Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Filiz Erel Tegge-Yazar
Köşe Yazarı
Filiz Erel Tegge-Yazar
 

Huzurun Kalbinde Amacın Sesi

  Kimliğin ötesinde, sadece var olmanın bilgeliğinde… Huzur içinde olmak, olayların içinden değil, dışından bakabilmekle mümkündür. Olayların tam ortasında, rollerin ve kimliklerin arasında kaybolduğumuzda, gözlemci olduğumuzu unuturuz. Oysa huzur, izleyici koltuğuna yeniden oturmak gibidir; sahnede ne olursa olsun, içinizde derin bir sessizliğin sizi sarmasıdır. Yapanın yaptıranın farkındalığı ile var olmaktır. İnsana çocukken bir isim verilir, bir kimlik yüklenir. Kurallar, doğrular, başkalarının beklentileri… Tüm bunların içinde özdeki sessiz benlik unutulur. Oysa dünyaya gelişimizin asıl amacı, bizdeki öz değerleri hatırlamak, içimizdeki hediyeyi ortaya çıkarmaktır. Her bir varlık, yeryüzüne bir armağan olarak gelir. Bu armağanı eylem çabasıyla değil, olma haliyle dünyaya sunmak, içsel bilgelikten doğar. Bir çocuk ağladığında veya kahkaha attığında, bunu bir amaca bağlamadan yapar. Ne yaparsa yapsın “olmak”tadır. Etrafında ne olursa olsun, kalbinde huzur taşır. Çünkü o, hâlâ kaynağını hatırlamaktadır. Bizler büyüdükçe araçları amaç ediniriz. Başkalarını memnun etmeye, sevilmeye, onaylanmaya çalışırız. Böylece kendi öz benliğimizle bağımız zayıflar. Bir gün gelir, içimizde bir ses sorar: “Hayat amacım nedir? Neden huzurlu değilim?” O ses, ilahi bir çağrıdır. O, seni yeniden kendine döndürmek isteyen Tanrısal nefesin yankısıdır. İnsanın huzursuzluğu aslında öz benliğinden uzak düşmesidir. Huzur, Tanrının bir Evladı olduğunu hatırlamakla mümkündür. Bu hatırlayış, içimizdeki ilahi kıvılcımın tekrar yanmasıdır. İnsan, Tanrının hediyesi olduğunu fark ettiğinde, huzur da onun içinden yeniden doğar. Her insan bu dünyaya öz varlığı sebebiyle bir hediyedir ve ilahi olanın amacına hizmet için yaratılmıştır. Hizmet, Hazret, Hazır, Hızır insanın huzur makamıdır. Bu makamda soruların cevapları sessizlikte açılır. Sükûnet bir bilgelik hâlidir; zihnin değil, kalbin konuştuğu yerdir. Akılla kalbin buluştuğu yerdir. Evrende hiçbir yaratılmış yalnız bırakılmamıştır
Ekleme Tarihi: 03 Kasım 2025 -Pazartesi

Huzurun Kalbinde Amacın Sesi

 

Kimliğin ötesinde, sadece var olmanın bilgeliğinde…

Huzur içinde olmak, olayların içinden değil, dışından bakabilmekle mümkündür. Olayların tam ortasında, rollerin ve kimliklerin arasında kaybolduğumuzda, gözlemci olduğumuzu unuturuz. Oysa huzur, izleyici koltuğuna yeniden oturmak gibidir; sahnede ne olursa olsun, içinizde derin bir sessizliğin sizi sarmasıdır. Yapanın yaptıranın farkındalığı ile var olmaktır.

İnsana çocukken bir isim verilir, bir kimlik yüklenir. Kurallar, doğrular, başkalarının beklentileri… Tüm bunların içinde özdeki sessiz benlik unutulur. Oysa dünyaya gelişimizin asıl amacı, bizdeki öz değerleri hatırlamak, içimizdeki hediyeyi ortaya çıkarmaktır. Her bir varlık, yeryüzüne bir armağan olarak gelir. Bu armağanı eylem çabasıyla değil, olma haliyle dünyaya sunmak, içsel bilgelikten doğar.

Bir çocuk ağladığında veya kahkaha attığında, bunu bir amaca bağlamadan yapar. Ne yaparsa yapsın “olmak”tadır. Etrafında ne olursa olsun, kalbinde huzur taşır. Çünkü o, hâlâ kaynağını hatırlamaktadır. Bizler büyüdükçe araçları amaç ediniriz. Başkalarını memnun etmeye, sevilmeye, onaylanmaya çalışırız. Böylece kendi öz benliğimizle bağımız zayıflar.

Bir gün gelir, içimizde bir ses sorar:
“Hayat amacım nedir? Neden huzurlu değilim?”

O ses, ilahi bir çağrıdır. O, seni yeniden kendine döndürmek isteyen Tanrısal nefesin yankısıdır.

İnsanın huzursuzluğu aslında öz benliğinden uzak düşmesidir. Huzur, Tanrının bir Evladı olduğunu hatırlamakla mümkündür. Bu hatırlayış, içimizdeki ilahi kıvılcımın tekrar yanmasıdır. İnsan, Tanrının hediyesi olduğunu fark ettiğinde, huzur da onun içinden yeniden doğar. Her insan bu dünyaya öz varlığı sebebiyle bir hediyedir ve ilahi olanın amacına hizmet için yaratılmıştır.

Hizmet, Hazret, Hazır, Hızır insanın huzur makamıdır. Bu makamda soruların cevapları sessizlikte açılır. Sükûnet bir bilgelik hâlidir; zihnin değil, kalbin konuştuğu yerdir. Akılla kalbin buluştuğu yerdir. Evrende hiçbir yaratılmış yalnız bırakılmamıştır

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.