Dilan Acar- Psikolojik Danışman
Köşe Yazarı
Dilan Acar- Psikolojik Danışman
 

FOMO: Gelişmeleri Kaçırma Korkusu

Günümüzde birçok insan, hayatında somut bir eksiklik olmasa bile sürekli bir huzursuzluk hissiyle yaşıyor. Bir şeyleri kaçırıyor olma düşüncesi, daha iyi bir fırsatın başka bir yerde olduğu inancı ya da “herkes bir şeyler yapıyor” duygusu. ,Bu durum FOMO (Fear of Missing Out), yani gelişmeleri kaçırma korkusu olarak tanımlanıyor. FOMO, yalnızca merak ya da gündemi takip etme isteği değildir. Alan yazını, bu kavramın sosyal karşılaştırma ve yetersizlik algısı ile yakından ilişkili olduğunu göstermektedir.  Birey başkalarının kendisinden daha dolu, daha doğru ya da daha anlamlı bir yaşam sürdüğünü düşündüğünde FOMO yoğunlaşır. FOMO ve Sosyal Medya Sosyal medya, FOMO’nun en güçlü beslendiği alanlardan biridir. Çünkü bu platformlarda çoğunlukla insanların seçilmiş ve idealize edilmiş anları görünür hale gelir. Tatiller, başarılar, satın alınan ürünler, katılınan etkinlikler gibi. Birey kendi gündelik yaşamını, başkalarının en parlak anlarıyla kıyaslamaya başladığında kaçırma korkusu artar. Araştırmalar, FOMO düzeyi yükseldikçe sosyal medya kullanımının daha kontrolsüz ve sürekli hale gelebildiğini göstermektedir. Buradaki mesele yalnızca ekranda geçirilen süre değil bireyin zihinsel olarak sürekli başka ihtimallerde dolaşmasıdır. Bu durum, kişinin bulunduğu anla temasını zayıflatır ve tatmini azaltır. Satın Alma Davranışıyla Bağlantısı FOMO’nun etkisi yalnızca duygusal alanda kalmaz satın alma davranışlarını da doğrudan etkiler. Sınırlı stok, kaçıran üzülür, herkes alıyor gibi ifadeler, bireyin kaçırma korkusunu tetikleyerek dürtüsel satın alma eğilimini artırır. Bu noktada kişi, ürünü gerçek bir ihtiyaçtan çok, onu kaçırmamak için satın alır. FOMO’nun özellikle çevrim içi alışverişte hızlı karar verme, pişmanlık ve kısa süreli tatmin döngüsüyle ilişkili olduğunu ortaya bilinmektedir. Satın alma sonrasında yaşanan geçici rahatlama, çoğu zaman yerini buna gerçekten ihtiyacım var mıydı? sorusuna bırakır. En Çok Hangi Yaş Grubu Etkileniyor? Araştırmalar FOMO’nun özellikle genç yetişkinlerde, yani yaklaşık 18–34 yaş aralığında daha yoğun yaşandığını göstermektedir. Bu yaş döneminde bireyler; kimlik oluşturma, kariyer planlama, sosyal çevreye ait olma ve yaşam yönünü belirleme gibi gelişimsel görevlerle karşı karşıyadır. Sosyal medya üzerinden yapılan karşılaştırmalar ve görünür başarı anlatıları, bu süreçte FOMO’yu daha da güçlendirebilir. FOMO’nun Psikolojik Etkileri 1. Kaygı Artışı FOMO, bireyi sürekli tetikte tutan bir zihinsel hâl yaratır. Kaçırma korkusu, gevşemeyi zorlaştırır ve kronik bir huzursuzluk duygusuna yol açabilir. 2. Yaşam Doyumunda Azalma Birey yaptığı seçimlerden keyif almakta zorlanır; çünkü her zaman daha iyi bir alternatif olabileceği düşüncesi zihinsel olarak baskındır. Bu durum, genel yaşam doyumunu azaltır. 3. Benlik Algısında Zedelenme Kişi kendi yaşamını başkalarının hayatları üzerinden değerlendirmeye başladığında, yetersizlik ve değersizlik algısı güçlenebilir. Bu durum, benlik saygısını olumsuz etkileyebilir. FOMO, bireyi sürekli tetikte tutar; daha fazlasını görmeye, daha fazlasını almaya ve daha fazlasını yaşamaya zorlar. Oysa psikolojik açıdan daha sağlıklı olan, her şeye yetişmeye çalışmak değil bilinçli seçimler yapabilmek ve sınırlılığı kabul edebilmektir.
Ekleme Tarihi: 29 Ocak 2026 -Perşembe

FOMO: Gelişmeleri Kaçırma Korkusu

Günümüzde birçok insan, hayatında somut bir eksiklik olmasa bile sürekli bir huzursuzluk
hissiyle yaşıyor.

Bir şeyleri kaçırıyor olma düşüncesi, daha iyi bir fırsatın başka bir yerde
olduğu inancı ya da “herkes bir şeyler yapıyor” duygusu.

,Bu durum FOMO (Fear of Missing Out), yani gelişmeleri kaçırma korkusu olarak tanımlanıyor.
FOMO, yalnızca merak ya da gündemi takip etme isteği değildir. Alan yazını, bu kavramın
sosyal karşılaştırma ve yetersizlik algısı ile yakından ilişkili olduğunu göstermektedir.

 Birey başkalarının kendisinden daha dolu, daha doğru ya da daha anlamlı bir yaşam
sürdüğünü düşündüğünde FOMO yoğunlaşır.

FOMO ve Sosyal Medya

Sosyal medya, FOMO’nun en güçlü beslendiği alanlardan biridir. Çünkü bu platformlarda
çoğunlukla insanların seçilmiş ve idealize edilmiş anları görünür hale gelir. Tatiller, başarılar,
satın alınan ürünler, katılınan etkinlikler gibi.

Birey kendi gündelik yaşamını, başkalarının en parlak anlarıyla kıyaslamaya başladığında kaçırma korkusu artar.

Araştırmalar, FOMO düzeyi yükseldikçe sosyal medya kullanımının daha kontrolsüz ve
sürekli hale gelebildiğini göstermektedir. Buradaki mesele yalnızca ekranda geçirilen süre
değil bireyin zihinsel olarak sürekli başka ihtimallerde dolaşmasıdır. Bu durum, kişinin
bulunduğu anla temasını zayıflatır ve tatmini azaltır.

Satın Alma Davranışıyla Bağlantısı

FOMO’nun etkisi yalnızca duygusal alanda kalmaz satın alma davranışlarını da doğrudan
etkiler. Sınırlı stok, kaçıran üzülür, herkes alıyor gibi ifadeler, bireyin kaçırma korkusunu
tetikleyerek dürtüsel satın alma eğilimini artırır. Bu noktada kişi, ürünü gerçek bir ihtiyaçtan
çok, onu kaçırmamak için satın alır.

FOMO’nun özellikle çevrim içi alışverişte hızlı karar verme, pişmanlık ve kısa süreli tatmin
döngüsüyle ilişkili olduğunu ortaya bilinmektedir. Satın alma sonrasında yaşanan geçici
rahatlama, çoğu zaman yerini buna gerçekten ihtiyacım var mıydı? sorusuna bırakır.

En Çok Hangi Yaş Grubu Etkileniyor?

Araştırmalar FOMO’nun özellikle genç yetişkinlerde, yani yaklaşık 18–34 yaş aralığında
daha yoğun yaşandığını göstermektedir.

Bu yaş döneminde bireyler; kimlik oluşturma, kariyer planlama, sosyal çevreye ait olma ve yaşam yönünü belirleme gibi gelişimsel görevlerle karşı karşıyadır.

Sosyal medya üzerinden yapılan karşılaştırmalar ve görünür başarı anlatıları, bu
süreçte FOMO’yu daha da güçlendirebilir.

FOMO’nun Psikolojik Etkileri

1. Kaygı Artışı

FOMO, bireyi sürekli tetikte tutan bir zihinsel hâl yaratır. Kaçırma korkusu, gevşemeyi
zorlaştırır ve kronik bir huzursuzluk duygusuna yol açabilir.

2. Yaşam Doyumunda Azalma

Birey yaptığı seçimlerden keyif almakta zorlanır; çünkü her zaman daha iyi bir alternatif
olabileceği düşüncesi zihinsel olarak baskındır. Bu durum, genel yaşam doyumunu azaltır.

3. Benlik Algısında Zedelenme

Kişi kendi yaşamını başkalarının hayatları üzerinden değerlendirmeye başladığında,
yetersizlik ve değersizlik algısı güçlenebilir. Bu durum, benlik saygısını olumsuz etkileyebilir.
FOMO, bireyi sürekli tetikte tutar; daha fazlasını görmeye, daha fazlasını almaya ve daha
fazlasını yaşamaya zorlar.

Oysa psikolojik açıdan daha sağlıklı olan, her şeye yetişmeye çalışmak değil bilinçli seçimler yapabilmek ve sınırlılığı kabul edebilmektir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396