Filiz Erel Tegge-Yazar
Köşe Yazarı
Filiz Erel Tegge-Yazar
 

Tespit mi, Farkındalık mı?

İnsan çoğu zaman gördüğünü bildiğini zanneder. Oysa görmekle fark etmek arasında, sanıldığından çok daha derin bir uçurum vardır. Günlük hayatın akışı içinde yapılan tespitler; olayları, insanları ve durumları anlamlandırmaya yönelik zihinsel notlardır. Ancak bu notlar, çoğu zaman bütünü değil, yalnızca parçaları işaret eder. İşte tam da bu noktada asıl soru ortaya çıkar: Tespit etmek mi bizi ileri taşır, yoksa farkındalık mı?   Kendimizi bir yıldız gibi düşündüğümüzde, kimliğini bilen, parlayan ve özgür bir varlık hayal ederiz. Böyle bir bilinç hâlinde insan, olanı olduğu gibi görür; savunmaların arkasına saklanmaz, inkâr etmez. İlhamla hareket eder, teslimiyetle yol alır. Bu hâl, sadece düşünsel bir konfor alanı değil, aynı zamanda hakikate açılan bir kapıdır. Çünkü hakikat, parçaların toplamından doğar.   Tespitler, bu parçaların ilk adımıdır. Her biri birer veri, birer deneyim, birer gözlemdir. Tümevarım yoluyla bu tespitler bir araya geldiğinde, büyük resim yavaş yavaş görünür hâle gelir. Ancak burada kritik bir yanılgı vardır: Tespit ettiğini fark ettiğini sanmak. Çoğu insan “fark ettim” dediği noktada, aslında yalnızca bilinçaltında var olan kilitli bir dosyanın farkına varmıştır. Dosyanın içeriği hâlâ açılmamıştır; yalnızca orada olduğu bilinmektedir.   Gerçek farkındalık, “OL” hâlidir. Yani geçmişin pişmanlıklarından ve geleceğin kaygılarından sıyrılıp, şimdide ilhamla hareket edebilme becerisidir. Bu hâle gelmek kolay değildir. Belki bir ömür, belki ömürler sürer. Çünkü farkındalık, zihinsel bir başarı değil; varoluşsal bir olgunluktur. İnsan, kendisiyle yüzleşmeden, savunma mekanizmalarını bırakmadan bu noktaya gelemez.   Tespit olmadan bütün görülemez. Bütün görülmeden de hakikat ortaya çıkmaz. Hakikati aramak ise insanın bu dünyadaki en temel yolculuklarından biridir. Bu yolculuk, tüm duyuların açık olmasını gerektirir. Sadece aklın değil, kalbin ve sezginin de devrede olduğu bir açıklık hâlidir bu. Hüzünlerin ötesine geçebilmek, tamlık hâlini deneyimlemek ve olanı olduğu gibi kabul edebilmek ancak bu açıklıkla mümkündür.   Asıl dönüşüm sorusu şudur: “Ben neyi bilmiyorum ve bilmem gereken şey nedir?” Bu soru, insanı ezberden çıkarır, öğrenmeye ve genişlemeye zorlar. Çünkü bilmediğini kabul eden zihin, yeni bir boyuta geçmeye hazırdır.   Bugün dünya da böyle bir eşiğin üzerindedir. Geçmişte yaşananlardan ders almak, yalnızca bireysel değil, kolektif bir sorumluluktur. Tarihten ders almak, eski hataları tekrar etmemek kadar, yeni bir vizyon geliştirebilmeyi de içerir. Yeni bir boyuta geçen dünyanın, eski bakış açılarıyla yönetilmesi mümkün değildir.   Belki de artık ihtiyacımız olan şey, daha fazla tespit değil; daha derin bir farkındalıktır. Çünkü farkındalık, sadece ne olduğunu değil, neden olduğunu ve neye hizmet ettiğini de görmemizi sağlar. Hakikat ise ancak böyle görünür olur.
Ekleme Tarihi: 20 Aralık 2025 -Cumartesi

Tespit mi, Farkındalık mı?

İnsan çoğu zaman gördüğünü bildiğini zanneder. Oysa görmekle fark etmek arasında, sanıldığından çok daha derin bir uçurum vardır. Günlük hayatın akışı içinde yapılan tespitler; olayları, insanları ve durumları anlamlandırmaya yönelik zihinsel notlardır. Ancak bu notlar, çoğu zaman bütünü değil, yalnızca parçaları işaret eder. İşte tam da bu noktada asıl soru ortaya çıkar: Tespit etmek mi bizi ileri taşır, yoksa farkındalık mı?

 

Kendimizi bir yıldız gibi düşündüğümüzde, kimliğini bilen, parlayan ve özgür bir varlık hayal ederiz. Böyle bir bilinç hâlinde insan, olanı olduğu gibi görür; savunmaların arkasına saklanmaz, inkâr etmez. İlhamla hareket eder, teslimiyetle yol alır. Bu hâl, sadece düşünsel bir konfor alanı değil, aynı zamanda hakikate açılan bir kapıdır. Çünkü hakikat, parçaların toplamından doğar.

 

Tespitler, bu parçaların ilk adımıdır. Her biri birer veri, birer deneyim, birer gözlemdir. Tümevarım yoluyla bu tespitler bir araya geldiğinde, büyük resim yavaş yavaş görünür hâle gelir. Ancak burada kritik bir yanılgı vardır: Tespit ettiğini fark ettiğini sanmak. Çoğu insan “fark ettim” dediği noktada, aslında yalnızca bilinçaltında var olan kilitli bir dosyanın farkına varmıştır. Dosyanın içeriği hâlâ açılmamıştır; yalnızca orada olduğu bilinmektedir.

 

Gerçek farkındalık, “OL” hâlidir. Yani geçmişin pişmanlıklarından ve geleceğin kaygılarından sıyrılıp, şimdide ilhamla hareket edebilme becerisidir. Bu hâle gelmek kolay değildir. Belki bir ömür, belki ömürler sürer. Çünkü farkındalık, zihinsel bir başarı değil; varoluşsal bir olgunluktur. İnsan, kendisiyle yüzleşmeden, savunma mekanizmalarını bırakmadan bu noktaya gelemez.

 

Tespit olmadan bütün görülemez. Bütün görülmeden de hakikat ortaya çıkmaz. Hakikati aramak ise insanın bu dünyadaki en temel yolculuklarından biridir. Bu yolculuk, tüm duyuların açık olmasını gerektirir. Sadece aklın değil, kalbin ve sezginin de devrede olduğu bir açıklık hâlidir bu. Hüzünlerin ötesine geçebilmek, tamlık hâlini deneyimlemek ve olanı olduğu gibi kabul edebilmek ancak bu açıklıkla mümkündür.

 

Asıl dönüşüm sorusu şudur: “Ben neyi bilmiyorum ve bilmem gereken şey nedir?” Bu soru, insanı ezberden çıkarır, öğrenmeye ve genişlemeye zorlar. Çünkü bilmediğini kabul eden zihin, yeni bir boyuta geçmeye hazırdır.

 

Bugün dünya da böyle bir eşiğin üzerindedir. Geçmişte yaşananlardan ders almak, yalnızca bireysel değil, kolektif bir sorumluluktur. Tarihten ders almak, eski hataları tekrar etmemek kadar, yeni bir vizyon geliştirebilmeyi de içerir. Yeni bir boyuta geçen dünyanın, eski bakış açılarıyla yönetilmesi mümkün değildir.

 

Belki de artık ihtiyacımız olan şey, daha fazla tespit değil; daha derin bir farkındalıktır. Çünkü farkındalık, sadece ne olduğunu değil, neden olduğunu ve neye hizmet ettiğini de görmemizi sağlar. Hakikat ise ancak böyle görünür olur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396