Eylül Terzi -Öğr.Psikolojik Danışman Adayı
Köşe Yazarı
Eylül Terzi -Öğr.Psikolojik Danışman Adayı
 

Aşk-ı Memnu Dizisindeki Bihter Neden Bu İlişkide Yetinmedi? Psikolojik Bir Okuma

Aşk-ı Memnu izlenirken çoğu zaman soru hep aynıdır: “Bihter neden böyle yaptı?”  Aldattı, yıktı, yandı… Ama belki de asıl soru şudur: Bir insan neden sevgiyi hep acıyla birlikte yaşar? Bihter’in hikâyesi yalnızca yasak bir aşkın ya da ahlaki bir “yanlışın” hikâyesi değildir. Onun hikâyesi, çocuklukta yaşanan duygusal ihmalin ve koşullu sevginin yetişkin ilişkilerinde nasıl yankı bulduğunun güçlü bir örneğidir. Bihter, sevginin hep kazanılması gereken bir şey olduğuna inanarak büyümüştür. Annesi Firdevs Hanım’la kurduğu ilişkide sürekli eleştirilen, kıyaslanan ve “yeterli” hissettirilmeyen bir çocukluk vardır. Bu durum, onun iç dünyasında derin bir değersizlik inancı bırakır: “Sevilmek için bir şeyler yapmalıyım. Bu yüzden Bihter, yetişkinliğinde sevgiyi güvenle değil, tutkuyla eşleştirir. Adnan’la olan evliliği ona statü ve güven sunar; ancak duygusal anlamda onu beslemez. Behlül ise tam tersine, tehlikelidir, yasaktır ve yoğun duygular barındırır. Bihter’in bu ilişkiye yönelmesi sadece bir arzu meselesi değil, içindeki boşluğu doldurma çabasıdır. Bihter’in bağlanma biçimi çelişkilidir: Sevilmeye çok ihtiyaç duyar ama sevildiği yerde de huzursuz olur. Yakınlık isterken aynı zamanda reddedilmekten korkar. Bu iç çatışma, onun ilişkilerinde kontrol etme, mesafe koyma ve kendini suçlama döngülerini beraberinde getirir. Toplumsal normlar, bastırılmış arzular ve suçluluk duygusu arasında sıkışan Bihter, zamanla hem çevresine hem de kendine karşı mağdur hâline gelir. Aslında onun savaşı Behlül’le değil, kendi içindeki eksik sevgiyle ve özdeğerle ilgilidir. Sonuç olarak Bihter’in hikâyesi bize şunu gösterir: Çocuklukta görülmeyen, duyulmayan ve koşula bağlanan sevgi; yetişkinlikte insanı yanlış ilişkilerin içine sürükleyebilir. İnsan, kendini sevmeyi öğrenemediğinde, başkalarının sevgisiyle tamamlanmaya çalışır. Belki de bu yüzden Bihter’in hikâyesi hâlâ bu kadar tanıdık gelir. Çünkü mesele sadece bir dizi karakteri değil, birçok insanın iç dünyasını anlatır
Ekleme Tarihi: 30 Ocak 2026 -Cuma

Aşk-ı Memnu Dizisindeki Bihter Neden Bu İlişkide Yetinmedi? Psikolojik Bir Okuma

Aşk-ı Memnu izlenirken çoğu zaman soru hep aynıdır:

“Bihter neden böyle yaptı?” 

Aldattı, yıktı, yandı…

Ama belki de asıl soru şudur:

Bir insan neden sevgiyi hep acıyla birlikte yaşar?

Bihter’in hikâyesi yalnızca yasak bir aşkın ya da ahlaki bir “yanlışın” hikâyesi değildir. Onun hikâyesi, çocuklukta yaşanan duygusal ihmalin ve koşullu sevginin yetişkin ilişkilerinde nasıl yankı bulduğunun güçlü bir örneğidir.

Bihter, sevginin hep kazanılması gereken bir şey olduğuna inanarak büyümüştür. Annesi Firdevs Hanım’la kurduğu ilişkide sürekli eleştirilen, kıyaslanan ve “yeterli” hissettirilmeyen bir çocukluk vardır. Bu durum, onun iç dünyasında derin bir değersizlik inancı bırakır: “Sevilmek için bir şeyler yapmalıyım.

Bu yüzden Bihter, yetişkinliğinde sevgiyi güvenle değil, tutkuyla eşleştirir. Adnan’la olan evliliği ona statü ve güven sunar; ancak duygusal anlamda onu beslemez. Behlül ise tam tersine, tehlikelidir, yasaktır ve yoğun duygular barındırır. Bihter’in bu ilişkiye yönelmesi sadece bir arzu meselesi değil, içindeki boşluğu doldurma çabasıdır.

Bihter’in bağlanma biçimi çelişkilidir: Sevilmeye çok ihtiyaç duyar ama sevildiği yerde de huzursuz olur. Yakınlık isterken aynı zamanda reddedilmekten korkar. Bu iç çatışma, onun ilişkilerinde kontrol etme, mesafe koyma ve kendini suçlama döngülerini beraberinde getirir.

Toplumsal normlar, bastırılmış arzular ve suçluluk duygusu arasında sıkışan Bihter, zamanla hem çevresine hem de kendine karşı mağdur hâline gelir. Aslında onun savaşı Behlül’le değil, kendi içindeki eksik sevgiyle ve özdeğerle ilgilidir.

Sonuç olarak Bihter’in hikâyesi bize şunu gösterir: Çocuklukta görülmeyen, duyulmayan ve koşula bağlanan sevgi; yetişkinlikte insanı yanlış ilişkilerin içine sürükleyebilir. İnsan, kendini sevmeyi öğrenemediğinde, başkalarının sevgisiyle tamamlanmaya çalışır.

Belki de bu yüzden Bihter’in hikâyesi hâlâ bu kadar tanıdık gelir. Çünkü mesele sadece bir dizi karakteri değil, birçok insanın iç dünyasını anlatır

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396