “yapmam gerekenler”. Ama “istemek” nerede kaldı? “Keyif almak” nerede? “Ben ne istiyorum?” sorusu nerede? Hayat boş hissettiriyorsa, büyük ihtimalle “olmam gereken” rolüne sıkıştık. Kendi isteklerimizi, hayallerimizi, küçük zevklerimizi unuttuk. Ve bir gün fark ediyoruz: Hayatımızı yaşıyoruz ama kendimizi yaşamıyoruz.   4. Çünkü “yarın daha iyi olacak” tuzağına düştük Hep diyoruz ya: “Bu dönem zor geçiyor ama sonra düzelir.” “Şu işi bitireyim, sonra mutlu olurum.” “Şu parayı biriktireyim, sonra tatil yaparım.” Ama “sonra” hiç gelmiyor. Çünkü “sonra” diye bir şey yok. Sadece şimdi var.   Ve biz şimdi’yi erteleyerek, şimdi’yi boşaltıyoruz. Peki ne yapacağız? Boşluk hissi geldiğinde kaçmak yerine, onu kucakla.   O boşluk sana bir şey söylüyor: “Dur ve bak. Gerçekten neyi özlüyorsun?” Küçük bir şey yap, ama sadece senin için Kahve alırken “bugün kendime güzel bir kahve ısmarlayayım” de. 10 dakika dışarı çık, sadece yürü. Sevdiğin bir şarkıyı yüksek sesle aç. Küçük de olsa, o senin. Ve o küçük şeyler boşluğu yavaş yavaş doldurur. Duygularını yaz Kağıda dök. “Bugün boş hissediyorum çünkü…” diye başla. Yazarken ağlayabilirsin, kızabilirsin, utanabilirsin. Ama yazdıkça o duygu dışarı çıkar, seni daha az ezer.   Kendine “yeter” deme izni ver Her an mutlu olmak zorunda değilsin. Her gün üretken olmak zorunda değilsin. Bazen sadece “var olmak” yeter. Ve bu bile büyük bir başarı.   Birine “gerçekten nasılsın” diye sor Ve sen de dürüst cevap ver. “Aslında bugün kendimi boş hissediyorum” de. O cümleyi söylemek bile yalnızlığını azaltır.   Hayat bazen boş hissettirir. Çünkü hayat kusursuz değil. Ama o boşlukta bile bir şeyler var: Sen varsın. Hâlâ nefes alıyorsun. Hâlâ hissedebiliyorsun. Ve bu bile, inanılmaz bir şey.   Bugün kendine şunu söyle lütfen: “Evet, bugün boş hissediyorum. Ama bu his kalıcı değil. Ve ben bu hissin içinde bile değerliyim.”   Seninle birlikte, o boşluğun içinden bile bir ışık bulalım mı? Çünkü senin hayatın, boş olsa bile, senin varlığınla dolu. 

Hayat Neden Bazen Bu Kadar Boş, Anlamsız ve Gri Görünüyor?

 
Sabah uyanıyorsun.
 
Alarm çalıyor, kalkıyorsun, yüzünü yıkıyorsun, kahve koyuyorsun, işe gidiyorsun.
Akşam eve dönüyorsun, yemek yiyorsun, telefonuna bakıyorsun, yatıyorsun.
Ve bir gün birden durup soruyorsun kendine:
“Bu mu yani? Hepsi bu mu?”
 
İçinde kocaman bir boşluk.
Sanki hayatın renkleri solmuş, sesi kısılmış, tadı kaçmış.
Ne kadar çok şey yapsan da, ne kadar çok insan görsen de, ne kadar çok “iyi” gün geçirsen de…
O boşluk orada duruyor.
 
Sanki biri kalbinin ortasına kocaman bir delik açmış ve sen o deliğe ne koyarsan koy, dolmuyor.
 
Peki neden oluyor bu?
Neden bazen hayat birden “boş” hissettiriyor?
 
1. Çünkü “anlam” diye bir şey arıyoruz ama onu dışarıda arıyoruz
İnsan doğası gereği anlam arayan bir varlık.
Ama modern hayatta anlamı “başarıda”, “ilişkide”, “parada”, “beğenide”, “tatilde” bulmaya çalışıyoruz.
Bunların hepsi geçici.
 
Başarı bir anlık dopamin verir, sonra yine boşluk gelir.
Sevgi güzel ama o da kusurlu.
Para rahatlatır ama kalbi doldurmaz.
Ve bir gün fark ediyoruz ki:
Hayatın anlamı dışarıda değil.
İçeride, bizim ona yüklediğimiz değerde.
Ama biz o değeri yüklemeyi unuttuk.
Günlük koşuşturmada “anlamlı olmak” için vakit ayırmayı unuttuk.
 
2. Çünkü duygularımızı bastırıyoruz
Hayat boş hissettiriyorsa, büyük ihtimalle içinde biriken ama dışarı çıkamayan duygular var.
Üzüntü, öfke, hayal kırıklığı, yalnızlık, pişmanlık…
Bunların hepsini “boş ver”, “geçer”, “olmazsa olmaz” diye bastırıyoruz.
Ama bastırılan duygu yok olmaz.
Birikir.
Ve bir gün hayatın tamamını griye boyar.
 
Psikoloji buna “duygusal uyuşukluk” diyor.
Duyguları hissetmemek için hissetmemeye alışıyoruz.
 
Sonra bir bakıyoruz:
Ne mutluluk kalıyor, ne hüzün.
Sadece boşluk.
 
3. Çünkü “yapmam gerekenler” listesi hayatımızı ele geçirdi
Sabah kalktığımızda ilk düşündüğümüz şey:
“Bugün ne yapmalıyım?”
İş, fatura, alışveriş, mesajlara cevap, sosyal medya, yemek, uyku…
Hep “yapmam gerekenler”.
Ama “istemek” nerede kaldı?
“Keyif almak” nerede?
“Ben ne istiyorum?” sorusu nerede?
Hayat boş hissettiriyorsa, büyük ihtimalle “olmam gereken” rolüne sıkıştık.
Kendi isteklerimizi, hayallerimizi, küçük zevklerimizi unuttuk.
Ve bir gün fark ediyoruz:
Hayatımızı yaşıyoruz ama kendimizi yaşamıyoruz.
 
4. Çünkü “yarın daha iyi olacak” tuzağına düştük
Hep diyoruz ya:
“Bu dönem zor geçiyor ama sonra düzelir.”
“Şu işi bitireyim, sonra mutlu olurum.”
“Şu parayı biriktireyim, sonra tatil yaparım.”
Ama “sonra” hiç gelmiyor.
Çünkü “sonra” diye bir şey yok.
Sadece şimdi var.
 
Ve biz şimdi’yi erteleyerek, şimdi’yi boşaltıyoruz.
Peki ne yapacağız?
Boşluk hissi geldiğinde kaçmak yerine, onu kucakla.
 
O boşluk sana bir şey söylüyor:
“Dur ve bak. Gerçekten neyi özlüyorsun?”
Küçük bir şey yap, ama sadece senin için
Kahve alırken “bugün kendime güzel bir kahve ısmarlayayım” de.
10 dakika dışarı çık, sadece yürü.
Sevdiğin bir şarkıyı yüksek sesle aç.
Küçük de olsa, o senin.
Ve o küçük şeyler boşluğu yavaş yavaş doldurur.
Duygularını yaz
Kağıda dök.
“Bugün boş hissediyorum çünkü…” diye başla.
Yazarken ağlayabilirsin, kızabilirsin, utanabilirsin.
Ama yazdıkça o duygu dışarı çıkar, seni daha az ezer.
 
Kendine “yeter” deme izni ver
Her an mutlu olmak zorunda değilsin.
Her gün üretken olmak zorunda değilsin.
Bazen sadece “var olmak” yeter.
Ve bu bile büyük bir başarı.
 
Birine “gerçekten nasılsın” diye sor
Ve sen de dürüst cevap ver.
“Aslında bugün kendimi boş hissediyorum” de.
O cümleyi söylemek bile yalnızlığını azaltır.
 
Hayat bazen boş hissettirir.
Çünkü hayat kusursuz değil.
Ama o boşlukta bile bir şeyler var:
Sen varsın.
Hâlâ nefes alıyorsun.
Hâlâ hissedebiliyorsun.
Ve bu bile, inanılmaz bir şey.
 
Bugün kendine şunu söyle lütfen:
“Evet, bugün boş hissediyorum.
Ama bu his kalıcı değil.
Ve ben bu hissin içinde bile değerliyim.”
 
Seninle birlikte,
o boşluğun içinden bile bir ışık bulalım mı?
Çünkü senin hayatın, boş olsa bile,
senin varlığınla dolu. 
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.