İnsanın hayatında bazı anlar vardır; yürüdüğü yol birdenbire daralır, renklerini kaybeder ya da anlamını yitirir. Eskiden güven veren alışkanlıklar, artık içten içe sıkmaya başlar. O noktada zihnin bir köşesinde sessiz bir soru belirir: “Başka bir rota mümkün mü?” İşte yeni bir rota bulmak, tam da bu fısıltıyla başlar.
Psikolojik açıdan rota değiştirmek, yalnızca dış koşulların değişmesi değildir. Asıl dönüşüm, insanın kendi iç dünyasına bakmayı kabul etmesiyle başlar. Çünkü çoğu zaman bizi aynı yolda tutan şey dış engeller değil, zihnimizin kurduğu görünmez sınırlardır.
Alışkanlıkların sağladığı sahte güven, risk almaktan kaçınmanın verdiği rahatlık ve “ya olmazsa?” düşüncesinin gölgesi… Bunların hepsi, aynı patikada kalmamız için sessizce çalışır.
Oysa yeni bir rota, belirsizlikle yapılan bir anlaşmadır. İnsan nereye varacağını bilmeden ilerler; çünkü henüz kendisi de kim olacağını tam olarak bilmiyordur.
Oysa yeni bir rota, belirsizlikle yapılan bir anlaşmadır. İnsan nereye varacağını bilmeden ilerler; çünkü henüz kendisi de kim olacağını tam olarak bilmiyordur.
Bu nedenle rota değiştirmek, sadece geleceğe değil, aynı zamanda kendine duyulan bir güveni de içerir. “Yanlış yapabilirim ama yine de deneyeceğim” diyebilmek, psikolojik olarak büyük bir eşiği ifade eder.
Yeni bir yol ararken çoğu insan önce kaybolmuş hisseder. Bu kaybolmuşluk, sanıldığı kadar olumsuz değildir. Çünkü eski kimlikler çözüldükçe, yerine yenilerine yer açılır. İnsan, neyi istemediğini fark ettikçe, neyi istediğine biraz daha yaklaşır.
Yeni bir yol ararken çoğu insan önce kaybolmuş hisseder. Bu kaybolmuşluk, sanıldığı kadar olumsuz değildir. Çünkü eski kimlikler çözüldükçe, yerine yenilerine yer açılır. İnsan, neyi istemediğini fark ettikçe, neyi istediğine biraz daha yaklaşır.
Bu süreçte sabırsızlık kaçınılmazdır; hemen sonuç görmek isteriz. Fakat yeni bir rotanın en sessiz öğretmeni zamandır. İçimizdeki düğümler aceleyle çözülmez, yalnızca yavaşça gevşer.
Toplumsal beklentiler de rotamızı etkiler. “Bu yaştan sonra olmaz”, “Elindekini riske atma” gibi cümleler çoğu zaman korkunun kılığına girmiş alışkanlıklardır. Oysa insanın içinden geçenlerle dış dünyanın sesi çatıştığında, gerçek yol ayrımı ortaya çıkar. Kendini dinlemeyi tercih eden kişi, sonunda seçtiği yoldan değil, onu seçme cesaretinden güç alır.
Yeni bir rota bulmak, eskisini tamamen reddetmek anlamına gelmez. Geçmişte yürüdüğümüz yollar bizi bugüne getiren öğretmenlerdir. Asıl mesele, o yolların bizi artık taşımadığını fark ettiğimizde bunu inkâr etmemektir. Çünkü insan değişir; ihtiyaçları, değerleri ve hayata bakışı da değişir. Sabit kalan tek şey, değişimin kendisini kabullenme zorunluluğudur.
Sonuçta yeni bir rota, bir anda çizilen keskin bir çizgi değil; küçük iç kararların toplamıdır. Bazen bir “hayır”, bazen cesur bir “evet”, bazen de sessiz bir durup düşünmedir. Psikolojik olarak en büyük dönüşüm, yolun sonunda değil, o ilk adım atılırken yaşanır. Belki de hayatın en anlamlı sorusu şudur: “Korkuya rağmen ilerleyebilir miyim?” Eğer cevap evetse, yeni bir rota zaten çoktan başlamıştır.
Toplumsal beklentiler de rotamızı etkiler. “Bu yaştan sonra olmaz”, “Elindekini riske atma” gibi cümleler çoğu zaman korkunun kılığına girmiş alışkanlıklardır. Oysa insanın içinden geçenlerle dış dünyanın sesi çatıştığında, gerçek yol ayrımı ortaya çıkar. Kendini dinlemeyi tercih eden kişi, sonunda seçtiği yoldan değil, onu seçme cesaretinden güç alır.
Yeni bir rota bulmak, eskisini tamamen reddetmek anlamına gelmez. Geçmişte yürüdüğümüz yollar bizi bugüne getiren öğretmenlerdir. Asıl mesele, o yolların bizi artık taşımadığını fark ettiğimizde bunu inkâr etmemektir. Çünkü insan değişir; ihtiyaçları, değerleri ve hayata bakışı da değişir. Sabit kalan tek şey, değişimin kendisini kabullenme zorunluluğudur.
Sonuçta yeni bir rota, bir anda çizilen keskin bir çizgi değil; küçük iç kararların toplamıdır. Bazen bir “hayır”, bazen cesur bir “evet”, bazen de sessiz bir durup düşünmedir. Psikolojik olarak en büyük dönüşüm, yolun sonunda değil, o ilk adım atılırken yaşanır. Belki de hayatın en anlamlı sorusu şudur: “Korkuya rağmen ilerleyebilir miyim?” Eğer cevap evetse, yeni bir rota zaten çoktan başlamıştır.