Bireylerin farklı sosyal ortamlarda farklı davranışlar sergilemesi, psikoloji alanında dikkat çeken konular arasında yer alıyor.
Hiç düşündünüz mü neden farklı ortamlarda farklı bir ‘’biz’’ ortaya çıkar? Örneğin iş ortamında/bir toplantıda kontollü, ciddi ve resmi iken arkadaş ortamında rahat ve spantone davranışlar sergileriz. Aynı kişi olmamıza rağmen farklı görünebilir.
İnsan, doğası gereği sosyal bir varlıktır. Var olduğu andan itibaren bir gruba ait olma, kabul görme ve anlaşılma ihtiyacı hisseder. Bu ihtiyaç, bireyin bulunduğu ortama uyum sağlamasını beraberinde getirir. Aslında farklı ortamlarda farklı davranışlar sergilemek çoğu zaman bir maske takmak değil, sosyal hayata uyum sağlayabilme becerisidir.
Çünkü her sosyal ortamın kendine özgü kuralları, beklentileri ve iletişim dili vardır. Bu durumun böyle olması kimlik kargaşası değil tam tersine kimliğin çok boyutlu olduğunu gösterir.
Burada asıl dikkat edilmesi gereken bir denge vardır. Sosyal uyum sağlamak ile öz benliği kaybetmek arasındaki çizgi...
İnsan sürekli başkalarının beklentilerine göre şekillenmeye başladığında, zamanla kendi isteklerini, duygularını ve değerlerini göremeyebilir. İşte bu noktada birey, “Ben gerçekten kimim?” sorusuyla karşı karşıya kalabilir. Bu soru çoğu zaman kimlik karmaşasının ve içsel huzursuzluğun başlangıcıdır.
Özellikle sosyal medya platformlarının yaygınlaşmasıyla birlikte bireylerin kimlik sunumlarının daha görünür hale geldiği vurgulanıyor. Araştırmalar, insanların dijital ortamlarda gerçek kimliklerinden farklı, daha idealize edilmiş bir kimlik sunma eğiliminde olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum bireyin gerçek benliği ile arasında mesafe oluşturabilir hatta bireyde psikolojik baskı bile oluşturabilir.
Sağlıklı kimlik gelişimi için birey farklı sosyal rolleri birlikte yönetip, değerlerini ve sınırlarını korumalıdır. Farklı ortamlarda farklı yönler ortaya çıkabilir ama önemli olan özünde kim olduğunu bilmek ve bu farklı yönlerde kaybolmamaktır.
Asıl mesele belkide her ortamda aynı olmak değil, kendimize yabancılaşmamaktır. Çünkü birey ancak kendisini sevdiğinde ve kendisiyle barışık olduğunda ortamlarda daha huzurlu, mutlu ve güçlü hissedebilir.